16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1868 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/07/2023
NUMARASI: 2021/18 E. - 2023/116 K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin fikri mülkiyete konu stant gibi sergileme sistemleri tasarım ve imalatını yaptığını, davalıların, müvekkili firma tarafından tasarlanmış, üretilmiş, satış suretiyle kamuya sunulmuş TPE nezdinde 24.09.2001 tarihinde ... numarası ile tescili yaptırılmış ... şeklinde tanımlanan reklam panosunun benzerini birlikte hareket ederek yaptırdıkları ve ... istasyonlarında pompaların üzerine gelecek şekilde monte ettirerek kullandıklarını, tasarıma tecavüz oluşturan söz konusu olayın ... Bankası'nın müşterilerine kullandırdığı ...'ın, ... istasyonlarında da geçerli olduğunu gösteren reklam panoları olduğunu, söz konusu eylemin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu hususunun 2001/192 D. İş sayılı dosyada 05.02.2002 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, tecavüzün sona ermesi ve zararın tazmin edilmesi için davalılara ihtar yapıldığını, davalıların söz konusu tasarım hakkına tecavüz eden ...'larını önce müvekkili olan şirkete yaptırmak istediğini, ardından sebepsiz yere görüşmeleri keserek söz konusu fiili durumu meydana getirdiklerini, söz konusu eylemin kötü niyetli olduğunu belirterek, açıkladıkları nedenlerle; müvekkilinin TPE nezdinde tescilli ... numaralı tasarımına davalıların haksız tecavüzünün tespitine, men'ine, 35.000.000.000 TL (otuzbeşmilyar) fiili kayıp, 85.000.000.000 TL (seksenbeşmilyar) yoksul kalınan kazanç, 30.000.000.000 TL (otuzmilyar) manevi zarar olmak üzere toplam 150.000.000.000 TL (yüzellimilyar) maddi ve manevi zarar - ziyanın tespitine, haksız fiil tarihinden, tespit edilemez ise temerrüt tarihi olan 27/10/2001 tarihinden itibaren Merkez Bankası kısa vadeli avans faiz haddinden gecikme faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve meteselsilen borçlu sıfatı ile tahsiline, hükmün, kamuya uygun ilan vasıtası ile duyurulmasına, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davalılara yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAPLAR:Davalı ... LTD. ŞTİ. vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin akaryakıt dağıtım şirketi olarak faaliyette bulunduğunu, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde 3. kişilerce ... amblemi altında faaliyet gösteren akaryakıt istasyonlarında, ... Bankası'na ait ... Kartın istasyonlarda kullanılmasının avantajlarının tanıtılması amacıyla programa dahil olmayı talep eden bayiler için pompalar üzerine reklam konmasının düşünüldüğünü, 2001 yazında çeşitli firmalar ile görüşüldüğünü, ancak davacı şirketle herhangi bir toplantı yapılmadığını, söz konusu ...ların siparişi, yapılması, istasyonlara teslimi ve takılmasının Ağustos 2001 tarihini bulduğunu, ön saha satış elemanlarının eğitimi için Eylül 2001 tarihinde Kemerburgaz ... istasyonunda gerçekleşen çekimler sırasında söz konusu ...ların açıkça görüldüğünü, çekim tarihinin 9-10-11 Eylül 2001 olduğunu, davacı tarafından istasyonlara takılma tarihinden sonra yapılan bir tescil başvurusuna dayanarak söz konusu tasarımın kendilerine ait olduğunun bildiriminin yapıldığını, bu sırada zaten tanıtımın sona erdiğini, müvekkilinin uğradığı haksızlığı gidermek amacıyla TPE nezdinde itirazda bulunulduğunu, TPE'nin itirazı red kararı üzerine Ankara 5. İdare Mahkemesinin 2003/390 E. sayılı davasının açıldığı ve davanın derdest olduğunu, söz konusu tasarımın ayırt edici niteliği olmadığını, koruma şartlarını taşımadığını, tasarımın korumaya konu bir tasarım ise de rüçhan hakkının müvekkili şirkete ait olduğunu, anılan yerin TCDD'ye ait olduğunu, ... renk ve ambleminde ayrı bir tüzel kişilik tarafından işletildiğini, davacı şirketin aleyhine tespit isteyebileceği şirketin ... olamayacağını, davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; ... numaralı tasarımın yeni ve ayırt edici niteliği haiz olmadığını, söz konusu ürüne ait kampanyanın tescil tarihinden önce gerçekleştiğini, tanıtım sırasında henüz kamuya açıklanmamış bir tasarımın kullanılmış ve dolayısıyla kamuya sunulduğunu, diğer davalının Ankara 5. İdare Mahkemesinde TPE'nin itirazın reddine ilişkin kararının iptaline ilişkin açtığı davanın derdest olduğunu, davaya konu ürün ile tescilli ürünün teknik ve işlevsel anlamda tamamen farklı olduğunu, tecavüz durumu kabul edilse dahi tazminat miktarının fahiş olduğunu, tazminat alacağı için gerekli koşulların oluşmadığını, korunmaya yönelik hak ve tecavüz olmadığından manevi tazminat da talep edilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06.07.2023 tarihli 2021/18 E. - 2023/116 K. sayılı kararıyla; "...DAVANIN KISMEN KABULÜNE 1-Davalıların eyleminin, davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, 2-Maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; Borçlar Kanunu 50. - 51.madde hükümlerine göre takdiren 10.000,00 TL maddi tazminatın temerrüd tarihi olan 31/10/2001 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 10.000,00 TL manevi tazminatın temerrüd tarihi olan 31/10/2001 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Davanın açıldığı tarih ve aradan geçen süre dikkate alındığında ilan talebinin reddine," karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURULARI:
Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; 2021 ve 2022 tarihlerinde alınana kök ve ek bilirkişi raporu önceki rapor gibi eksik inceleme ile tanzim edildiğini, tarafların defter ve kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, önceki bilirkişi tarafından tarafların defter kayıtları üzerinde yapılan incelemeye dayanıldığını, ancak bu incelemenin hatalı olduğunu, davalılara tecavüze konu işi yapan ... Hizm.San ve Tic. Ltd. Şti. nin defter kayıtları incelenmeden sonuca gidildiğini, davalıların tecavüze konu üretimini yapan firmanın defter kayıtlarının da incelenmesi, bunun sonucunda davalıların üretimini yaptırdıkları işin miktar ve ücretinin karşılaştırılması gerektiğini, dosyaya gerek taraflarınca sunulan ... Ofsetin adres ve vergi kimlik bilgileri, gerekse davalı ... tarafından sunulan hesap dökümünden dahi heyetin haberinin bulunmadığını, bu sebeple hiç bir inceleme yapılmadan düzenlenen kök ve ek raporun hükme dayanak alınmasının hatalı olduğunu, İlk bilirkişi davalı ... defterlerini yeterli ve ayrıntılı olarak incelemediğini, mahkemece bu eksikliğin giderilmesi için 23.12.2021 tarihli ara karar ile davalı ...’ndan taraflar arasında ki bu ticari ilişkiye ait cari hesap özetinin istenilmesine karar verilmiş ise de, ara kararda sadece hesap özeti denmiş olması sebebiyle davalı ...’nın mahkemeye 04.02.2022 tarihli cevabi yazısında ...'in Çeliktepe şubesinde ki banka hesabına ait hesap ekstresini gönderdiğini, ... bankasından dava dışı ... ile ... Bankası arasında ki davaya konu reklam panoları ile ilgili ticari çalışmaya ait 2001-2002 yıllarının ticari defterlerde yer alan cari hesap özetinin istenmesini talep etmelerine rağmen eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Davalı ...’nin davanın açıldığı dönemde yurt sathına yayılmış 600 benzin istasyonunun mevcut olduğunu, davalıların yapılan işin miktarını gizlemeye çalıştıklarını, davalı ...’nın cevap dilekçesinde yapılan iş için ...’e 30.000,00 TL ödendiğini beyan ettiğini, buna rağmen davalıların defter ve belgelerinin incelenmediğini, Bilirkişilerin, defter incelemelerini yeterince ve layığınca yapmadıklarını, davalı ...’nin sunduğu defteri kebirin ...’e ilişkin dökümünde ... ile 07.09.2001 tarihi 21.11.2001 tarihleri arasında çalıştıkları, bu esnada ...’in toplam 23.391.140.000 (Altı sıfır atılmış hali ile 23.391,14 TL) lık fatura tanzim