Esas No
E. 2022/5519
Karar No
K. 2023/5866
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2022/5519 E.  ,  2023/5866 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2040 E., 2022/1869 K.
DAVA TARİHİ:
KARAR: Davanın kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/141 E., 2022/38 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davadışı ... ...'a verdiği vekaletname ile dava konusu 175 ada 9 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını, 30.12.2019 tarihinde ... ...’ın müvekkiline ipoteğin kalktığını bildirdiğini, davacının taşınmaz üzerinde ipotek olduğunu o zaman öğrendiğini, 02.01.2020 tarihinde dava konusu taşınmazın tapusunu aldığını, e-devlet üzerinden yaptığı sorgulamada taşınmaz üzerinde ipoteğin halen mevcut olduğunu gördüğünü, ... Bankası ile yaptıkları görüşmede, görevlinin ipoteğin kaldırılması için yazı gönderildiğini ancak araya yılbaşı girmesi nedeni ile ... yılda Tapu Müdürlüğü'nce ... yazı gönderilmesinin istendiğini, fakat bu kez de önceki malik ... ...’nın imzasının istendiğini, ...’un ipoteğin kaldırılması için imza atmadığını, bu nedenle ipoteğin kaldırılamadığının söylendiğini, müvekkiline ait 175 ada 9 parselde bulunan 1 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki davalı banka lehine tesis edilen 24.05.2018 tarih 11914 yevmiye No.lu ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu, dava konusu 175 ada 9 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 1 No.lu bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin kaldırılamamasında bankaya atfedilecek bir kusurun olmadığını, dava konusu taşınmaz üzerine dava dışı ... ...'nın banka şubesinden kullandığı kredinin teminatı olarak ipotek tesis edildiğini, kredi borcunun ödenmesinin hemen ardından ... ...’nın başvurusu üzerine, ipoteğin fek'i için Pamukkale Tapu Sicil Müdürlüğü'ne, banka şubesi tarafından 2065FEK 1900000160 sayılı yazı ile başvuru yapıldığını, ancak Tapu Sicil Müdürünün babasının vefatı nedeniyle talep edilen işlemin yapılamayacağını, işlemlerin ... yıla kalacağını, ... yılın harç bedelinin ödenerek yeniden başvuru yapılması gerektiğinin kendilerine bildirildiğini, ancak dava dışı ... ...’nın satış bedelinin tamamını alamadığından ipotek fek dilekçesini imzalamayacağını, terkin harcını ödemeyeceğini beyan etmesi üzerine banka tarafından ipoteğin kaldırılması işleminin yapılamadığını, bankaya husumet yönetilmesinin yerinde olmadığını, dava dışı ... ...’ya husumet yönetilmesi gerektiğini, kusurları olmadığını, kullanılan kredi ticari kredi olduğundan asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğuna dair görev itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı aleyhine olan tapudaki banka ipoteğinin bedel yönünden konusuz kaldığı ve ödendiği, davacının taşınmaz üzerindeki ipotek nedeniyle hiçbir borcunun olmadığı, terkin işlemlerini takip etmekle davalı bankanın yükümlü olduğu, dolayısıyla davalı bankanın ipoteği kaldırmak için dikkatli ve özenli davranmadığından kusurlu olduğu, dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğe konu borcun sükut ettiği, davacının açılan davayı yazılı delillerle ispat ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki 24.05.2018 tarih ve 11914 yevmiye No.lu ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Mahkemece verilen kararın kesin olmadığını, dava değerinin 310.000,00 TL olduğunu, nitekim bu miktar üzerinden nispi peşin harcın tamamlandığını, nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken 5.100,00 TL maktu vekalet ücreti takdir edildiğini belirterek mahkemece verilen ek kararın kaldırılmasını ve hükmün vekalet ücretine ilişkin 6 No.lu bendi kaldırılarak 310.000,00 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmaz üzerindeki kaldırılması istenen ipotek bedelinin 310.000,00 TL olduğu nitekim bu miktar üzerinden nispi/peşin harcın İlk Derece Mahkemesince tamamlattırılarak hüküm kurulduğu, harçlandırılan ipotek bedeline göre istinafa konu değerin HMK’nın 341/2 maddesinde belirtilen kesinlik sınırının üzerinde olduğu verilen hükmün kesin nitelikte olmadığı anlaşıldığından ek kararın kaldırılmasına ve ipoteğin kaldırılması istemine ilişkin eldeki uyuşmazlık niteliği itibarıyla nispi harca ve nispi vekalet ücretine tabi olup İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında da bu ilke göz önünde bulundurularak 310.000,00 TL üzerinden harç hesabı yapılıp buna göre harç alındığı ve kararda da yanlış hesaplansa dahi nispi harca hükmedildiği halde, vekille temsil olunan davacı taraf için maktu vekalet ücretine hükmedildiği, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin olarak ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olduğu, öte yandan kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken harç yönü ile de hükmün düzeltilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne yönelik hükmün vekalet ücreti ve harç yönünden düzeltilmesi suretiyle yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ipoteğin kaldırılamamasında davalının kusuru olmadığını, kredi borcunun ödenmesinin hemen ardından ... ...’nın başvurusu üzerine, ipoteğin fek'i için Pamukkale Tapu Sicil Müdürlüğü'ne, banka şubesi tarafından 2065FEK 1900000160 sayılı yazı ile başvuru yapıldığını, ancak Tapu Sicil Müdürünün babasının vefatı nedeniyle talep edilen işlemin yapılamayacağı, işlemlerin ... yıla kalacağı, ... yılın harç bedelinin ödenerek yeniden başvuru yapılması gerektiğinin beyan edildiğini, ... ...’nın fekki istemediğini, harç yatırılmadığı için fekkin yapılamadığını, bankanın kusuru ya da ihmali olmadığını, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, husumetin ... ...’ya yöneltilmesi gerektiğini, ipoteğin ticari kredi nedeniyle tesis edildiğini, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 851, 856, 875 ve 881 maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY

Davacı vekili dava dilekçesinde; Denizli ili, Pamukkale ilçesi, Kuşpınar Mahallesi 175 ada 9 parselde bulunan 1 numaralı bağımsız bölüm üzerindeki davalı banka lehine tesis edilen 24.05.2018 tarih 11914 yevmiye No.lu ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerine dava dışı ...’un bankalarından kullandığı kredinin teminatı olarak ipotek tesis edildiğini, kredi borcunun ödenmesinin hemen ardından ...’un başvurusu üzerine, ipoteğin fek'i için tapu sicil müdürlüğüne, bankaları tarafından yazı ile başvuru yapıldığını, ancak ...’un terkin harcını ödemeyeceğini söylemesi üzerine ipoteğin kaldırılması işleminin tamamlanamadığını belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne karar verilerek ipoteğin fekkine, davalının ipotek bedeli üzerinden nispi harç ödemesine ve davacı taraf lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Davacı taraf; davalı lehine kurulan ipotek bedelinin 310.000,00 TL olduğunu, nispi harcın bu miktar üzerinden hesaplandığını belirterek, lehlerine bu değer üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi nedeniyle istinaf talebinde bulunmuştur.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, 5. Hukuk Dairesi 18.7.2022 tarihli kararıyla; ipoteğin fekki davalarının nispi harca tâbi davalardan olduğunu, dava değerinin davalı lehine kurulan ipotek bedelinin 310.000,00 TL olduğunu, mahkemece nispi harcın hatalı hesaplandığını ve davacı lehine takdir olunması gereken vekalet ücretinin de nispi hesaplanması gerektiğinden bahisle, davacının istinaf talebini kabul ederek yeniden hüküm tesis etmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili banka tarafından ipoteğin fekki için Tapu Müdürlüğü'ne başvuru yapıldığını, bankanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ipoteğin fekki işlemi için gerekli terkin harcının davacı tarafından yatırılmaması nedeniyle gerçekleştirilemediğini belirterek müvekkili bankaya atfedilebilecek kusur ya da ihmal bulunmadığını, bu sebeple banka aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade etmiştir.

1.02.07.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 1 sayılı Tarifesinde; karar ve ilam harcının, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında olduğu, bu oranın Yargıtayın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için de aynen uygulanacağı belirtilmiştir.

2.Kural olarak, ipoteğin fekki davalarında davanın değeri, davalı lehine kurulan ipotek bedeli miktarıdır. Dava konusu olayda, davalı lehine kurulan ipotek bedeli 310.000,00 TL ise de, bu bedelin davacı tarafından ödenip ödenmediği, ipoteğin fekki için şartların oluşup oluşmadığı taraflar arasında yargılamada konusu yapılmamıştır.

Davalı taraf, davanın başından itibaren ipoteğin fekkine itirazda bulunmamış, bilakis ipoteğin fekki için kendileri tarafından tapu sicil müdürlüğüne müzekkere yazıldığını ancak, ipotek terkin harcının tapu kayıt maliki tarafından ödenmemesi nedeniyle terkin edilemediğini belirtmiştir.

İpotek bedeli üzerinden nispi harca ve vekalet ücretine hükmedilebilmesi için ipotek bedelinin ödenmediğinin davalı tarafça ileri sürülmesi ve bedele yönelik uyuşmazlık nedeniyle mahkemece yargılama yapılması gerekir. Yargılamanın konusunu ipotek bedeli değil, tapu kayıt malikince ödenmeyen ipotek terkin harcı oluşturmaktadır. Davanın kabulüne yönelik karar taraflarca kanun yoluna götürülmemiş, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin yanlış hesaplandığı ileri sürülmüştür.

Mahkemece, uyuşmazlık konusu olan “ipotek terkin harcı” değeri üzerinden karar ve ilam harcı ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, uyuşmazlık konusu olmayan ipotek bedeli esas alınarak nispi karar ve ilam harcına ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usule ve kanuna aykırı olup hükmün bozulması görüşünde olduğumdan, ... çoğunluğun onama kararına katılamıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.