4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/23064 E. , 2023/568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen maddi ve manevi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Allianz Sigorta AŞ. vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; davalı ...'in sürücü, davalı ...'ın maliki ve davalı şirketin trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının sürücüsü olduğu motosiklet arasında 11.11.2005 tarihinde meydana gelen kazada, davacının aracının hasar gördüğünü, kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığını, tedavi masrafı yaptığını, öğrenci olan davacının eğitiminin aksadığını ve zarar gördüğünü, tedavisinin hala devam ettiğini, manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili maddi tazminat talebini 08.01.2014 tarihinde 131.651,33 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; davacının tedavisi için kendisi ve aracın trafik sigortacısı tarafından davacıya ödeme yapıldığını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili; poliçe limiti olan 50.000,00 TL ile sınırlı olarak ve sigortalının kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını, davacıya 8.645,00 TL tedavi giderini 27.12.2005 tarihinde ödediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2014 tarih 2008/242 E-2014/102 K sayılı kararıyla; "Fethiye Devlet Hastanesinden alınan raporda davacının %20 oranında maluliyeti olduğunun tespit edildiği, kusur raporu ile davalıların %100 oranında kusurlu oldukları, davacının talep edebileceği tazminat miktarının tespiti için alınan hesap raporu ile güç kaybına uğramasından dolayı 131.651,33 TL tazminat alacağının bulunduğu, davacının 07.01.2014 tarihinde talebini ıslah ettiği" gerekçesi ile 131.651,33 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'sinin 11.11.2005 tarihinden itibaren, bakiye 126.651,33 TL maddi tazminatın 07.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000,00 TL manevi tazminatın 11.11.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı Sigorta şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapanan) 17. Hukuk Dairesinin 2014/13141 E., 2016/10655K. sayılı ilamı ile "1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı Yapı Kredi Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin (2 nolu) kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Bu suç için TCK'nun 66/1-e maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi 8 yıldır. Dava, kaza tarihinden sonraki 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi geçmeden açılmış ise de; kısmi dava biçiminde açılan davada, talep edilen maddi tazminat miktarının artırılmasına yönelik ıslah talebinin 08.01.2014 tarihinde, yani ceza zamanaşımı süresi de geçirildikten sonra yapıldığı görülmektedir. Bu durum karşısında, davalı sigorta şirketi vekilinin, yasal süresi içerisinde, ıslah edilen kısma ilişkin olarak zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü de gözetilerek, bu davalı yönünden ıslah edilen kısım için zamamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalının zamanaşımı def'i dikkate alınmadan, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3.Davalı ... ve davalı ... vekilinin temyizi yönünden ise; " kazayla ilgili tüm tedavi evrakları celbedilerek yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü esas alınarak, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden çelişkilerin giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak, kazanılmış haklar da nazara alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre ise, davacının üniversite öğrencisi olduğu bildirildiğine ve ekonomik sosyal durum araştırma tutanağı ile de bu husus tespit edildiğine göre, davacının okuduğu ilgili üniversiteden öğrenim bilgilerinin istenilmesi, öğrenci olduğunun tespit edilmesi halinde, mezun olduğunda mesleğine göre elde edebileceği gelirin saptanması için emsal gelir araştırması yapılması, ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, emsal gelirinin ne kadar olacağı, mesleğine göre yılın tamamında çalışıp çalışamayacağı gibi hususların sorulması, bu tespitlerden sonra davacının belirlenen geliri üzerinden maddi tazminat hesaplaması yaptırılması gerekirken, asgari ücretin iki katı gelir elde edeceği varsayımına dayanan bilirkişi raporuna göre, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
4.Davacı Temyizi yönünden; "davacı taraf, dava ve ıslah dilekçesinde, davaya ve ıslah talebine konu ettiği maddi tazminat için kaza tarihinden itibaren faize karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde istenen miktara, isteme uygun biçimde kaza tarihinden faiz yürütülmesine rağmen, ıslah ile artırılan bölüme ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir."
5."Manevi tazminata ilişkin temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığı" gerekçeleri ile bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Adli Tıp Kurumundan alınan raporda Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri uyarınca belirlenen %3,3 maluliyet oranı ve davacının tespit edilen geliri de dikkate alınarak yapılan hesaplamada 29.397,54 TL maddi tazminat alacağının belirlendiği, söz konusu kaza nedeni ile davacının duyduğu acı ve elem nedeni ile 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilerek, davalı sigorta şirketinin dava dilekçesinde talep edilen miktarla sorumlu tutulduğu, bozma ilamı uyarınca ıslahla talep edilen kısım yönünden de kaza tarihinden itibaren faize hükmedildiği" gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 29.397,54 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL 'sinin 11.11.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 3.000,00 TL manevi tazminatın 11.11.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ...
vekili ve davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının yeterli olmadığı, davalı sigorta şirketinin 5.000,00 TL den sorumlu tutulmasının hatalı olduğu,
2.Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; aleyhlerine hükmedilen 5.000,00 TL maddi tazminat olmasına rağmen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davalıların sorumlu olduğu tutarlar dikkate alınmadan karar verildiği,
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; alınan maluliyet raporunda kaza ve araz arasında illiyet bağı olup olmadığının kesin olarak ispatlanamadığı, müterafik kusur olup olmadığının araştırılmadığı, ıslah ile artırılan kısmın zamanaşımına uğradığından reddine kararı verilmesi gerektiği, hükmedilen tazminatların fahiş olduğu gerekçeleri ile temyiz yoluna başvurulmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları aracın karıştığı 11.11.2005 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün maddi tazminat ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54, 56 ıncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin, davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili, davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİ ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ile davalılar Allianz Sigorta AŞ, ve ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.