ettiğinin görüldüğünü, bilirkişi raporuna göre ise, davalı ...’nin ...’e yaptırdığı işlerin toplamının 7.780.000.000 TL ( Altı sıfır atılmış hali ile 7.780,00 TL) olduğunu, Bilirkişiler tarafından yapılan lisans bedeli hesaplamasının doğru olmadığını, davalıların, bilirkişi tespitinin aksine çok daha fazla iş yaptırdıklarını, yalnızca davalı ...’nin bu iş için hizmet bedeli olarak, dava dışı ...’e 23.391.140.000 TL ( Altı sıfır atılmış hali ile 23.391,14 TL) sı ödediği dikkate alındığında, bilirkişi hesaplamasının maddi gerçeklikten uzak olduğunu, davalıların ücreti %50 olarak paylaştıklarını ikrar ettiklerini, buna göre, en az bir o kadar da ... Bankası’nın hizmet bedeli ödemesi yaptığını, bu bağlamda müvekkilinin lisans bedeli kaybının bilirkişi tespitinin aksine en az 50.000.000.000 TL ( Altı sıfır atılmış hali ile 50.000,00 TL) civarında olduğunu, İlk ve son bilirkişi raporlarında da bilirkişilerin tarafların ticari defter ve kayıtlarını düzgün bir biçimde incelemediklerini, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde eksiksiz ve hatasız inceleme talepleri dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, müvekkili firmanın karlılık oranının da yanlış tespit edildiğini, Yerel mahkemenin ilan taleplerini ret kararının da haksız ve mesnetsiz olduğunu, yargılamanın uzun sürmüş olmasının müvekkiline yüklenecek bir hata olmadığını, bu sebebin talebin reddi için yasal bir sebep olamayacağını, kararın bu yönden de kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek, yerel mahkeme kararının maddi tazminat taleplerinin kısmen reddi, manevi tazminat taleplerinin kısmen reddi ve ilan taleplerinin reddine ilişkin kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, maddi ve manevi tazminat talepleri ve ilan taleplerinin tamamıyla kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkemece, bilirkişi incelemesi ile ilgili son ara kararda dava dışı ...’in 2001-2002 yılları defterlerinin, davalılar defterleri ile birlikte karşılaştırmalı olarak incelenmesine ve Davalı ... Bankasından dava dışı ...’e ilişkin 2001-2002 yılları cari hesap dökümünün istenmesine karar verilmişse de, karara esas son ek raporda dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarının ve adresinin dosyada bulunmadığından bahisle bu mali incelemenin yapılamadığının belirtildiğini, halbuki davacı vekili tarafından 03.01.2022 tarihli dilekçede adı geçen şirketin tam unvanı, adresi ve vergi numarasının bildirildiğini ve 04.02.2022 tarihli ... Bankası cevabi yazısı ekinde de adı geçen şirkete ait cari hesap ekstresinin sunulduğunu, Karara esas raporda, tarafların dosyaya sundukları tüm deliller, cevap ve karşı cevap dilekçeleri, dosyadaki ...-... imzalı ve 29.11.2005 tarihli ... tarafından düzenlenen raporlar, bekletici mesele yapılan dosyalar, taraf vekillerinin beyan ve itirazları ve bütün dosya kapsamı incelenerek tarafların ileri sürdükleri iddia ve savunmalara ışık tutacak ve ihtilafın halline yönelik doğrultuda gerekli incelemelerin yapılmadığını ve neticede eksik inceleme ile tanzim edilen rapora dayanılarak, hüküm tesis edildiğini, Yerel Mahkemece bekletici mesele yapılan ve ... tarafından davacı aleyhine İstanbul 2.FSHH Mahkemesinin 2004/922 E. sayılı dosyasında da yine aynı 2001-01899 sayılı davacı tasarımı ile ilgili faydalı model tescilinin iptaline karar verildiğini ve karar kesinleştiğini, Bilirkişi raporlarında seçenek özgürlüğünün değerlendirilmediği, tasarımın dayandığı faydalı modelin hükümsüz kılındığının da dikkate alınmadığını, Ayrıca Yerel Mahkemece önceki dilekçelerinde belirttikleri hususlar ve diğer itirazlarıyla ilgili herhangi bir değerlendirmede de bulunulmadığını, zira, söz konusu ...lardan sadece 250 adet basıldığını bildirmelerine rağmen, karara esas raporda 250.000 adet basılmış gibi mütalaada bulunulduğunu, davacı şirketle görüşülmediği bildirilmesine rağmen, görüşüldüğünden bahisle rapor tanzim edildiğini, ayrıca, karara esas raporda, dava konusu ...ların ihtara rağmen müvekkil tarafından kullanıldığının tespit edildiği belirtilmişse de, böyle bir tespitin de bulunmadığını, davacının, endüstriyel tasarım olarak 24.09.2001 tarihinde tescil ettirdiği tasarımına benzer bir ürünün Sirkeci’de bir istasyonda 12.02.2001 tarihinde yapılan 2001/192 D.