4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2009/23644 E. , 2010/2339 K.
"İçtihat Metni"Görevi kötüye kullanmak suçundan sanık Avukatlar ... ve ... haklarında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2009 tarihli ve 2009/96 esas, 2009/103 sayılı kararına itirazın reddine dair ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2009 tarihli ve 2009/256 müteferrik sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 04.09.2009 gün ve 50060 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2009 gün ve 214743 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “ Dosya kapsamına göre, davacılar vekili sıfatıyla takip ettikleri, ... Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1997/470 esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan tapu iptal ve tescil davasında, davalılar ... ... ile...’yi davaya sonradan dahil etmeleri sebebiyle, mahkemece 2006/727 sayılı karar ile davanın bu kişiler yönünden “dahili dava yoluyla taraf değişikliği yapılamayacağı” gerekçesiyle reddine sebebiyet verdikleri ve belirtilen karar sonrasında adı geçen dahili davalılar aleyhine tapu iptal ve tescil davası açmadıkları olayda, mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin son soruşturma aşamasında yargılamayı yapacak olan mahkemesine ait olacağı gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü;
Kamu davasının açılması başlığını taşıyan C.Y.Yasasının 170/2 maddesinde “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa;
Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü yer almaktadır. Son soruşturmanın açılması kararı, dava açan bir usul işlemi olma niteliğinden ötürü uygulamada iddianame gibi değerlendirilmektedir. Buna göre, soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturuyorsa son soruşturmanın açılması kararı verilmelidir.
Şüpheli avukatların taşınmazına ilişkin tapu iptal ve tescil davasında yakınanın vekili olarak ...
2.Asliye Hukuk Mahkemesindeki davaya “... ... ve...’yi” sonradan dayalı olarak dahil etmeleri sonucunda bu kişiler aleyhine açılan davanın “dahili dava yoluyla taraf değişikliği yapılamayacağı” gerekçesiyle reddedildiği, kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesince 21.5.2007 tarih ve 2007/3191- 5761 sayılı bu karar ile onandığı, sonrasında, şüpheli avukatların dahili davalılar aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmadıkları ve görevlerini kötüye kullandıklarının iddia edilmiş olması karşısında, yapılan incelemede, delilleri değerlendirme, tartışma ve suçu nitelemenin, eyleme ilişkin kastın saptanmasının yargılamayı yapacak mahkemenin görevi olduğu anlaşılmış ve ...
1.Ağır Ceza mahkemesinin son soruşturmanın açılmasına yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddi kararının hukuka uygun olmağı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Yasa Yararına Bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalar ışığında yerinde görülmediğinden, ...
1.Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.6.2009 gün ve 2009 /256 Müteferrik karar sayılı son soruşturmanın açılmasına yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddi kararının CYY’nın 309.maddesi uyarınca Yasa Yararına Bozulmasın aynı yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Görevi kötüye kullanmak suçundan sanık Avukatlar ... ve ... haklarında son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2009 tarihli ve 2009/96 esas, 2009/103 sayılı kararına itirazın reddine dair ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2009 tarihli ve 2009/256 müteferrik sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 04.09.2009 gün ve 50060 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2009 gün ve 214743 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “ Dosya kapsamına göre, davacılar vekili sıfatıyla takip ettikleri, ... Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1997/470 esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan tapu iptal ve tescil davasında, davalılar ... ... ile...’yi davaya sonradan dahil etmeleri sebebiyle, mahkemece 2006/727 sayılı karar ile davanın bu kişiler yönünden “dahili dava yoluyla taraf değişikliği yapılamayacağı” gerekçesiyle reddine sebebiyet verdikleri ve belirtilen karar sonrasında adı geçen dahili davalılar aleyhine tapu iptal ve tescil davası açmadıkları olayda, mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin son soruşturma aşamasında yargılamayı yapacak olan mahkemesine ait olacağı gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü;
Kamu davasının açılması başlığını taşıyan C.Y.Yasasının 170/2 maddesinde “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa;
Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü yer almaktadır. Son soruşturmanın açılması kararı, dava açan bir usul işlemi olma niteliğinden ötürü uygulamada iddianame gibi değerlendirilmektedir. Buna göre, soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturuyorsa son soruşturmanın açılması kararı verilmelidir.
Şüpheli avukatların taşınmazına ilişkin tapu iptal ve tescil davasında yakınanın vekili olarak ...
2.Asliye Hukuk Mahkemesindeki davaya “... ... ve...’yi” sonradan dayalı olarak dahil etmeleri sonucunda bu kişiler aleyhine açılan davanın “dahili dava yoluyla taraf değişikliği yapılamayacağı” gerekçesiyle reddedildiği, kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesince 21.5.2007 tarih ve 2007/3191- 5761 sayılı bu karar ile onandığı, sonrasında, şüpheli avukatların dahili davalılar aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmadıkları ve görevlerini kötüye kullandıklarının iddia edilmiş olması karşısında, yapılan incelemede, delilleri değerlendirme, tartışma ve suçu nitelemenin, eyleme ilişkin kastın saptanmasının yargılamayı yapacak mahkemenin görevi olduğu anlaşılmış ve ...
1.Ağır Ceza mahkemesinin son soruşturmanın açılmasına yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddi kararının hukuka uygun olmağı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Yasa Yararına Bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalar ışığında yerinde görülmediğinden, ...
1.Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.6.2009 gün ve 2009 /256 Müteferrik karar sayılı son soruşturmanın açılmasına yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddi kararının CYY’nın 309.maddesi uyarınca Yasa Yararına Bozulmasın aynı yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 15.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.