Esas No
E. 2023/9432
Karar No
K. 2023/11342
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/9432 E.  ,  2023/11342 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/38 E., 2023/125 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/120 E., 2019/401 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili, davacının ... Halı Teks. San. Tic. Ltd. Şti. 'de 11.06.2004 tarihinde çalışmaya başladığını, bu yıllar içerisinde priminin eksik gösterildiğini, 2005 yılında ise askere gidene kadar (02.05.2005) SGK priminin yatırılmadığını, müvekkilinin askerlik dönüşü davalı yanında 09.10.2006 yılında çalışmaya başladığını, 03.01.2008'den sonra SGK primlerinin ödenmeye başlandığını, davalıya hizmet kaybının önlenmesi için talepte bulunulduğunda geriye doğru primlerini yatıracakları yönünden söylemlerde bulunularak sürekli oyalandığını, bu durumun müvekkilinin maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi emeklilik işlemlerinin de gecikmesine sebep olacağını belirterek SGK'ya 2004 yılları içerisinde eksik bildirilen günlerinin 2005 yılında ise askerliğe sevk tarihine (04.07.2005) 2 gün kala 02.07.2005 tarihine kadar olan çalışmalarının, askerlik dönüşü 09.10.2006 tarihinden 03.01.2008 tarihine kadar davalı yanında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan işbu davanın haksız ve mesnetsiz olduğundan reddinin gerektiğini, öncelikle dava dilekçesinde davalı olarak ... Halı San. ve Tic. Ltd. Şti. gösterilse de müvekkili şirketin unvanının ... Halı Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, dava dilekçesi ekinde sundukları Ticaret Sicil Gazetesi çıktılarından da açıkça anlaşıldığı üzere müvekkili şirketin kuruluş tarihinin 16.05.2007 tarihi olduğunu, dolayısıyla dava dilekçesinde belirtilen tarihlerde henüz doğmamış olan müvekkili şirket bünyesinde davacının çalışmasının olabilmesinin mümkün olmayacağını, hizmet tespiti davalarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen çalışma sürelerinin tespitinin bu 5 yıllık süre içerisinde istenmediğinden ayrıca zamanaşımı defini ileri sürdüklerini, hak düşürücü sürelerin de geçtiğinin yadsınamaz bir gerçek olduğunu, ayrıca müvekkili şirkette her çalışanın sigortalarının zamanında, tam ve eksiksiz SGK'ya bildirildiğini, dolayısıyla davacı tarafın iddia etmiş olduğu gibi eksik gün bildiriminin söz konusu dahi olamayacağını, davacının daha evvel ...

