10. Hukuk Dairesi
T.C. DİYARBAKIR BAM 10. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/3294 - 2025/2591
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla; 6100 sayılı HMK m.352 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
A)Talep:
İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin iş ortaklığı ile davalı şirket arasında 02/04/2025 tarihinde yapılan iki adet sözleşme (işçilik-malzeme) ile yüklenicisi oldukları ... ili .... İlçesi, Merkez 4. Bölge 2. Etap 643 Adet Konut ve 8 Adet Dükkan İnşaatları İle Alt Yapı Ve Çevre Düzenlemesi İşi kapsamında 649 daireye ait daire içi ahşap banyo dolaplarının anahtar teslimi olacak şekilde müvekkillerinin ihale makamı olan idare ile imzaladıkları sözleşmeye ve sözleşmenin eki olan iş programına, onaylı projesine, teknik şartnameye uygun olarak yapılması konusunda anlaştıklarını, davalı yana yapılan anlaşmalar gereği avans olarak müvekkilleri iş ortaklığı tarafından keşide edilen muhatabı T.C. ...Şubesi olan 01/07/2025 vade tarihli 1.100.000,00.-TL bedelli, 30/07/2025 vade tarihli 1.030.000,00.-TL bedelli ve 30/08/2025 vade tarihli 1.100.000,00.-TL bedellli 3 adet çek verildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca müvekkili şirketler tarafından davalı şirkete öncelikle sözlü olarak işe başlanması hususunun birçok kez bildirildiğini, ancak davalı tarafça sözleşme gereği taahhüt edilen işin yapımına başlanılmadığını, davalı tarafa bu defa ....... Noterliğinin ..... yevmiye nolu ihtarıyla üstlendiği işe başlaması aksi halde başkaca ihtara gerek kalmaksızın sözleşmelerin feshedileceği ve sözleşme kapsamında avans olarak verilen çeklerin iadesinin talep edildiğini, yapılan çağrılara ve ihtara karşı davalı şirket tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını ve ihtarname uyarınca da işin yapımına başlanılmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili şirketler tarafından davalı ... ...Ltd. Şti.'ne keşide edilen; TC ...Şubesi 0040339 Çek Nolu 1.100.000,00TL bedelli 01/07/2025 vade tarihli, TC ...Şubesi ... Çek Nolu 1.030.000,00TL bedelli 30/07/2025 vade tarihli, TC ...Şubesi 0040216 Çek Nolu 1.100.000,00TL bedelli 30/08/2025 vade tarihli 3 adet toplam bedeli 3.230.000,00 TL olan çeklere ilişkin; öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile teminatsız olarak mahkeme teminat hususunda aksi kanaatte ise teminat oranının ölçülülük ilkesine uygun olarak belirlenmesi neticesinde teminat mukabilinde; çeklerin bankaya ibrazı halinde tedbiren ödenmemesine ve çeklere dayalı başlatılacak icra takiplerinin ve cebri icra işlemlerinin durdurulmasına; dava konusu çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalının sözleşmedeki taahhütlerine ilişkin ilişkin avans çeki olarak verildiği; ancak davalı tarafından sözleşmedeki taahhütlerinin yerine getirilmediği, işin yapımına başlanılmadığı, edimlerinin tam ve gereği gibi ifa edilmediği ve dolayısıyla müvekkili şirketlerin de bu durumda borçlu olması gibi bir durum söz konusu olmadığından davaya konu çeklerin bedelsiz kaldığının ve müvekkili şirketlerin söz konusu çeklere ilişkin borçlu olmadığının tespiti ile haklı davanın kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)İhtiyati Tedbirle İlgili Verilen İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "...Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; talep eden tarafından dosyaya sunulan sözleşme incelendiğinde, ihtiyati tedbir talebine konu çeklerin davacı iş ortaklığı tarafından davalıya verildiği sabittir. Mevcut delil durumuna göre telafisi imkansız zararlara yol açılmaması bakımından talebe konu çekler yönünden aleyhine tedbir talep edilen davalıya yönelik muhatap banka tarafından çek bedellerinin ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir. Talebin sadece sözleşmede taraf olan davalıya karşı yöneltildiği, geçici hukukî koruma tedbiri niteliğinde olan ihtiyati tedbir kararlarının talebin tarafı olmayan üçüncü kişiler hakkında uygulanabilmesinin mümkün olmadığı gibi, talebe konu çeklerin kambiyo senedi niteliğinde olması, ticari hayattaki tedavül kabiliyeti ve ticari senetlere güven ilkesi çerçevesinde iyi niyetli üçüncü kişilerin hak kaybına sebebiyet vermemek maksadıyla, talebe konu çeklerin iyi niyetli üçüncü kişilere ciro edilmesi sonucu bu kişilerin senette mündemiç hak sahipliğinin korunması bakımından çeklerin lehtar dışında üçüncü kişiler tarafından muhatap bankaya ibrazının önlenmesinin ve icra takibine konu edilmemesinin usul ve yasaya uygun olmayacağı anlaşıldığından, bu yöndeki lehtar dışındaki üçüncü kişilere yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir...." gerekçesiyle "1-Talep eden vekilinin çek bedellerinin muhatap banka tarafından ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne; a) ....