4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2011/8802 E. , 2011/10052 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/05/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/03/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı sebebi ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava kısmen kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava konusu yerel bir gazetenin 24.03.2008 tarihli nüshasında, her ikisi de yerel siyasetçi olan taraflardan davalı, belediye başkanı olan davacı hakkında yaptığı ihaleleri kastederek “…götürüm işi…” yapmakla suçlamış, cümle içindeki anlamına göre ifadenin “çalmak” anlamında kullanıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, kullanılan ifade sebebi ile davacının istemi kısmen kabul edilerek davacı lehine 15.000.-TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanun’un 4. maddesinde belirtilmiştir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Olayın anlatılan gelişimi, açıklamanın tamamı, kullanılan ifadelerin niteliği ve tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve yukarıdaki ilkeler dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunun kabulü gerekmektedir. Mahkemece daha az bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.