Esas No
E. 2023/3
Karar No
K. 2024/1471
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2023/3 E.  ,  2024/1471 K.

"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A

B O Z M A

MAHKEMELERİ: ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi, ... 6. Asliye Ceza Mahkemesi,

SAYILARI : 2013/22 E., 2013/90 K., 2021/208 E., 2021/481 K., 2013/198 E., 2013/648 K.

SUÇ: Mühür bozma

İNCELEME KONUSU

KARARLAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması

...

4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli ve 2013/22 Esas, 2013/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, itiraz edilmeksizin 22.02.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. ...

6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2013 tarihli ve 2013/198 Esas, 2013/648 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca neticeten 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ...

4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli ve 2013/22 Esas, 2013/90 Karar sayılı dosyasında aynı suçtan verilen cezanın mahsubuna ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, itiraz edilmeksizin 31.12.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. ...

4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/208 Esas, 2021/481 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca neticeten 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ...

4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli ve 2013/22 Esas, 2013/90 Karar sayılı ve ...

6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2013 tarihli ve 2013/198 Esas, 2013/648 Karar sayılı kararı dosyalarında aynı suçtan verilen cezaların 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince mahsubuna dair kararın, istinaf edilmeksizin 28.04.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.10.2022 tarihli ve 2021/28869 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/138093 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/138093 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede, Dosyalar kapsamına göre, 1- a-... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/22 esas sayılı dosyasında, suç tarihinin 08/08/2012, iddianame düzenleme tarihinin 09/01/2013 olduğu, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2013 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, herhangi bir mahsup değerlendirilmesi yapılmadığı, b-... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/198 esas sayılı dosyasında, suç tarihinin 04/07/2012, iddianame düzenleme tarihinin 02/04/2013 olduğu, ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2013 tarihli kararında ise sanığın inceleme konusu suç ile zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gereken ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/22 esas sayılı dosyasından aldığı cezanın sanığa verilen cezadan mahsubuna, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, c-... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/208 esas sayılı dosyasında, suç tarihinin 06/06/2012, iddianame düzenleme tarihinin 28/06/2012 olduğu, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2021 tarihli kararında ise sanığın inceleme konusu suç ile zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gereken ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/22 ve ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/198 esas sayılı dosyalarından aldığı cezaların sanığa verilen cezadan mahsubuna karar verildiğinin anlaşılması karşısında, ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/198 esas sayılı ve ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/22 esas sayılı dosyalarındaki suç tarihleri ile iddianame tarihleri gözetildiğinde, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/208 esas sayılı dosyasına birleştirme kararı vermeleri yerine, yazılı şekilde yargılamaya devamla karar verilmesinde,

2.... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2021 tarihli ve 2021/208 esas, 2021/481 sayılı kararının hüküm kısmında, sanığın ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/198 esas sayılı ve ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/22 esas sayılı dosyalarında aldığı mahkumiyetlerin mahsubuna karar verilmiş ise de, mahsup kararının verilebilmesi için hüküm aşamasında sanık hakkında kesinleşmiş mahkumiyetlerin bulunması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerekmesi ve yargılama aşamasında birleştirme kararının verilmemesinin gerektiği, hüküm kurma şeklinin ise zincirleme suç uygulanarak hüküm kurulduktan sonra kesinleşmiş mahkumiyetlerin miktarının bu cezadan indirilerek sonuç cezanın hesaplanması gerektiği, kaldı ki mahsubuna karar verilecek kararların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu, hükmün henüz hukuki bir sonuç doğurmadığı gözetildiğinde, yazılı şekilde hem sistematik olarak yanlış hüküm kurulmasında hem de mahsup edilemeyecek kararların esas alınmasında, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2023 tarihli ve 2023/2-37 Esas, 2023/202 Karar sayılı ilamında; "...hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün hukuken varlık kazanması hâlinde olağan ve olağanüstü kanun yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan bir hükmün ne olağan ne de olağanüstü kanun yolu denetimine konu edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği ahvalde hükmün içeriğine dahil bulunan hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmamaktadır. Kanun koyucu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının üzerine inşa edildiği mahkûmiyet hükmünün olağan kanun yolu olan temyizen incelenmesini dahi yasaklamışken, henüz hukuken varlık kazanmamış bu hükümdeki hukuka aykırılıkların olağan denetim süreci sonlanmadan, olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kanun yoluyla denetlenebileceğini kabul etmek, kanun yollarında hâkim olan temel ilkelere açıkça aykırılık oluşturacağı gibi, temyiz ve kanun yararına bozma yollarının gerek başvuru koşulları gerekse sonuçlarındaki farklılıklar ile olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kurumunun konuluş amacı nazara alındığında ileride telafisi mümkün olmayan sorunlara da yol açabilecektir. Diğer taraftan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 487-151 sayılı kararında; ...mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının düşmesine dair kararının isabetli olduğu sonucuna ulaşılmış ise de henüz hukuki varlık kazanmayan bir hükmü, ancak kesinleşmiş hükümlere karşı son çare olarak başvurulabilecek bir kanun yolu denetimine tabi kılmak;

CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasının; "…Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.", 11. fıkrasının; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.", 10. fıkrasının; "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.", 8. fıkrasının; "Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.", şeklindeki düzenlemelerini açıkça ihlâl ettiği gibi bir kararın olağan denetim yolları ile incelenmeksizin doğrudan olağanüstü kanun yoluna tabi kılınması sonucunu doğuracağından kanun yolları sistemine de aykırılık oluşturur. Ayrıca bir kararın biri olağanüstü diğeri olağan olmak üzere iki kez aynı merci tarafından farklı yöntemlerle incelenmesi usul karmaşasına yol açacak ve böyle bir uygulama kanun yollarının konuluş amacına da ters düşecektir..." denilmek suretiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların içeriğindeki hukuka aykırılıkların kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı kabul edilmektedir.

2.5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. ..." Hükmü yer almaktadır.

3.Zincirleme suçlarda,  aynı suçun birden fazla kez işlenmiş olması söz konusudur. Ancak bu suçlar, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında kapsamında işlenmekte ve suçlar arasında sübjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil, bir kez ceza verilmekte ve cezanın miktarı artırılmaktadır. Mühür bozma suçunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması bakımından ise; sanığın, her iddianameye kadar olan eylemlerinin zincirleme biçimde işlenmiş tek bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerinin ise ayrı suçları oluşturacağı değerlendirilmekte; sanığın tüm eylemlerinin zincirleme suç kapsamında kaldığı kabul edildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım oranı belirlenerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, sonuç cezanın kesinleşen hükümlerle belirlenen toplam cezadan daha fazla olması halinde, önceden verilen cezaların mahsup edilmesi, aksi durumda sanığa ek ceza verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

4.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

5.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyaları değerlendirildiğinde;

a)...

4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli ve 2013/22 Esas, 2013/90 Karar sayılı ile ...

6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2013 tarihli ve 2013/198 Esas, 2013/648 Karar sayılı kararlarında, sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararlar itiraz edilmeden kesinleşmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/138093 sayılı Tebliğnamesi ile; "......

6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/198 esas sayılı ve ...

4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/22 esas sayılı dosyalarındaki suç tarihleri ile iddianame tarihleri gözetildiğinde, ...

4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/208 esas sayılı dosyasına birleştirme kararı vermeleri yerine, yazılı şekilde yargılamaya devamla karar verilmesi..." şeklindeki gerekçe ile sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına dair bahse konu kararların kanun yararına bozulmaları talep olunmuştur. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi, sanığın mühür bozma suçundan zincirleme eylemlerine konu davaların birleştirilmesi suretiyle yargılama yapılması gerektiği nedenine dayanmakta ise de, isteme konu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca henüz hukuki varlık kazanmamış olmaları ve talebin hükümlerin içeriğinin denetlenmesini gerektirmesi nedeniyle kanun yararına bozma konusu yapılmasının olanaklı görülmediği anlaşılmakla; (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

b)... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/208 Esas, 2021/481 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde, her ne kadar ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli ve 2013/22 Esas, 2013/90 Karar sayılı ile ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2013 tarihli ve 2013/198 Esas, 2013/648 Karar sayılı dosyalarından aldığı cezalar esas alınarak zincirleme suç hükümleri uygulandıktan sonra, mahsup yapılmasına karar verilmiş ise de; zincirleme suç kapsamında değerlendirilen diğer kararların 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar olmaları nedeniyle bu aşamada hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadıkları, bununla birlikte zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulduktan sonra, sonuç cezanın kesinleşen hükümlerle belirlenen toplam cezadan daha fazla olması halinde, önceden verilen cezaların mahsup edilmesi, aksi durumda sanığa ek ceza verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi sonrası infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde netice cezanın hükümde açıkça belirtilmesi gerektiğinden ve uygulamada sevk maddesi olarak gösterilen 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin mahsubunda esas alınabileceğinden, somut olayda uygulama yeri bulunmadığı gözetilmeden hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup, (2) numaralı kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş ve 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki ...

4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli ve 2013/22 Esas, 2013/90 Karar sayılı ile ...

6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2013 tarihli ve 2013/198 Esas, 2013/648 Karar sayılı kararlarına yönelik (1) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden, KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, ...

4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/208 Esas, 2021/481 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin (2) numaralı düşünce yönünden KABULÜNE, ...

4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2021/208 Esas, 2021/481 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına bölüm ile mahsuba ilişkin bölümlerin hükümden çıkartılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulandığı bölümde yer alan "7 ay 15 gün" ibaresi çıkartılarak, yerine "5 ay" ibaresinin eklenmesine, diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına” Dava dosyasının Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.