Esas No
E. 2009/3713
Karar No
K. 2010/636
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2009/3713 E.  ,  2010/636 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vasisi ... aleyhine 02/09/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vasisi vekili ve davacılar vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dileklerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2.Davacıların diğer temyiz itirazına gelince; haksız eylem nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.

Davacıların desteği ..., 19/02/2005 günü davalının haksız eylemi nedeniyle ölmüştür. Davalı kasten adam öldürme suçundan dolayı, kışkırtma (tahrik) nedeniyle bir indirim yapılmadan cezalandırılmış ve ceza mahkemesi kararı onanarak kesinleşmiştir. Ölen 1965 doğumlu, davacılar ise ölenin çocuğu, babası ve kardeşleridir.

Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Dava konusu olayda, davalının tam kusurlu oluşu, olayın oluş biçimi, davacıların ölene yakınlığının derecesi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılar ... yararına takdir edilen 15.000,00 YTL, ... yararına takdir edilen 5.000,00 YTL, ... ile ... yararına ayrı ayrı takdir edilen 2.000,00’er YTL manevi 2009/3713-2010/636 tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacılar ... yararına 30.000,00 YTL, ... yararına takdir edilen 10.000,00 YTL, ... ile ... yararına ayrı ayrı 4.000,00’er YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

3.Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2. maddesi uyarınca manevi tazminat isteğinin bir bölümünün reddedildiği durumlarda, karşı taraf yararına Tarife'nin üçüncü kısmına göre takdir olunacak ücret, davacı yararına takdir olunan ücreti geçemez.

Yerel mahkemece, açıklanan bu düzenlemeye aykırı olarak davalı yan yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi de yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıdaki (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin ikinci paragrafında yer alan “…15,000,00…", "…5.000,00…" "…2.000,00…" ve "…2.000,00…" biçimindeki sayıların ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile "…30.000,00…", "…10,000,00…" "…4.000,00…" ve "…4.000,00…" sayılarının yazılmasına, "2.039,97" ve "…485,77…" biçimindeki sayıların ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile "…3.336,00…" ve "…1.554,20…" sayılarının yazılmasına; davacılar yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin yedinci paragrafının tümden silinerek yerine sekizinci paragraf olarak “Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat tutarı üzerinden hesap ve takdir edilen 1.653,36 YTL, kabul edilen manevi tazminat tutarı üzerinden hesap ve takdir edilen 5.200,00 YTL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden hesap ve takdir edilen 5.200,00 YTL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve temyiz eden taraflardan peşin alınan haçların istekleri halinde geri verilmesine 01/02/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.