7. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/28672
- Karar No
- 2023/11046
- Karar Tarihi
- 13.12.2013
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
7. Ceza Dairesi 2021/28672 E. , 2023/11046 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekili Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi, ele geçen eşyanın niteliği ve suçun işleniş biçimi itibarıyla suç tarihinde yürürlükte bulunan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu (5015 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) olup suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
B. Katılan ...
Vekili Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi, ele geçen eşyanın niteliği ve suçun işleniş biçimi itibarıyla suç tarihinde yürürlükte bulunan 5015 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olup suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan ...
Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5015 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.04.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
II. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli ve 2012/269 Esas, 2015/889 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2012/269 Esas, 2015/889 Karar sayılı kararına yönelik katılan EPDK vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği MÜSADERESİNE, eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazineye irat kaydına, kamu davasının düşmesine karar verilmesi halinde, bizatihi kaçak olmayan nakil aracının müsaderesine olanak verecek bir yasal düzenleme bulunmadığından 73 DS 952 plaka sayılı çekicinin sahibine iadesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2013 tarihinde karar verildi.