8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/4293 E. , 2024/346 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla, kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık ... müdafiinin, duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2019 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2.İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararları verilmiştir.
3.İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli kararının, sanıklar Yabangülü Yok, ..., ... müdafiileri ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının düzeltilmek suretiyle esastan reddine karar verilmiştir.
4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 17.06.2021 tarihli kararının, sanıklar Yabangülü Yok, ..., ... müdafiileri ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.03.2023 tarihli ilamı ile, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince, sanıklar hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği, sabit olan suçtan sanıklar hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığına ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiilerinin temyiz isteği, sübuta, suçun unsurlarının oluşmadığına, tanıklarının dinlenilmemesi suretiyle eksik araştırma ile karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve aynı Kanun'un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin bulunduğuna ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, sübuta, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık hakkında beraat kararları verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse suç vasfına ilişkindir.
4.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği ise, sübuta, suçun unsurlarının oluşmadığına, tanıklarının dinlenilmemesi suretiyle eksik araştırma ile karar verildiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ...'a ait işletmede zaman zaman çalışan katılanın, işletmeye ait aracın torpido gözünde bulunan paradan, ayrı ayrı zamanlarda bir miktar çaldığı, sanığın, durumu farketmesi üzerine, oğlu olan sanık ... ve kardeşi ... ile yaptıkları plan çerçevesinde, katılanı arayarak işçilerin parasını vereceğini söyleyip çağırdığı, katılanın belirtilen yere giderek eve girmesinden sonra, sanıklar Yabangülü Yok, ... ve ... ile birlikte kimliği tespit edilemeyen dört kişinin diğer odalardan çıktığı, meçhul şahıslardan ikisinin gitmek isteyen katılanı, kollarından tutarak izin vermedikleri, sanık ...'un katılana silah yönelterek onu öldürmekle tehdit ettiği, yüzüne vurarak yaraladığı, cep telefonu ile cüzdanında bulunan parasını aldıkları ve sanık ... lehine 200.000,00 TL. bedelli iki adet senet düzenleterek imzalattıktan sonra cep telefonunu verip şikayetçi olduğu taktirde zarar vereceklerini söyleyip serbest bıraktıkları iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Sanıklar olay yerinde olmadıklarını ve atılı suçları işlemediklerini beyan etmiş iseler de, telefon görüşme ve sinyal kayıtlarından sanıkların olay anında katılan ile birlikte olay yerinde olduklarının tespit edilmesi, telefon görüşme ve sinyal kayıtlarının katılanın beyanlarını doğrulaması, katılan ile sanıklar arasında katılanın 200.000,00 TL gibi yüksek bir miktarda senet vermesini gerektirecek bir hukuki ilişki bulunmaması, senedin sonradan ortaya çıkartılmış olması ve katılanın sanık ...'a ait arabanın torpido gözünden para aldığının katılanın hazırlık aşamasındaki beyanları ile sabit olması hususları dikkate alınarak sanıklar hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bozma ilamı doğrultusunda, sanıkların, eylemlerini, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrikin etkisi altında işledikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
1.Katılanın, sanıklar tarafından hürriyeti tahdit edildikten sonra darp edildiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında ve ceza miktarı itibariyle yasal şartları oluşmayan 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi ve 51 inci maddesinin uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, takdiri indirim yapılmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden sanık ... müdafiileri ile sanık ... müdafiinin bu hususlara ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Sanıklar hakkında, atılı suçtan hüküm kurulurken belirlenen temel cezada, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ve 61 inci maddesinin birinci fıkrasına bir aykırılık bulunmadığından, katılan vekilinin bu yöndeki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
3.Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanıklar tarafından iştirak halinde, cebir, tehdit ve hile kullanmak suretiyle ve silahla işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar Yabangülü Yok, ..., ... müdafiileri ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 11.05.2023 tarihli kararına yönelik sanıklar Yabangülü Yok, ..., ... müdafiileri ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.