İş sayılı tespit raporunda kullanıldığı belirtilmişse de, bu istasyonun müvekkil Şirketle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, yerin TC Devlet Demiryollarına ait olup kira sözleşmesi gereğince ... Petrol tarafından işletilen istasyon olduğunu, müvekkili aleyhine yapılmış bir tespit bulunmadığı yolundaki beyan ve itirazlarının da dikkate alınmadığını ve gerekçeli karara ... renk ve ambleminde ayrı bir tüzel kişilik tarafından işletildiğinin taraflarına bildirildiğinden bahsedilmekle yetinildiğini, netice itibariyle, dava konusu ...ların, müvekkilinin, ilgili şirketler (... ve ...) ile görüşmesi, ürünün satın alınması ve kullanımı sırasında davacı tarafından tescil ettirilmediğini, görüşmeler, satın alma ve kullanma tarihlerinin sonunun Temmuz 2001 olduğu halde, davacının bu ürünün tescilini 24.09.2001 tarihinde yaptığını ve bu tarihten sonra ürünün müvekkil tarafından kullanıldığına dair bir tespit yapılmadığını, ayrıca, dava konusu ürünün tescile konu olduğu hususunda, müvekkiline, görüşmede bulunduğu ... tarafından herhangi bir bilgi de verilmediği yolundaki tüm çekince ve itirazlarının da Yerel Mahkemece dikkate alınmadığını ve değerlendirilmediğini, eksik inceleme ve değerlendirmelerle verilen ve kararın bu nedenlerle usule ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı Şirketin, Ağustos 2001’de bu konuda müvekkil Şirketle görüşme yaptığını bildirmişse de bununla ilgili bir delil de sunulmadığını, sadece davacı şirket tarafından, ...’ın, kendileri adına görüşme yaptığının bildirildiğini, bu hususta ... tarafından herhangi bir beyanda bulunulmadığını, müvekkilinin olayda kusuru bulunmadığını, Karara esas alınan bilirkişi hesap raporunda da, herhangi bir lisans anlaşması, davacı ile müvekkili arasında bir görüşme, müvekkilinin görüşme yaptığı şirketlerle davacı arasında bir anlaşma, müvekkilinin herhangi bir kusuru, ihbardan sonra müvekkilinin anılan ürünü satın aldığına ve kullandığına dair bir olgu tespit edilmediği halde, hesaplama yapıldığını, Davacının tasarımının 24.09.2001 tescil tarihinden başlamak üzere 5 yıl için koruma altında olduğunu, 24.09.2001 tarihinden sonra ise dava konusu tasarımın, müvekkilinin bayilerinin işlettiği istasyonlarda kullanılmadığını, bunun aksine bir delil de sunulmadığını, dosyadaki raporlarda dayanılan 05.02.2002 tarihli 2001/192 D.İş sayılı raporda, keşif tarihinin 12.02.2001 olduğunun belirtildiğini ve bu tarihte yapılan keşfin, tasarım tescil tarihinden çok önce olduğunun göz ardı edildiğini, mahkemece bu hususta bir değerlendirme de yapılmadığını belirterek, eksik inceleme ile verilen usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının aleyhlerine olan kısmının kaldırılarak davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı .... vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde;
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmesine gerekçe olarak dava dışı ...’in 2001-2002 yılları defterlerinin, davalılar defterleri ile birlikte karşılaştırmalı olarak incelenmesine ve müvekkili Banka'nın dava dışı ...’e iliskin 2001-2002 yılları cari hesap dökümünün istenmesine karar verilmişse de karara esas son ek raporda dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarının ve adresinin dosyada bulunmadığından bahisle bu mali incelemenin yapılamadığının belirtildiğini, oysa müvekkili Banka tarafından dosyaya cari hesap ekstresinin sunulduğunu, Kaldı ki, ilk derece mahkemesinin dosyasında mübrez ...-... imzalı ve 29.11.2005 tarihli ... tarafından düzenlenen raporların, kararda esas alınmadığını, bu hususta bir gerekçeye de yer verilmediğini