4.İş Mahkemesi'nin 2016/130 Esas sayılı dosyası ile işçilik alacakları davası açtığını, ilgili davanın dava dilekçesinde aynen şu cümleyi kurduklarını; "Davacı işçi Halı Operatörü olarak davalı şirkette 01.03.2008 tarihi ile 25.02.2016 tarihleri arasında çalışmıştır.", bu ifadenin açıkça ikrar anlamına geldiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarının yasal dayanağının 506 sayılı Kanun'un mülga 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 maddesi olup, konuya ilişkin Yargıtay 10 ve 21. Hukuk Dairelerinin emsal kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, bu tür sigortalı hizmetlerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu gözetilerek davalı işverenin tek taraflı kabul beyanının hukuki sonuç doğurmayacağını, bu davaların 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 maddesi gereğince 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup, bu nedenle hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren dava tarihine kadar 5 yıl geçmiş ise, davanın hak düşürücü süre yönünden de reddini dilediklerini, işe giriş bildirgesi verilmiş olsa bile işe giriş bildirgesinden önceki sürelerle ilgili hak düşürücü sürenin işleyeceğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, bilindiği üzere 5502 sayılı ... Kanunu'nun yazışma, evrak, bilgi, arşivleme esasları başlıklı 40 ıncı maddesinin; "Kurumun her türlü işlemleri ile kayıtları elektronik ortamda tutulabilir. Elektronik ortamda yapılan işlemlerin ve saklanan bilgilerin tespit ve tevsikinde Kurum kayıtlarına itiraz edilmesi halinde ispat mükellefiyeti itiraz edene aittir." hükmüne amir olduğundan Kurum kayıtlarının aksinin davacı tarafından eş değer yazılı belgelerle ispatının gerekeceğini, Kurum kayıtlarına göre davacının davalı iş verenlere ait iş yerlerinde Kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit ve belge bulunmadığını, bu itibarla Kurum kayıtları ile çelişen davanın reddini talep ettiklerini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla bil farz dava kısmen de olsa kabul edilse dahi, davayı Kurumları tahrik etmediğinden ve kusuru da bulunmadığından yargılama gideri ve ücreti vekalete sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu olayda; davacının dava dilekçesinde davalıya ait işyerinde ... ve 09.10.2006-03.01.2008 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını iddia ettiği, davacıya ait sigorta sicil dosyasının incelenmesinde; davacının davalı işveren nezdinde 03.01.2008-09.03.2016 tarihleri arasında çalışmasının bulunduğu, davacının 03.01.2008 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin elektronik ortamda verilmiş olduğu, ayrıca davacının uyuşmazlık konusu dönemde 11.06.2004-15.09.2004 ve 16.09.2004-31.12.2004 tarihleri arasında dava dışı Ulutaşlar Halı Teks. San. Tic. Ltd. Şti.'de çalışmasının bulunduğu, uyuşmazlık konusu dönem içerisinde yasa kapsamında olan bir işyerinin var olmadığı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 18.10.2019 tarihli cevabi yazısında; müdürlüklerinin 29889 numarasında kayıtlı bulunan davalı ... Halı Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 08.05.2007 tarihinde müdürlüklerinde kurulmuş olduğunun bildirildiği, davacının askere sevk tarihinin 04.07.2005, terhis tarihinin ise 05.10.2006 tarihi olduğu, davacının uyuşmazlık konusu dönemde kesintisiz davalıya ait işyerinde çalışmış olduğunu iddia etmesi ve 03.01.2008 tarihinde davacının davalıya ait işyerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin verilmiş olması nedeniyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahsedilemeyeceği, ancak davacının ... 4. İş Mahkemesi'nin 2016/130 Esas sayılı dosyasında 03.01.2008 tarihinde davalıya ait işyerinde işe başladığını ikrar ettiği, ikrarın kesin delil olduğu, sosyal güvenlik mevzuatı gereği davalının kabulü mahkemeyi bağlamasa da davacının ikrarının Mahkemeyi bağlayacağı hususları göz önüne alınarak davacının ikrarı karşısında Mahkemece davacının 03.01.2008 tarihinde davalıya ait işyerinde işe başladığına, öncesinde herhangi bir çalışması bulunmadığına kanaat getirilerek davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işçi alacağı konulu davadaki 01.03.2008-25.02.2016 tarihleri arasındaki çalışmaya yönelik beyanlarından Mahkemece ikrar olarak kabul edilerek önceki dönemin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, Mahkemece davanın niteliği gereği gerekli araştırmaların yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3.Değerlendirme İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı işveren nezdinde ... ve 09.10.2006-03.01.2008 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını iddiası hakkında Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de; davacının davalı işyerinde çalışıp çalışmadığına yönelik araştırma yeterli değildir.

Somut uyuşmazlıkta her ne kadar işçilik alacakları için ... 4. İş Mahkemesi'nde dava açılmış ve dava reddedilmiş ise de; açılan alacak davası taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi tespit etmediğinden ve huzurdaki hizmet tespiti davasının kamu düzenine ilişkin olduğu gözetildiğinde Mahkeme kararının bağlayıcı niteliği olmayıp yalnızca güçlü delil niteliği bulunmaktadır. Ayrıca dosya kapsamından davacının 11.06.2004-15.09.2004 ve 16.09.2004-31.12.2004 tarihleri arasında dava dışı Ulutaşlar Halı Teks. Ltd. Şti. adlı işyerinden bildirimleri olduğu, işveren tarafından dosyaya sunulmuş olan vekaletnameden davalı şirket ile bu şirketin yetkililerinin Bülent Ulutaş ve Mehmet Ulutaş olduğu tespit edilmiş olup bu şirketler arasında organik bağ söz konusu olabileceği anlaşılmakla öncelikle bu husus araştırılarak; gerçek bir çalışma olup olmadığı konusunda, bordro tanıkları ve kayden komşu iş yeri sahip ve çalışanı oldukları tespit edilen tanıkların beyanları alınmalı, elde edilecek tüm deliller bir arada değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI. KARAR

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog