11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/41768 E. , 2024/858 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2014/326 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2014/326 Esas, 2016/304 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.9.2017 tarihli ve 2017/19079 Esas, 2017/18200 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2017/452 Esas, 2020/393 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
sanığın her iki katılana yönelik ayrı ayrı güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık müdafinin temyiz isteği;
taraflar arasındaki olayın hukuki uyuşmazlık niteliğinde olduğuna ve güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, aksinin kabulü halinde ise katılanların zararını karşılayan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, 2010 yılı Mayıs ayında katılanlardan aldığı zeytinlerin kasalarını iade etmemek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur.
2.Taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.
3.Sanık kovuşturma aşamasında katılanların zararını gidermiştir.
4.Mahkeme tarafından basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilmiş ve sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında 30.01.2012 şeklinde hatalı olarak yazılan suç tarihinin 2010 yılının Mayıs ayı olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "güveni kötüye kullanma" suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu ve aynı Kanun'un 73 üncü maddesi gereğince şikayet süresinin “fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren 6 ay” olduğu, katılanların sanık hakkında 2010 yılı içerisinde icra takibi başlatması nedeniyle en aleyhe kabulle eylemi 31.12.2010 tarihinde öğrendiği, ancak güveni kötüye kullanma suçuna yönelik şikayet tarihinin 29.12.2011 olduğunun tespiti karşısında, şikayetin fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren başlayan 6 aylık sürenin geçmesinden sonra yapılması nedeniyle sanık hakkında açılan davanın 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2017/452 Esas, 2020/393 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği şikayetin süresinde yapılmaması nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.