4. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/15248
- Karar No
- 2012/13975
- Karar Tarihi
- 11.06.2012
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Ceza Dairesi 2010/15248 E. , 2012/13975 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak ;
1.Anayasanın 141/3,
CMK'nın 34 ve 230. maddelerine göre Yargıtay'ın gerekçelerle tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak kurulacak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi eylemlerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu eylemlerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin yasal bağlamında tartışılması gerekir.
Yargılamaya konu somut olayda ; tehdit ve hakaret suçlarının ne şekilde oluştuğu, unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan, ulaşılan kanaat, suç oluşturduğu sabit görülen eylemlerden bahsedilmeden, olayın meydana geliş nedeni üzerinde durularak haksız tahrik indirimi uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, sanığın, iddianamede belirtildiği şekilde tehdit ve hakaret ettiğinden bahisle CMK'nın 34, 230. maddesine aykırı şekilde hükmün gerekçesiz bırakılması,
2.CMK'nın 217/2. maddesi gereğince sanığa yüklenen suçun, hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü delille ispatının mümkün olduğu ceza yargılamasında, bir delilin reddedilmesi için CMK'nın 206/2. maddesinde sayılan durumların dışında delilin, akla, mantığa, bilimsel verilere, fizik kurallarına, herkesçe bilinen somut duruma, hayatın olağan akışı içinde gündelik yaşamdan edinilen karine niteliğindeki bilgilere aykırı olması ya da tanığın yalan söylediğinin ortaya çıkması gibi reddi için haklı, makul ve kabul edilebilir hukuki gerekçelerin gösterilmesinin zorunlu olduğu, tanıkların, sanığın oğlu ve amcası gibi akrabalık ilişkisinin, anlatımlarının reddedilmesinin tek haklı ve yasal gerekçesi olamayacağı, zira beyanları hükme esas alınan tanıklar ...'ın mağdurun kuzeni, diğer tanık Kemal Akcan'ın da mağdurun amcası olduğu gözetilmeden, tanık ... dinlenerek, mağdur ye tanıkların aşamalardaki anlatımları da irdelenip, gerekirse duruşmada tekrar yüzleştirmeleri yapılarak hangi anlatımın, hangi hukuki gerekçelerle diğerine üstün tutulduğu açıklanmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hükümler kurulması,
3.Sanık hakkında hükmolunan cezaların, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilirken "başka bir suç işlemeyeceği yolunda oluşan kanaate" dayanılırken,
CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken "yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmadığı" belirtilerek takdirde çelişkiye düşülmesi, Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.