Şubesi'ne ait, keşidecisi .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi,.....İnşaat Taahhüt ... Ticaret Anonim Şirketi iş ortaklığı, lehtarı ...Sanayi Ticaret Limited Şirketi olan ... keşide tarihli, ....seri numaralı ve 1.100.000,00.-TL bedelli, b) .... Şubesi'ne ait, keşidecisi ...Ticaret Anonim Şirketi, ... Ticaret Anonim Şirketi iş ortaklığı, lehtarı ...Ticaret Limited Şirketi olan ...keşide tarihli, ...seri numaralı ve 1.030.000,00.-TL bedelli, c) ...Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Ticaret Anonim Şirketi, .... Ticaret Anonim Şirketi iş ortaklığı, lehtarı .....Ticaret Limited Şirketi olan 30.08.2025 keşide tarihli, 0040216 seri numaralı ve 1.100.000,00.-TL bedelli çeklerin yalnızca ...Ticaret Limited Şirketi tarafından ibrazı halinde ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı dışındaki kişiler tarafından ibraz edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararının uygulanmamasına, 2-Davacı vekilinin talep konusu çeklerin icra takibine konu edilmemesine yönelik tedbir talebinin kısmen kabulüne; a) ...Şubesi'ne ait, keşidecisi ....Ticaret Anonim Şirketi, .... Ticaret Anonim Şirketi iş ortaklığı, lehtarı ...Ticaret Limited Şirketi olan ..... seri numaralı ve 1.100.000,00.-TL bedelli, b) ...Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Ticaret Anonim Şirketi, ..... Ticaret Anonim Şirketi iş ortaklığı, lehtarı ...Ticaret Limited Şirketi olan ....seri numaralı ve 1.030.000,00.-TL bedelli, c) ...Şubesi'ne ait, keşidecisi ... Ticaret Anonim Şirketi, ...Ticaret Anonim Şirketi iş ortaklığı, lehtarı ...Ticaret Limited Şirketi olan .... seri numaralı ve 1.100.000,00.-TL bedelli çekler yönünden yalnızca ...Ticaret Limited Şirketi tarafından icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı dışındaki kişiler tarafından icra takibine konu edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararının uygulanmamasına, 3-İhtiyati tedbir talep eden tarafça üzerine tedbir konulması talep edilen çeklerin toplam bedeli olan 3.230.000,00.-TL üzerinden % 15 oranında (484.500,00.-TL) nakdi teminat yatırılmasına veya bu değerde bir banka teminat mektubu sunulmasına, 4-Tedbirin verildiği tarihten itibaren 1 hafta içinde teminat yatırılmak suretiyle uygulanmasının talep edilmemesi halinde tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının bilinmesine," şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekili tarafından reddedilen ihtiyati tedbir talebi yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. C)İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca söz konusu çeklere ihtiyati tedbir kararına yönelik reddedilen kısım yönünden ara karara karşı taraflarına e-tebliğ tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurma zaruriyeti hasıl olduğunu, nitekim söz konusu ara karar gereğince verilen "ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü" kararının, dava konusu çeklerin kötü niyetli üçüncü kişilere ciro edilmesi ve/veya kötü niyetli olmasa dahi bedelsizlik defii kendisine karşı ileri sürülebilecek nitelikte olan faktoring şirketine ciro edilmesi halinde davacı müvekkillerinin telafisi güç hak kayıplarının önüne geçebilecek nitelikte olmadığını, öyle ki; yerel mahkemenin 26.06.2025 tarihli ara karar tarihinden sonra dava konusu çeklerin ... Anonim Şirketi'ne ciro edilmiş olduğunun davacı müvekkilleri tarafından haricen öğrenilmiş olmakla birlikte; ara karar ile kısmen kabul kısmen red kararı verilmiş olduğundan; söz konusu ihtiyati tedbir kararının yalnızca davanın tarafı olan . ...Ltd. Şti. yönünden ileri sürülebilir nitelikte