37. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2758
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/06/2023
NUMARASI: 2022/203 2023/532
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesince, "... Davanın, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan icra takibine yönelik menfi tespit talebinden ibaret olduğu, takip dayanağının TTK'da düzenlenen kambiyo senetlerinden olup, davanın mutlak ticari nitelikte olduğu anlaşılmıştır..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...davacının ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni 2011 yılında birlikte kurduğu ... (T.C. ...)'a şirketin vergi dairesine borçlarına karşılık teminat olarak boş senet verdiği iddiasında olduğu, görevli mahkemeyi temel ilişkinin belirleyeceği, temel ilişkinin ticari ilişki olmadığı, bu nedenle mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanısı ile davanın görev nedeni ile reddine,
HMK 20. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yasal iki haftalık süresi içerisinde talep edildiğinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
HMK 4/1-a bendinde, "kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı icra ve iflas kanununa göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda" Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davaya konu icra takibinin Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile yapılan ödeme emrinden kaynaklandığı, her ne kadar davacı tarafça söz konusu kambiyo senedinin teminat olarak verildiği iddia edilmiş ise de, senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı ve takibe konu senedin verilme sebebinin inkar edildiğine ve takibe konu bono, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda unsurları ile birlikte düzenlendiğine göre, senedin teminat olarak verilip verilmediği, karşılıksız olup olmadığı meselesinin aynı Kanunun 4/1-a maddesi hükmü uyarınca mutlak ticari davanın İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.