7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/2774 E. , 2024/72 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın tescil talebine yönelik karar verilmesine yer olmadığına, tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili duruşmasız, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 09.01.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davalı vekili; davacının, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile iki daire satın aldığını, davacının tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen taşınmazların mülkiyetinin devredilmediğini ileri sürerek; 10622 ada 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan C7 Blok 34 ve A2 Blok 21 No.lu bağımsız bölümlerin tapularının hükmen davacı adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde rayiç değerlerinin ödenmesine ve yoksun kalınan kira kaybı bedeli olan 31.584,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava tarihi itibariyle henüz teslim süresi dolmamış olan bağımsız bölümlere ilişkin haksız davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31/05/2018 tarihli 2016/1252 Esas, 2018/511 Karar sayılı kararıyla; davanın tescil talebi yönünden konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına, geç teslim nedeniyle kira kaybı bedeli tahsiline ilişkin davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 30.690,00 TL bedelin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02/02/2021 tarihli ve 2020/560 Esas, 2021/24 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esası yönünden konusuz kalan tescil talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, geç teslim nedeniyle açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, AAÜT’ne göre konusuz kalan tescil talebi yönünden 2.040,00 TL maktu vekalet ücreti ve kabul edilen miktarın 30.690,00 TL olduğu, bu durumda nispi vekalet ücretinin 4.603,50 TL olmak üzere toplam 6.643,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden 894,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 23.11.2022 tarihli ve 2021/7214 Esas, 2022/7137Karar sayılı kararıyla; "dava açıldıktan sonra dava konusu taşınmazlar davacı adına tescil edilmiş olup, davacının dava açmakta haklı bulunduğu anlaşıldığından, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi hükmüne aykırı karar verilmesi doğru görülmediği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili; imar planlarının iptal edilmesi sebebiyle inşai faliyetlerin durduğundan kira kaybı alacağına hükmedilmemesi gerektiğini, davacının taşınmazın devri için üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
2.Davacı vekili; mahkemece yeni bir hüküm tesis edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak ve dava konusu taşınmazların geç teslimi nedeniyle kira bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre; bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre de; bölge adliye mahkemesi, peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. Burada artık ilk derece mahkemesinin bir kararı mevcut değildir; bozulan karar bölge adliye mahkemesinin kararıdır, bu nedenle dosya kararı bozulan mahkemeye gönderilmektedir.
Bölge adliye mahkemesi, yaptığı değerlendirmede bozma kararının doğru olduğu kanaatine varırsa bozmaya uyma kararı verecektir. Bu kararın anlamı, bölge adliye mahkemesinin vermiş olduğu önceki kararının hatalı olduğu ve Yargıtayın bozma kararı doğrultusunda yeniden inceleme yaparak bir karar vereceğidir. Bozmaya uyma kararı ile bozma kararı lehine olan taraf için bir usuli müktesep hak doğar (Pekcanıtez Usul-Medeni Usul Hukuku, 15. Bası, İstanbul 2017 III.Cilt, Sh.2302 vd.).
3.Başka bir anlatımla, Yargıtayın bozma kararına uyan bölge adliye mahkemesi, bozma kararı uyarınca yargılama yaparak yeni bir karar verir (Kuru, Baki/Aydın, Burak İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2020, s. 537).
3.Değerlendirme
1.Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373’üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bozma ilâmına uyulduğuna göre, bundan sonra yapılacak iş; bozmaya uygun olarak, yeniden esas hakkında karar vermekten ibarettir.
2.Buna rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince Yargıtay bozma ilâmı yanlış yorumlanarak, daha öncesinde kaldırılmasına karar verdiği, dolaysıyla hükümsüz hâle gelen İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun tekrardan incelenerek başvurunun esastan reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.