Yerel Mahkeme ara kararına rağmen karara esas rapor incelemelerine dahil edilmeyen ve davacı ile ... Dıs Tic.Ltd.Sti. (...) ile ... Tic. A.Ş. (...) arasındaki tasarımın hükümsüzlüğü ve maddi manevi tazminat davasının görüldüğünü, kapatılan İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2012/72. E. sayılı dosyasında, davacının rüzgâr paneli isimli ... sayılı tasarımının, ... ve ... tarafından piyasaya sürülen ürünle benzer tasarım olmadığından, taleplerinin reddine karar verildiğini, kararın Yargıtay 11.HD 2015/11864 E. ve 2016/9746 K. Sayılı kararı ile davalı-karsı davacı ...’in temyiz itirazlarının kabulü ile vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onandığını,, tashih-i karar taleplerinin de reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini,
İlk derece Mahkemesi'nce bekletici mesele yapılan ve ... tarafından davacı aleyhine İstanbul 2.FSHH Mahkemesinin 2004/922 E. sayılı dosyasında da yine aynı ... sayılı davacı tasarımı ile ilgili faydalı model tescilinin ise iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek, eksik inceleme ve değerlendirmelerle ve davanın esasına yönelik savunma, itiraz ve çekinceleri dikkate alınmadan verilen ilk derece Mahkemesi kararının, bu nedenlerle usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, katılma yoluyla istinaf taleplerinin kabulü ile, ilk derece Mahkemesi kararının müvekkili Banka aleyhine hükümlerinin kaldırılmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkemece bekletici mesele yapılan İstanbul 3.FSHHM'nin 2006/148 E. sayılı dava dosyası (HSYK'nın 09/11/2006 tarih ve 473 sayılı kararı ile İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin faaliyete geçirilmesiyle, İstanbul 1. FSHHM'nin 2003/450 E. sayılı davası İstanbul 3.FSHHM'ye tevzi edilerek 2006/148 E. sırasına kaydı yapılmış) incelendiğinde: Davacı - karşı davalının ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ., davalı - karşı davacıların ... TİC. LTD. ŞTİ. ve ... TİC. A.Ş., asıl davanın; Tasarım ve Faydalı Modele Tecavüzün Tespiti, Men'i, Maddi-Manevi Tazminat, karşı davaların; Tazminat ve Tasarımın Hükümsüzlüğü, Maddi-Manevi Tazminat olup, 27/05/2009 tarihinde asıl ve karşı davaların reddine karar verildiği, kararın YARGITAY 11.HD'nin 2010/279 E. 2011/17499 K. ve 22/12/2011 tarihli ilamıyla bozulduğu ve İstanbul 3.FSHHM'nin 2012/72 E. sırasına kayıtlandığı, 19/12/2014 tarihinde asıl ve karşı davaların reddine karar verildiği, kararın 05/12/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İstanbul 3. FSHHM'nin 2012/72 E. (önceki esas: 2006/148) sayılı davasında; ... SAN. VE TİC. A.Ş. tarafından karşı dava olarak; TPMK nezdinde ... SİST. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğü talep edilmiş, yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. İstanbul 2. FSHHM'nin 2004/922 E. sayılı dava dosyası incelendiğinde; Davacının ... SAN. VE TİC .A.Ş., davalının ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ., davanın ... numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğü olup, 02/02/2006 tarihinde; davanın kabulüne ve ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. adına tescilli ... numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verildiği, kararın 10/01/2008 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İstanbul 3. FSHHM'nin 2006/427 E. sayılı dava dosyası incelendiğinde; Davacının ... SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ., davalının ... SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ., davanın; ... ve ... numaralı tasarımların hükümsüzlüğü olduğu, 03/12/2008 tarihinde davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği görülmüştür.
