Esas No
E. 2019/8565
Karar No
K. 2023/10885
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Ceza Dairesi

E. 2019/8565 K. 2023/10885 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/8565, K. 2023/10885, T. 26.12.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/8565
Karar No
2023/10885
Karar Tarihi
26.12.2023
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Ceza Dairesi         2019/8565 E.  ,  2023/10885 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2012/973 E., 2015/117 K.
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, 5809 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince hüküm tarihi itibarıyla uygulanması zorunlu olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinde belirtilen hükümlerin kesin nitelikte olduğu, bu hükümler hakkında temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı gözetilerek 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası birlikte dikkate alındığında, 5809 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrasında düzenlenen, sanık ...'ya yüklenen suçun üst sınırı 100 gün adli para cezası olup, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince bir gün karşılığı da en üst sınır olan 100,00 TL üzerinden adli para cezasına hükmedilmesi halinde dahi sonuç cezanın 10.000,00 TL adli para cezasını geçmeyeceği anlaşılmakla, sanık ... hakkında 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen düşme hükmünün 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kesinlik sınırının altında olduğu ve temyiz olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümler yönünden, tür ve miktarı itibarıyla kesin olan kararlara karşı, suç vasfına yönelik temyiz bulunması halinde dosyanın Yargıtay’ca bu yönden incelenmesinin olanaklı olduğu ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, sanıkların eylemlerinin hukuki nitelendirmesinin hatalı yapıldığı gerekçesiyle suç vasfına yönelik olduğu, somut olayda sanıkların eylemlerine ilişkin suç vasfının 5809 sayılı Kanun'a aykırılık olarak doğru şekilde belirlendiğinin anlaşılması ve bu nedenle Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik temyiz isteminin yerinde görülmemesi nedenleriyle, bir kısım sanıklar hakkında verilen düşme hükümleri ile bir kısım sanıklar hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükümlerin kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin; 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden Cumhuriyet savcısı ile sanık ... müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Temyizin kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE

Sanıklar ..., ..., ... ve ... 'in üzerine atılı, katılana ait kimlik bilgilerini kullanarak katılanın bilgisi ve rızası dışında adına abonelik sözleşmeleri düzenleme şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5809 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR

A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...

Hakkında 5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında kurulan hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altında kaldığı ve temyiz olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısı ile sanık ... müdafiinin temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ..., ..., ...

ve ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.12.2023 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog