9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 01/08/2022 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı yana taşıma hizmeti verdiğini, buna mukabil davalıya fatura düzenlendiğini, ancak davalının faturadan kaynaklanan borcunu ödemediğini, bunun üzerine --------- esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, ancak davalının haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durduğunu beyan ederek, davalı itirazının iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili Mahkememize sunduğu 02/09/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: taraflar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirketin ------- menşcili şirketle anlaştığını ve bu firmanın da davacı ile iletişime geçtiğini, dolayısı ile müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle dava konusu faturanın muhatabının-------- menşeili şirket olduğunu beyan ederek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.--------- Esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir.
Vergi dairesine müzekkere yazılarak tarafların fatura tarihi olan 17/12/2021 tarihini kapsar şekilde BA/BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır. ---------- Nöb. ATM istinabe edilerek alınan 04/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı yanın dava dosyasına sunulmuş bulunan yasal defterlerin yerinde inceleme adresinde yapılan incelemede; 2021-2022 Yıllarına ait defterler e defter şeklinde tutulduğunu, açılış ve kapanış beratları yasal süreleri içinde -------- Başktanlığı'na iletilmiş, defterlerin açılış ve kapanış kayıtlarının mevcut olduğunu, e defter sistemi ile tutulması sebebiyle TTK hükemlerine göre kapanış tastik zorunlu olmadığının görüldüğünü, davalının davaya konu ------- Şirket --------- Şirket'i tarafından kesilen hizmet faturası yasal süreleri içinde kayıtlara intikal ettirildiğini, dava konusu alacak miktarı olan 16.389,88TL tutarındaki fatura değeri davalının 2021 yılı yevmiye defterinde --------- nolu yevmiye kaydı olarak yasal süresinde işlendiğini, dava konusu alacak miktarı davalının 2021 kapanış, 2022 açılış ve 2022 kapanış fişlerinde davacı/alacaklı -------- Şirketi lehine alacak kaydı olduğunu, dosya içeriğinde davalının söz konusu faturaya İlişkin iade veya noter marifetiyle fatura iadesi/ihtarı mevcut olmadığından söz konusu faturadan dolayı borçlu olduğunu beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi 16/12/2023 tarihli raporunda özetle; davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğunu, davacı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 31.03.2022 tarihi itibarı ile kaydi olarak 16.389,88 TL alacaklı göründüğünü, davalı yanın, dava konusu hizmetin teslimine itirazının bulunmadığını, iade faturası tanzim etmediği ve söz konusu faturayı ticari defterlerine kaydettiğini, dolayısı ile dava konusu hizmetin kaydi olarak alınmış olduğu kanaatine varılmakla, davacının davalıdan kaydi olarak 16.389,88 TL alacaklı olduğunu, davacının davalıyı takiple temerrüde düşürdüğünün anlaşıldığını, bu nedenle faiz yönünden hesaplamanın infaz anında icra müdürlüğünce kapak hesabı yapılarak tespit edileceğini, davacının dava dilekçesinde itirazın iptalini talep ederek davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiği, ancak davanın açılış vesikası olan tevzi formu üzerinde dava türünün taşıma sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olarak işlendiği görülmekle bu hususun hukuki takdir ve kararının mahkemeye ait olduğunu, yine olası icra inkar tazminatı hakkındaki takdirin de mahkemeye ait olduğunu beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT
Dava; Fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Doya kapsamından; davacı fatura alacağının tahsili için-------- Esas sayılı dosyası ile 16.389,88 TL asıl alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptalini talep ettiği görülmektedir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır . Somut olayda dava konusu uyuşmazlık davalının ticari işletmesiyle ilgili olup, verilen hizmetin ayıplı olduğuna ilişkin davacıya ayıp ihbarında bulunduğunu beyan etmemiş ve varsa ayıp ihbarına ilişkin delil de sunmamıştır.
HMK'nın 190 maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Mali Müşavir bilirkişisinin raporunda davacının davalıdan kaydi olarak 16.389,88 TL alacaklı olduğunu, davacının davalıyı takiple temerrüde düşürdüğünün anlaşıldığını, bu nedenle faiz yönünden hesaplamanın infaz anında icra müdürlüğünce kapak hesabı yapılarak tespit edileceğini beyan ve rapor etmiş olup her ne kadar davalı taraf dava konusu fatura nedeniyle borcu olmadığını beyan etmiş ise de bu hususu ispat edememiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının fatura alacağından kaynaklı 16.389,88 TL asıl alacağının bulunduğu, alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen asıl alacak tutarının % 20'si oranında davacı lehine icra tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Davanın KABULÜNE,
2.Davalı/takip borçlusunun, --------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, 16.389,88 TL yönünden devamına,
3.Kabulüne karar verilen alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.119,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 279,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 839,70 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 16.389,88 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan ve 80,70 TL başvurma harcı, 2.500,00 TL bilirkişi masrafı, 316,50 TL posta ve tebligat giderinden oluşan yargılama gideri ile peşin harç olarak alınan 279,90 TL olmak üzere toplam 3.177,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.560,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8.Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, miktar itibariyle kesin olmak üzere açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024