İlk derece mahkemesince Bilirkişiler Prof. Dr. ... ve Yrd. Doç. Dr. ...'den oluşan bilirkişi heyet raporunda; Davacı şirketin, Reklam Panosu ürünü için TPE'den ... numaralı tekli tasarım tescil belgesi aldığı ve bu tasarımını 24/09/2001 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere beş yıl müddetle tescil ettirdiği, söz konusu tescil belgesinin hükümsüz kılınmadığı sürece 554 sayılı KHK'nın sağlamış olduğu korumadan faydalanacağı, ... numaralı tasarım tescil belgesi eklerindeki çizim ve anlatımlarla, ... şirketinin benzin istasyonlarında kullandığı "..." ... tasarımlarının, gerek genel görünüşü, gerek yapısal özellikleri ve gerekse montaj biçimi bakımından birebir aynı tasarımlar olduğu, böylece davalı şirketlerin davacı şirketin tescilli tasarım hakkına tecavüz ettiği 554 sayılı KHK'nın 48. maddesi uyarınca tazminat ödemekle yükümlü oldukları ancak bilirkişi heyetinde muhasip bilirkişi olmadığından tazminat miktarının hesaplanmasının mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan 29/11/2005 havale tarihli mali bilirkişi raporunda; Davacı şirketin davalılarından hem fiili kayıp ve hem de lisans bedeli karşılığı iki ayrı kalemde maddi tazminat talebinde bulunabileceği kanaatine varılması halinde her bir davalıdan talebi mümkün maddi tazminat tutarları ile bu tutarlara istenebilecek faizin başlangıç tarihleri ve oranlarının tabloda gösterildiği gibi olduğu, ürünün üretilmesi için tasarımın ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunduğu kanaatleri nedeniyle, tespit edilen maddi tazminat tutarlarının %25 artırılmasının Mahkemenin takdirinde olduğu, davacının, tespitleri aşan maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı ve raporda belirtiği gibi her bir davalının ayrı tarihlerde temerrüde düşmeleri nedeniyle 27/10/2001 tarihinden itibaren avans faiz haddi üzerinden talep edilen faizin, tarihler yönünden yerinde olmadığı gibi haksız fiil mahiyetindeki tazminatlar için kanuni faiz nispeti üzerinden faiz istenebileceğinden, davacının avans faizi üzerinden talep ettiği faizin, kanuni faiz nispetini aşan kısmının yerinde olmadığı, talep ettiği manevi tazminatın istemi koşullarının oluşup oluşmadığı ve miktarı ile ilgili her türlü değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan 24/02/2021 havale tarihli bilirkişi kurul raporunda;
Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait kullanım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları, dosyada yer alan bilgiler incelendiğinde, mevcut mali incelemenin yerinde olduğu, fiili kayıp tazminatının Mahkemece uygun görülmesi halinde ... Ltd. Şti. açısından 920,2184TL, ... Bankası A.Ş. açısından 827,96 TL, Lisans Bedeli Tazminatının Mahkemece uygun görülmesi halinde ... Ltd. Şti. açısından 2.500,00 TL, ... Bankası A.Ş. açısından 2.100,00 TL olabileceği, davanın geldiği dönem itibari ile sürenin hayli uzaması göz önünde bulundurulduğunda ilgili rakamların artırım ya da ilgili rakamlara faiz uygulanması hususundaki takdirlerin Mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı bildirmiştir.