olduğundan alacaklı müvekkillerinin telafisi güç zararlarının önüne geçilemediğini, yerel mahkemece kısmen reddedilen kısmın usul ve yasaya uygun düşmeyen yönünün; söz konusu çeklerin kötü niyetli üçüncü kişiye ciro edilmesi ve/veya kötü niyetli olmasa dahi bedelsizlik defii kendisine karşı ileri sürülebilecek nitelikte olan faktoring şirketine ciro edilmesi durumunun değerlendirmeye alınmamış olması olduğunu, nitekim söz konusu çekin BDDK'ya bağlı finans kuruluşlarından davalı ... Anonim Şirketine cirolanmış olduğundan ve ... Anonim Şirketi yeterli araştırma yapmaksızın kendisine cirolanan çekleri elinde bulundurduğundan müvekkili şirketin haksız bir şekilde çek bedelini ödeme ve cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kaldığını beyanla müvekkili şirketler tarafından davalı ... ...Ltd. Şti.'ne keşide edilen ve taraflarınca haricen öğrendikleri üzereleri ... Anonim Şirketi'ne cirolanan TC ...Şubesi ....ek Nolu 1.100.000,00TL bedelli 01/07/2025 vade tarihli, TC ...Şubesi ... Çek Nolu 1.030.000,00TL bedelli 30/07/2025 vade tarihli, TC ...Şubesi ....Çek Nolu 1.100.000,00TL bedelli 30/08/2025 vade tarihli 3 adet toplam bedeli 3.230.000,00 TL olan çeklere ilişkin istinaf başvurularının kabulü ile Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/832 Esas sayılı dosyasından verilen 26.06.2025 tarihli ara kararında ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine ilişkin ara kararın kaldırılması ile ihtiyati tedbir talebinin kabulü; çeklerin bankaya ibrazı halinde tedbiren ödenmemesine ve çeklere dayalı başlatılacak icra takiplerinin ve cebri icra işlemlerinin durdurulmasına veya bu yönde yeniden bir karar oluşturulmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
D)Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler ve Gerekçe: Davacının istinafı, İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebi yönünden verilen kısmen ret kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.
Dosya içeriğine göre; davacı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı ile davalı şirket arasında 02/04/2025 tarihinde, ... ili İskenderun İlçesi, Merkez 4. Bölge 2. Etap 643 Adet Konut ve 8 Adet Dükkan İnşaatları İle Alt Yapı Ve Çevre Düzenlemesi İşi kapsamında 649 daireye ait daire içi ahşap banyo dolaplarının anahtar teslimi olacak şekilde yapımı konusunda sözleşme imzalandığı, davacı tarafça bu sözleşme kapsamında keşide edilerek verilen çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla eldeki menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2013, s. 346). Menfi tespit davası 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfî tespit davasında amaç, bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir.
Keşideci temel ilişkide borçlu olmadığını, örneğin satılan malın teslim edilmediğini, ya da aldatıldığını öne sürerek muhatap bankanın lehtara çek bedelini ödemesini engelleyemez. Muhatap banka keşideci ile lehtar arasındaki temel borç ilişkisini araştırmak zorunda olmadığı gibi, çekin bedelsiz olduğunu bilse bile kendiliğinden ödemeyi durdurma yetkisini haiz değildir. Keşideci de çekle işleyen hesabındaki parasını çekerek hukuken kendisini koruma olanağına sahip bulunmamaktadır. Çünkü, bu durumda kendisi karşılıksız çek çekmenin bütün sonuçlarına maruz kalır. Keşidecinin yapacağı yegane şey, çekin bankaya ibrazından önce mahkemeye başvurarak muhatap banka tarafından çek bedelinin lehtara ödenmesini önleme hususunda ihtiyatî tedbir kararı verilmesini istemek ve bu taleple birlikte, ya da tedbir kararından sonra ihtiyatî tedbiri tamamlayan merasime ilişkin süre içinde menfî tespit davası açmaktır (Bkz. Türk, Ahmet: Kambiyo Senedi Borçlusu Tarafından Açılan Bedelsizliğe ve Hükümsüzlüğe Dayalı Menfi Tespit Davalarının Gösterdiği Özellikler, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 7 Özel Sayı, 2005, s. 327). Aksi takdirde bedelsiz olduğu iddia edilen çek banka tarafından lehtara ödenecek ve keşideci bundan zarar görecektir. Başka bir koruma yolu da bulunmadığına göre, bu hususta ihtiyatî tedbir kararı verilebileceği kuşkusuzdur (Reisoğlu, Seza: Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, 2. Bası, Ankara 1998, s. 97).
