20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2019
NUMARASI : 2018/58 E. - 2019/182 K.
GEREKÇE
Dava, marka tescil başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesi (hükümsüzlük istemi bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi) anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. HD.'nin 01.06.2016 gün ve 2015/11222 E.-2016/6030 K. sayılı kararıyla "..." ibaresinin, 01.12.2015 gün ve 2015/6173 E.- 2015/13737 K. sayılı kararıyla "..." ibaresinin, 02.11.2015 gün ve 2015/4471 E.-2015/11398 K. sayılı kararıyla "..." ibaresinin, 08.05.2015 gün ve 2015/1561 E.-2015/6580 K. sayılı kararıyla "..." ibaresinin , 03.06.2015 gün ve 2015/2863 E.-2015/7598 K. sayılı kararıyla "..." ibaresinin, 29.04.2019 gün ve 2018/936 E.-2019/3272 K. sayılı kararıyla da "..." ibaresinin davacının "..." asıl unsurlu markalarıyla benzer olmadığının kabul edildiği, davacının "..." asıl unsurlu markaları ile dava konusu başvuru arasında benzerlik bulunmadığından davacının "..." ibareli markalarının tanınmış olmasının varılan sonucu değiştirmeyeceği, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/02/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...