2. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
2. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/419
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/11/2023
NUMARASI: 2023/1053 Esas 2023/1131 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 13.10.2020 başlangıç tarihli kira sözleşmelerine istinaden, müvekkile ait ... Cad. ... Sk. No:... ... Stand No:..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Yenibosna Bahçelievler/İSTANBUL adresindeki stantlarda kiracı olarak bulunduğunu, davalı kiracının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu stantlar için 01.03.2022 tarihinde imzaladığı taahhütname ile kiralanan stantları 13.04.2022 tarihinde boşaltacağını kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davalı tarafından taahhüt edilen tarihte kiralanan tahliye edilmediğini, bunun üzerine müvekkil tarafından; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu stantlar için 15.04.2022 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, davalının başlatılan takibe itiraz etmesi sonucu Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/519 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan itirazın iptali ve tahliye davası açıldığını, ..., ..., ... nolu stantlar için 15.04.2022 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, davalının başlatılan takibe itiraz etmesi sonucu Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/520 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan itirazın iptali ve tahliye davası açıldığını, ..., ... nolu stantlar için 15.04.2022 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, davalının başlatılan takibe itiraz etmesi sonucu Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/521 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan itirazın iptali ve tahliye davası açıldığını, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu stantlar için 15.04.2022 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası üzerinden tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, davalının başlatılan takibe itiraz etmesi sonucu Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/522 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan itirazın iptali ve tahliye davası açıldığını, davalı kiracının 13.04.2022 tarihinde stantları boşaltacağını taahhhüt ettiğini ve müvekkilinin de yasal süresi içinde kanundan doğan hakkını kullandığını ve 15.04.2022 tarihinde davalıya karşı tahliye talepli icra takibi başlattığını, davalı tarafın stantları tahliye etmesi gerekirken tahliye etmeyerek tüm stantlar içi aylık kendi belirlediği tutarda ödeme yaptığını, davalı yanın toplamda 20 stant kiraladığını, tüm stant alanları toplamda 444 m2 olduğunu, müvekkili şirketin ödenen bu bedelleri ileride açacağı ecrimisil davasına mahsuben almış faturasını da bu şekilde kesip gönderdiğini, dava konusu stantların ecrimisil değerinin davalının ödediği tutarlardan çok daha fazla olduğunu, davalı tarafın tahliye taahhüdündeki imzaya itiraz ettiğini, aynı zamanda davalı ile müvekkili arasındaki sözleşmelerin üzerinde yazılı sözleşme süresinin de 12.12.2022 tarihinde sona erdiğini, işbu sözleşmelerin süresinin 12.12.2022 tarihinde sona ereceğine ve yenilenmeyeceğine ve kiralananın tahliye edilmesi gerektiği, aksi halde söz konusu kiralananda işgalci durumuna düşüleceği ve ödeme yapılmaya devam edildiği takdirde bu ödemenin sözleşmenin uzatıldığı anlamına gelmeyeceğini, söz konusu ödemelerin kiralananın izinsiz kullanımının karşılığı olarak ileride açılacak fuzuli işgal tazminatı davalarında kazanılacak bedellerden mahsup edilmek üzere bloke edileceğine ilişkin Bakırköy ...Noterliği ... Yevmiye nolu 06.09.2022 tarihli ihtarname gönderildiğini, müvekkili tarafından kiralanan dava konusu yerlerin çatılı işyeri vasfında olmayan iş yerleri olduğunu, bu nedenle kanunen kira sözleşmesinnin bittiği tarih itibariyle hiçbir ihtara gerek kalmaksızın kiracının kiralanan iş yerini tahliye etmek zorunda olduğu düzenlendiğini, kaldı ki davalının, müvekkiline tahliye taahhütnamesi verdiğini ve 13.04.2022 tarihinde kiralananı tahliye edeceğini zaten taahhüt ettiğini, davalı aleyhine, tahliye taahhütnamelerine dayalı olarak açılan tahliye takibine itirazının iptali ve tahliye talepli Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/519E. ve Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/520E., Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/521 E., Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/522 E. Sayılı dosyalarıyla tahliye davaları açıldığını, ayrıca davalının sözleşme süresinin bitimi nedeniyle aleyhine başlatılan icra takiplerine itiraz etmesi sebebiyle Sulh Hukuk Mahkemelerinde itirazın iptali ve tahliye davası açıldığını, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/732, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/734, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/735, Bakırköy 6 Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/736, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/737, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/738, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/739, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/740, Bakırköy 12. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/489, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/742, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/743, Bakırköy 6 Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/747, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/750, Bakırköy 6 Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/751, Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/755, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/800, Bakırköy 13. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/124, Bakırköy 13. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/125, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/730, Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/731, işbu dosyalarda Sulh Hukuk Mahkemelerince taşınmazın tahliyesine karar verildiğini, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, arabuluculuk dosya numarası ... Bu hususa ilişkin 18.09.2023 tarihinde anlaşamama tutanağı tutulduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile; taraflar arasındaki sözleşmelerin 13.04.2022 tarihinde sona ermiş olması nedeniyle 13.04.2022 tarihinden itibaren fuzuli şagil olduğu kiralanan ile ilgili ecrimisil bedelinin tespitini, tahkikat sonucunda müvekkilin ecrimisil alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda ARTIRILMAK ÜZERE; şimdilik 200.000TL’nin fuzuli işgalin başladığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkile ödenmesini, müvekkili şirketin mağduriyetinin önüne geçilmesi amacıyla davalının menkul, gayrimenkul ve banka hesaplarına öncelikle teminatsız, aksi takdirde teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "...Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık kira ilişkisinin ayakta olduğu döneme ilişkin olup davacı vekilinin davalının fuzuli şagil olduğu ve talebinin ecrimisile ilişkin olması nedeni ile Mahkememiz görevli olduğu iddiası yerinde olmayıp, hukuki nitelemenin hakime ait olması ve davacı ve davalı arasında kira ilişkisinin devam ediyor olması nedeni ile uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görev dava şartı olup yargılamanın her aşamasında resen nazara alınır. Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine, .." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen görevsizlik kararı isabetli ise de, huzurdaki davaya konu uyuşmazlık bakımından Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna yönelik değerlendirmenin hatalı, usul ve yasaya aykırı olduğunu, huzurdaki davaya konu uyuşmazlık bakımından görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, beyan ederek İDM kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki maddi vakıaları tekrarla emsal kararlar sunarak asliye ticaret mahkemelerinin yargı olarak belirlenmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olup; dairemiz önüne gelen uyuşmazlık görevli mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Bu durumda davacının ileri sürdüğü maddi vakıaların ve dayandığı hakkın değerlendirilmesi gerekmiştir. Davacı, dava dilekçesinde davanın dayanağını oluşturan tüm olayları (vakıaları) bildirmekle yükümlüdür .Hâkim davacının bildirdiği maddi olaylar ve son istekle bağlı ise de, HMK'nin 33. maddesi uyarınca ileri sürülen maddi olaylarda hangi hukuki sebebe göre karar vereceğini tayin ve takdir etmek durumundadır. Başka bir anlatımla, maddi olgu ve olayları (vakıaları) bildirmek yanlara, bildirilen bu olay ve olgulara göre hukuki nitelendirmeyi yapmak, uyuşmazlığı çözüme ulaştıracak kanun hükmünü bulup uygulamak hakime aittir. Öyle ki, hukuki sebep yanlış gösterilmiş veya hiç gösterilmemiş olsa dahi hakim tarafından en uygun hukuki sebebin bulunması ve ona göre karar verilmesi gerekir. Bununla birlikte; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 119/1-g maddesine göre, davada dayanılan hukuki sebeplerin davacı tarafından dava dilekçesinde gösterilmesi aynı zamanda yasal bir zorunluluktur. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi Asliye Hukuk Mahkemelerinin, 4. maddesi Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanını belirlemiştir. HMK'nın Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1/a bendi "kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir" şeklindedir. HMK'nin 2. maddesinde ise; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesi getirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince,taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olduğu, kira ilişkisinden kaynaklanan her türlü davanın sulh hukuk mahkemelerince incelenmesi gerektiği belirtilmek suretiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Ne var ki eldeki dava, davalının çekişme konusu taşınmazı kira sözleşmesinin sona ermesine rağmen haksız olarak işgal ettiğinden bahisle açıldığına göre; anılan isteğin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2/1. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde bulunduğu kuşkusuzdur. Hâl böyle olunca, Ticaret Mahkemesinin görevli bulunmadığına ilişkin tespit yerinde ise de görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle sair itirazların bu aşamada incelenmesine gerek bulunmadığından kamu düzeni yönünden yapılan inceleme ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulüne, İDM kararının kaldırılmasına ve dairemiz kararı doğrultusunda dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi hususunda yeniden değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin HMK 353/1.a.3. maddesi gereğince kesin olmak üzere karar karar verilmiştir.