İhtiyati tedbirin tanımı ve koşulları 6100 sayılı HMK'nun 389.maddesinde belirtilmiştir. Buna göre;mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale gelebileceğinden endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK 390/1maddesi kapsamında tedbir talep eden taraf dilekçesinde ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Ayrıca, 6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümlerinde geçici hukukî himayenin bir türü olan ihtiyatî tedbirlere ilişkin düzenleme genel nitelikte olup; 2004 sayılı İİK m. 72 hükmünde menfî tespit davaları hakkındaki tedbirlerin özel olarak düzenlenmiş olması, bu davada, 6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.
Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri, ispat ölçüsüdür. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Oysa, 6100 sayılı HMK m. 390(3) hükmünde, ihtiyati tedbire karar verebilmek için yaklaşık ispat gerekli ve yeterli görülmüştür. Madde gerekçesinde ise, HMK m. 390(3) hükmündeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.
Talep eden keşideci olup, keşidecicinin temel ilişkide borçlu olmadığını, örneğin işin yapılmadığını iddia ederek muhatap bankanın lehtara çek bedelini ödemesini engelleyemeyeceği, bu konuda yapabileceği yegane şeyin, çekin bankaya ibrazından önce mahkemeye başvurarak muhatap banka tarafından çek bedelinin lehtara ödenmesini önleme hususunda ihtiyatî tedbir kararı verilmesini istemek olduğu, aksi takdirde bedelsiz olduğu iddia edilen çekin banka tarafından lehtara ödeneceği ve keşidecinin bundan zarar göreceği, başka bir koruma yolu da bulunmadığına göre, bu hususta yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmesi halinde ihtiyatî tedbir kararı verilebilecektir. ....Noterliği'nin 29.05.2025 tarih, .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya 3 iş günü içerisinde işe başlanılması, aksi halde akdedilen sözleşmenin başkaca bir ihtara gerek kalmaksızın feshedileceği ve verilen çeklerin iadesi hususunun ihtar edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; talep eden tarafından dosyaya sunulan sözleşme incelendiğinde, ihtiyati tedbir talebine konu çeklerin davacı iş ortaklığı tarafından davalıya verildiğinin sabit olduğu, mevcut delil durumuna göre telafisi imkansız zararlara yol açılmaması bakımından talebe konu çekler yönünden aleyhine tedbir talep edilen davalıya yönelik muhatap banka tarafından çek bedellerinin ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, talebin sadece sözleşmede taraf olan davalıya karşı yöneltildiği, geçici hukukî koruma tedbiri niteliğinde olan ihtiyati tedbir kararlarının talebin tarafı olmayan üçüncü kişiler hakkında uygulanabilmesinin mümkün olmadığı gibi, talebe konu çeklerin kambiyo senedi niteliğinde olması, ticari hayattaki tedavül kabiliyeti ve ticari senetlere güven ilkesi çerçevesinde iyi niyetli üçüncü kişilerin hak kaybına sebebiyet vermemek maksadıyla, talebe konu çeklerin iyi niyetli üçüncü kişilere ciro edilmesi sonucu bu kişilerin senette mündemiç hak sahipliğinin korunması bakımından çeklerin lehtar dışında üçüncü kişiler tarafından muhatap bankaya ibrazının önlenmesinin ve icra takibine konu edilmemesinin usul ve yasaya uygun olmayacağı anlaşıldığından, lehtar dışındaki üçüncü kişilere yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, davacı yanın bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
1.)Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1.maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf harçları peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4.)İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
5.)6100 sayılı HMK'nın 359(4) maddesi uyarınca kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f ve 391/3. maddeleri gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/10/2025 Gerekçeli Karar Yazım Tarihi:30/10/2025 Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.