7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/3843 E. , 2023/10526 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre sanık ... müdafiinin duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/1017 Esas, 2016/692 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve Muhammet Furkan Uğur hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'a (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan beraatine, sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü kurularak neticeten, 1 yıl 11 ... hapis ve 250 gün karşılığı 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi, münhasıran sanık ... hakkında verilen beraat kararı ile sınırlıdır.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, olayın sanığın işyerinde hazır bulunmadığı sırada gerçekleştiğine, olaydan hemen sonra çekicide arıza meydana geldiğine, sanığın bu işlemden ötürü maddi kayba uğradığına, tutanak tanıklarının beyanlarının alınmadığına, uzmanlık raporu ile aracın yakıt deposuna hidrolik yağ koymanın ekonomik olmayacağının belirtildiğine, sanığın aracın yakıt deposuna hidrolik yağ koyulmasına dair bir talimatı bulunmadığına, diğer sanık ...'ın hataya düşmüş olabileceğine ilişkin mahkemece bir değerlendirmede bulunulmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, Gelişim Nakliyat isimli işyerinde kaçak akaryakıt satışı yapıldığı yönündeki ihbar üzerine belirtilen adrese gidildiğinde işyerinin girişine göre sol tarafında bulunan barakanın önündeki çekicinin yakıt deposuna hortumla yakıt ikmali yapıldığının görüldüğü, olaya müdahale edilerek yapılan kimlik tespitinde yakıt dolduran şahsın temyiz dışı sanık ... ve yanına sonradan gelen şahsın sanık ... olduğu, araç şoförünün temyiz dışı diğer sanık ... olduğunun belirlendiği, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısından alınan arama kararı ile yapılan aramada aracın yakıt deposunda 370 litre, baraka içinde bulunan tanklarda 650 litre gümrük kaçağı bazyağı, bitkisel yağ ve solvent karışımından oluşan ürün ele geçtiği anlaşılmıştır.
2.Sanıklar aşamalarda atılı suçu kabul etmediğini beyan etmiştir.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmamaktadır.
4.Ele geçen kaçak eşyaya ilişkin alınan Ege Üniversitesi ... Müdürlüğü analiz sonuçları dosya arasında mevcuttur. IV. GEREKÇE
Katılan vekilinin temyiz isteminin münhasıran beraat kararı ile sınırlı olduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır.
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
1.Sanığın tüm aşamalarda olayla ilgisinin olmadığını beyan ettiği, dosya kapsamına göre sanık savunmasının aksine mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından; beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/1017 Esas, 2016/692 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, iş yerinde usulüne uygun olarak yapılan arama sonucunda baz yağı, bitkisel yağ ve solvent karışımından oluşan ürün ele geçtiği dikkate alındığında sanığın suça konu kaçak eşyayı ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
1.Ege Pal Analiz raporuna göre numunelerin motorin olmadığı, numunelerin bazyağı, bitkisel yağ ve solvent karışımından oluştuğunun belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci fıkrası kapsamında ve toplu kaçakçılık eylemi oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
3.Dava konusu karışım yağların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
A. Sanık Sedar Uğur Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/1017 Esas, 2016/692 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/1017 Esas, 2016/692 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.