7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/1866 E. , 2024/220 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; kayıt maliki ... 1965 senesinde vefat etmiş olup geriye mirasçı olarak kardeşi ...’yi mirasçı olarak bıraktığını, ...’nin ölümü ile vekil edenlerinin murisi ... ile davalının babası ...’ın mirasçı olduğunu, davacıların babası ... ’in dava konusu edilen taşınmazları kadastro tespitinden önce ..., ... ve ...’dan haricen satın aldığını, elli yıldan beri nizasız ve fasılasız şekilde tasarruf ettiğini, ...’in nüfus bilgilerine ulaşılamaması sebebiyle devrin gerçekleştirilemediğini, tapu malikinin ölümünden sonrada kullanımın davacılarda olduğunu, yirmi yıllık zamanaşımı sürenin dolduğunu belirterek, dava konusu 388 ada 1 ve 394 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda davalı adına olan kaydın iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın hangi hukuki sebebe dayandığının açık ve anlaşılır olmadığını, tapu iptali ve tescil davasının hukuki gerekçesi açık bir biçimde beyan edilmediğini, tarafların ...'in mirasçıları olduklarını, davanın hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunun, harici satışı kabul etmediklerini, evrakın hangi tarihte tanzim edildiğinin belli olmadığını, senetteki imzaların doğruluğunun teyit edilemeyeceğini, harici satış sözleşmesi ile satışın mümkün olmayıp resmi şekilde yapılmayan sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil davası açılmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; dava konusu taşınmaların kök muris Hasibe adına kayıtlı olup zilyetliğin tüm mirasçılar adına sürdürüldüğü, tespit öncesi harici satış nedeni yönünden de 3402 sayılı Kadastro Kanunun 12 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1.Kadastro tutanaklarının 16.08.1966 tarihinde kesinleştiğini,
2.Kayıt maliki Hasibe’nin nüfus bilgilerine ulaşılamaması nedeniyle satışın dikkate alınmadığını,
3.Bu hususun idarenin kusurundan kaynaklandığını,
4.Daha önce açtıkları davada verilen yetki üzerine muris ...'in veraset ilamının çıkartıldığını,
5.Davalının hak sahibi olmadığını ve yerin davacıların murisi tarafından satın alındığını,
6.Satışın geçerli kabul edilmemesi halinde bile ...’nin iki mirasçısı (... ve ...) arasındaki miras taksimi olarak değerlendirilmesi gerektiğini,
7.Dava konusu taşınmazların iştirak halinde mülkiyet olduğu belirtilmiş ise de mevcut taşınmazların paylı mülkiyet şeklinde olup terekeden kalan malların taksim edildiğinin kabulü halinde mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı yolu ile mal iktisabının geçerli olacağının dikkate alınmadığını,
8.Hak düşürücü süreden ret kararına katılmadıklarını,
9.Davacıların kesintisiz zilyetliği devam ettiğine göre zaman aşımının işlemeyeceğini,
10.Zilyet olduklarının mahkeme gerekçesinde de kabul edildiğini,
11.Türk Medeni Kanunu'nda paylı mülkiyet hükümlerine tabi bulunan taşınmazlar yönünden mirasçılar arasında kazandırıcı zaman aşımının işlemeyeceği ve müşterek mülkiyet hükümlerine tabi tereke mallarında mirasçıların bu haklarının kullanılamayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi hakkın kullanılması paylaştırma koşuluna da bağlanmadığını,
12.Paylı mülkiyette paydaşların birbirlerine karşı üçüncü kişi konumunda olduğundan paydaşlar arasında kazandırıcı zaman aşımının işleyeceğinin ve birbirlerinin paylarını zamanaşımı yolu ile kazanabileceklerinin kabulü gerekirken mahkemenin bu hususu göz ardı ettiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
1.Davacılar ve davalının ... mirasçıları olduğu,
2.Davacıların, murisleri ... 'in davalı murisi ...'ın payını satın aldığı iddiasıyla satış senedine ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak ... 'in mirasçısı ...'in payının iptali ile adlarına tescili istemiyle eldeki davayı açtığı,
3.Satış senedinde tarih olmamakla beraber davacıların hem dava dilekçesinde hem de istinaf dilekçesinde kadastro öncesi satışa dayandıkları,
4.Davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescile ilişkin bulunduğu,
5.Dava konusu 388 ada 1 ve 394 ada 1 parsel sayılı taşınmazların eski 77 parselden geldiği ve bu parselin tarafların kök murisi ... adına tespit ve tescil edildiği,
6.Kadastro tutanağının 17.08.1966 tarihinde kesinleştiği,
7.Dava tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 inci maddesinin 3 üncü fıkrasında düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği,
8.Kadastro sonrası zilyetlik için ise davalı halen sağ olduğuna göre TMK’nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen koşullarının mevcut bulunmadığı,
9.Tapulu taşınmazların haricen devredilemeyeceği,
10.Nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz ise de istinaf mahkemesinin istinaf nedenleri ile bağlı olduğu ve bu hususun davacı yan tarafından istinafa konu edilmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro tespiti öncesi nedenlere ve tespit sonrası TMK’nın 713 üncü maddesinin birinci ve ikincin fıkraları gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası,
3.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası,
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
17.100 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.