Esas No
E. 2022/8380
Karar No
K. 2024/396
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2022/8380 E.  ,  2024/396 K.

"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/88 E., 2021/458 K.
SUÇ: Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1....

13.Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2013 tarihli ve 2012/984 Esas ve 2013/654 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2....

13.Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2013 tarihli ve 2012/984 Esas ve 2013/654 Karar sayılı kararının katılan vekili ile sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 26.09.2018 tarihli ve 2015/10931 Esas, 2018/5989 Karar sayılı ilâmıyla;"...Sanığın katılana ait mobilya mağazasında, mağaza sorumlusu olarak görev yaptığı, bu mağazada satılan ürünlerle ilgili tahsilat yapma yetkisi bulunmadığı, müşterileri tahsilatla ilgili merkez şubeye yönlendirmesi gerekir iken, sanığın satmış olduğu ürünlerle ilgili peşinat ve taksitleri müşterilerden aldığı halde bunu katılana teslim etmediği, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, dosya kapsamına göre, katılanının aşmalardaki anlatımı ve mahkemenin tespitine göre sanığın, resmi ya da fiili olarak katılan şirket adına para tahsil etme yetkisi olmadığı halde, tahsilat yapıp bu tahsilatı katılana iade etmemekten ibaret eyleminin, şikayete tabi olan ve 6763 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254 maddeleri gereğince uzlaşma kapsamındaki TCK'nın 155/1 maddesinde tanımlanan suça uyduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek sanıkların TCK'nın 155/2 maddesi uyarınca mahkumiyetlerine hükmedilmesi ve sanığın 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünün birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda birden fazla kez haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi.." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine, ...

13.Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2020/81 Esas ve 2012/17883 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay 12 gün hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4.... 13.Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2020/81 Esas ve 2012/17883 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/10314 Esas, 2020/13060 Karar sayılı ilâmıyla basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

5....

13.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/88 Esas, 2021/458 Karar sayılı ilamı ile bozma ilamına direnilmesine sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay 12 gün hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6.... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/88 Esas, 2021/458 Karar sayılı ilamının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/38281 Esas, 2021/11427 Karar sayılı ilamı ile direnme kararı uygun görülmediğinden, temyiz isteminin incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

7.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve 2022/11-3 Esas, 2022/469 Karar sayılı ilamı ile "...... 13. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında basit güveni kötüye kullanma suçundan verilen 10.06.2021 tarihli ve 88-458 sayılı hüküm, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesine..." karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyizi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın katılana ait mobilya mağazasında, mağaza sorumlusu olarak görev yaptığı, bu mağazada satılan ürünlerle ilgili tahsilat yapma yetkisi bulunmadığı, müşterileri tahsilatla ilgili merkez şubeye yönlendirmesi gerekir iken, sanığın satmış olduğu ürünlerle ilgili peşinat ve taksitleri müşterilerden aldığı halde bunu katılana teslim etmediği, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2.Sanığın, atılı suçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.

3.Mahkemesince, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına direnilmesine karar verilerek sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE

1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.06.2022 tarihli ve 2022/11-3 Esas, 2022/469 Karar sayılı ilâmı ve süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak, bozma sonrasında yapılan araştırmaya, incelemeye, toplanan yeni delillere dayanmak, ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak suretiyle verilen kararın; özde direnme niteliğinde olmayıp, bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğunun belirtildiği ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 29.12.2020 tarihli ve 2020/10314 Esas, 2020/13060 Karar sayılı bozma ilamından sonra İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda önceki uygulama aynen benimsenmiş ise de; mahkemece bozma kararının yerinde olmadığı belirtilip, gerekçenin genişletilmiş olduğunun görülmesi karşısında, İlk Derece Mahkemesinin son uygulaması özde direnme kararı niteliğinde olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile yapılan incelemede;

2.Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesi gereğince atılı suçun basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda aynı Kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince sonuç cezanın 1/4 oranında indirileceğinin öngörüldüğü, sonradan yürürlüğe giren basit yargılama usulünün Anayasa Mahkemesinin madde ile ilgili kısmi iptal kararında da belirtildiği gibi her ne kadar usul kurallarını ilgilendiren Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmiş ise de; mahkemece basit yargılama usulünün usul hukukuna ilişkin bir müessese olup, zaman bakımından uygulanma imkanı bulunmadığına yönelik gerekçesi yerinde bulunmayıp, cezayı doğrudan etkilemesi nedeniyle maddi hukuka ilişkin sonuçları da gözetilmesi suretiyle anılan müessesenin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2021 tarihli ve 2021/88 Esas, 2021/458 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.