İlk derece mahkemesince alınan 01/09/2022 havale tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda; Dava tarihinde, davacı yan adına tescilli ... numaralı tasarım ile davalı tarafa ait kullanımların, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları yönündeki görüş ve kanaatlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı, dava dışı ...'in 2001 ve 2002 yıllarına ait defter-i Kebir, Yevmiye ve Envanter Defter bilgilerinin dosya münderecatında yer almadığından ve aynı zamanda firmanın iletişim bilgileri de mevcut olmadığından dosya üzerinde kök raporda arz ettikleri hususlar dışında herhangi bir mali inceleme yapılamadığı bildirilmiştir. Dairemizce resen incelenen İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2010/96 Esas, 2012/85 Karar sayılı kararı ile; davacı ... San. Tic. Ltd. Şirketi'nin davalılar ... Dağıtım A.Ş., ... A.Ş., ... Ticaret A.Ş. ve ...
Hizmetleri A.Ş.'ne karşı ... tescil numaralı tasarımdan kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla dava açtığı, davcalı-karşı davacılar ... Dağıtım A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından da davacı-karşı davalıya ait ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğü için dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiği, karara karşı davacı-karşı davalının temyiz yoluna başvurduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/11/2013 tarihli, 2013/5671 Esas, 2013/20234 Karar tarihli kararı ile kararın onandığı, davacı-karşı davalı tarafından bu kez karar düzeltme talep edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2014 tarihli, 2014/6475 Esas, 2014/11223 Karar tarihli kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E: Dava; davalıların eyleminin, davacının ... tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanına ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekilleri istinaf yargı yoluna başvurmuşlardır.İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 554 sayılı KHK uyarınca tasarımda mutlak yenilik şartı arandığı gibi, 554 sayılı KHK’nın 45/1. maddesi uyarınca da, tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe etkili doğar. Bu nedenle tasarımı tescil ettirenin bu hakkı başlangıçtan itibaren hiç doğmamış sayılır.Bu yasal düzenleme uyarınca, davacının davasına dayanak yaptığı ... tescil numaralı tasarımının yargılama sırasında İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2010/96 Esas, 2012/85 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile hükümsüz kılınması nedeniyle, davacının davalılara karşı ileri sürebileceği bir hakkının mevcut olmadığı, bu nedenle tasarım hakkına tecavüz edildiği iddiasıyla tecavüzün tespitini, önlenmesini ve maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf taleplerinin incelenmeksizin reddine, davalı vekillerinin diğer istinaf talepleri incelenmeksizin istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, hüküm kurularak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1.Davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar .... vekili ile ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf taleplerini KABULÜNE, -6100 sayılı HMK.'nın 355 ve 353/1-b-2,3 maddeleri gereğince İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin 06/07/2023 tarihli 2021/18 E. - 2023/116 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Davanın REDDİNE, 3-İlk derece yargılaması yönünden; a-Peşin alınan 1.377,20 TL harçtan alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 949,60 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, b-Tasarım Tescilinden Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti ve Men'i talepleri yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, c-Maddi Tazminat talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ç-Manevi Tazminat talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, d-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, e-Davalılar tarafından yapılan 510,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden davacı yandan alınması gereken 427,60TL maktu istinaf harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Davalılar vekillerinin istinaf talebi kabul olunmakla, istinaf peşin harçlarının talepleri halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, c-İstinaf yargılaması sırasında davalı ... AŞ vekili ile Davalı ... avansından kullanıldığı anlaşılan 738,00 istinaf yoluna başvurma harcı, 96,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 834, 00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 22/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.