Esas No
E. 2021/1992
Karar No
K. 2024/285
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2021/1992
KARAR NO: 2024/285

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/11/2021

NUMARASI : 2021/22 E. - 2021/369 K.

GEREKÇE

Dava, coğrafi işaret ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, coğrafi işaret korunmasının ana nedeninin, menşe adları ve mahreç işaretlerine konu ürünlerin karakteristik ve doğal özelliklerini yitirmeden devamını sağlamak ve bu ürünleri tüketenlerin önceden edinmiş oldukları alışkanlıkları ve tatları aldanmadan kullanmalarına olanak vermek olduğu, SMK'nın 33. maddesine göre, doğal ve beşerî unsurların bir araya gelmesi sonucu gıda, tarım, maden, el sanatları ürünleri ve sanayi ürünlerinden bu Kitapta yer alan şartlara uygun olanlar, tescil edilmesi şartıyla, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı korumasından yararlanacağı, SMK'nın 34. maddesine göre de, coğrafi işaretin; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren işaret olduğu, coğrafi işaretlerin, menşe adı ya da mahreç işareti olarak tescil edileceği, coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya istisnai durumlarda ülkeden kaynaklanan, tüm veya esas özelliklerini bu coğrafi alana özgü doğal ve beşerî unsurlardan alan, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerin tümü bu coğrafi alanın sınırları içinde gerçekleşen ürünleri tanımlayan adların menşe adı, coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adların mahreç işareti olduğu, bu kapsamda bir ürünün mahreç işareti alabilmesi için coğrafi sınırları belirlenmiş bir bölgeden kaynaklanan ürün olması, belirgin bir niteliği sayesinde bulunduğu bölge ile özdeşleşmiş olması, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerden en az birinin belirlenmiş yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılan bir ürün olması şartlarının yerine getirilmesinin gerektiği, menşe adlardaki ürün ile köken ilişkisinin mahreç işaretlere göre çok daha katı olduğu, bu durumun mahreç işaretlerin coğrafi alanının daha geniş olduğunu gösterdiği, somut olayda karşılaştırmaya konu coğrafi işaretli ürünlerin mahreç adı olarak tescil edildikleri, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere, her iki coğrafi işarete konu ekmeğin hammaddesinin un, su, tuz ve ekşi maya/hamur olduğu, bununla birlikte tescil belgelerinden, ekşi hamurun meydana getirilmesinde kullanılan ekşi hamur oranlarında farklılık bulunduğu, nihai ürün aromasına etki eden tuz oranında da kısmen farklılık olduğu, üretim aşamalarında da kullanılan ekşi hamur miktarlarından kaynaklı dinlenme sürelerinde ve üretimde kullanılan su açısından farklılıklar bulunduğu, ayrıca ekmekler arasındaki diğer önemli farkın, ekmeğe koyulan ekşi mayanın miktarında olduğu, diğer yandan yine bilirkişi raporunda benzer coğrafyada bulunan ... İlçesi ve ... Beldesinin ekşi hamur ... olan ... ... ve ... ... geçmişten gelen bir bilinirliği/ünü olduğunun belirlendiği, dava konusu ... ...’nin SMK'nın 34. maddesi kapsamında, coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanma, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşme, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılma şartlarını sağlandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog