Esas No
E. 2020/1824
Karar No
K. 2024/291
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/1824 Esas

KARAR NO: 2024/291

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/06/2020

NUMARASI: 2018/506 Esas, 2020/261 Karar

DAVA: ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 29/02/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin işletmecisi olduğu fuar alanlarında meyve ve sebze fuarı organizasyonu yapmaya karar verdiğini, organizasyon hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla davalı ile 06/02/2017 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme ile davalının fuarın kurulum ve söküm işlerini üstlendiğini, 07/02/2017 tarihinde yapılan ek sözleşme ile de müvekkiline ait olan tüm satış faaliyetleri ve bu faaliyetlere bağlı oluşabilecek tüm öngörülmeyen hizmetlerin de davalı tarafından verilmesinin kararlaştırıldığını, bu ek hizmet için kararlaştırılan 450.000,00 TL'nin davalıya ödendiğini, davalının bu kapsamda 39 adet farklı firmaya fuar satışı yaptığını, yapılan anlaşma gereği stant satışlarından elde edilen gelirin müvekkiline ait olmasına gerekirken, davalının satış gelirlerini uhdesinde tuttuğunu, davalıya fuara ilişkin stant satış işlemleri hizmet bedelinin ödendiğini, davalının müvekkili adına tahsil ettiği satış bedellerini müvekkiline ödemesi gerektiğini, ancak 24/04/2018 tarihli ihtarnamesinde, özel tasarım stantlar kurduğunu ve bu stantların sözleşme dışı bir bedel olduğunu, bunun yanında Tarım Bakanlığı stantı ve diğer sair hizmetlerin müvekkili tarafından karşılandığı gerekçesiyle mahsuplaşma yapacağını beyan ettiğini, ancak davalıya tüm öngörülmeyen giderler de dahil olmak üzere toplam bir fiyat belirlenerek ödeme yapıldığını, davalının stant satış gelirlerini haksız olarak uhdesinde bulundurduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 34 adet stant satış bedeli 762.559,14 TL'nin tahsil tarihlerinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili cevabında ve karşı davasında; sözleşme ekindeki bütçenin çok aşıldığını, müvekkilinin ödenmemiş hakedişleri bulunduğunu, düzenledikleri üç adet fatura bedeli toplam 731.536,08 TL'nin ödenmediğini, ayrıca stant satışı tahsilatı cari bakiyesi olarak davacı karşı davalıya 31.053,36 TL transfer edildiğini, bu alacakların davacının alacağından takas/mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, karşı davasında ise 731.536,08 TL alacağın dava tarihinden itibaren en yüksek temerrüt faiz oranı ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; davacıya ait fuar alanlarında yapılacak olan 2017 yılı ... Sebze ve Meyve Fuarı organizasyonuna ilişkin taraflar arasında 06/02/2017 tarihli sözleşme ile 07/02/2017 tarihli ek sözleşme imzalandığı, sözleşmeler gereği davalının dava konusu fuar alanında yapılan stand satışlarından elde ettiği bedelleri davacıya ödemekle yükümlü olduğu, bu kapsamda benimsenen bilirkişi kurulu raporunda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, sözleşme kapsamında davalı tarafça yapılan stand satışlarından tahsil edilip davacıya ödemesi gereken 762.559,14 TL'nin davacıya ödenmediği, bu nedenle davacının davalıdan 762.559,14 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın takas/mahsup talebine dayanak 2018 yılı fuar organizasyonu için yapıldığı ileri sürülen avans ödemesine ilişkin iddianın somut delillerle ispatlanamadığı; karşı dava yönünden ise karşı davacının, sözleşmeler kapsamındaki işler dışında hiçbir nam ve ad altında bedel talebinde bulunamayacağı, fuar organizasyonunun karşı davacı tarafından yerine getirileceği ve karşı davalının sözleşmeyle kararlaştırılan bedelden başka bedel ödemeyeceği hususlarının kararlaştırıldığı, bu halde sözleşme kapsamındaki işlere ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı, sözleşme kapsamı dışında yapıldığı ileri sürülen ilave işlere ilişkin karşı davacı taraf iddiasının somut delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 762.559,14 TL'nin 24/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı karşı davacı vekili istinaf nedenleri olarak; asıl davada davacıya ödenmesine karar verilen stant satış bedelinin KDV bedeli ile davacıya iadesine karar verildiğini, KDV bedeli düşülerek net tutar üzerinden alacağa hükmedilmesi gerektiğini, aksi halde müvekkilinin aynı konuda iki kez vergi ödemek durumunda kalacağını, 31.200,00 TL'nin davacı karşı davalının alacağından tenkis edilmediğini, fuarın bakanlığın katılımı yüzünden zirveye dönüşmesi nedeniyle yaptıkları ilave giderlerin bulunduğunu, buna ilişkin belgeler dosyada mevcut olmasına ve davacı karşı davalı şirket yönetim kurulunun da fuar bütçesini aşan alacaklarını kabul etmesine rağmen, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini ve ek rapor alınmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Asıl dava, davalının tahsil ettiği stant satış gelirlerinin davacıya iadesi, karşı dava ise, davalı karşı davacının ilave iş bedelinin ödenmesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalı karşı davacının stant satışları yaparak tahsil ettiği satış bedellerini, davacı karşı davalıya ödemekle yükümlü olup olmadığı ve davalı karşı davacının sözleşme kapsamı dışında ilave işler yapıp yapmadığı hususlarında toplanmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen 06/02/2017 tarihli sözleşme ile davacı karşı davalının yapacağı ... Sebze ve Meyve Fuarında fuarının kurulum ve söküm gibi işlerinin davalı karşı davacı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı, 07/02/2017 tarihinde yapılan ek sözleşme ile davacı karşı davalıya ait olan tüm satış faaliyetleri ve bu faaliyetlere bağlı oluşabilecek tüm öngörülmeyen hizmetlerin de davalı karşı davacı tarafından verilmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin konusu başlığı altında düzenlenen 2.2 maddesinde; "Tüm satış faaliyetleri ve bu faaliyetlere bağlı olarak oluşabilecek tüm öngörülmeyen diğer hizmetlerin ... tarafından verilmesini kapsamaktadır" hükmü yer almaktadır. Sözleşmenin 3. maddesinde, 2.2 nolu maddenin içerdiği hizmetlere ilişkin bedelin 450.000,00 TL olduğu açıklanmış, maddenin devamında bu sözleşmede yazılı işlere ilişkin ödenecek bedeller dışında hiçbir nam ve ad altında bedel talebinde bulunulamayacağı hüküm altına alınmıştır. Davalı karşı davacının 450.000,00 TL hizmet bedelini davacı karşı davalıdan tahsil ettiği, ayrıca fuara katılan dava dışı şirketlerden de 34 adet stant bedeli olarak 762.559,14 TL tahsil ettiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı karşı davalı, kendi adına yapılan stant satış gelirlerinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini ileri sürürken, karşı taraf sözleşme dışı ilave işler yaptığını ve bu tutarın davacı alacağından takas edilmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak alınan bilirkişi raporundan, davalı karşı davacının sözleşme ve eklerinde yazılı olan işlerin dışında ayrıca ilave işler de yaptığına dair dosyada somut bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davalı karşı davacının, 2018 yılı fuarına ilişkin olarak avans olarak 31.053,06 TL ödediğine dair delil de bulunmamaktadır. Buna göre sözleşmede, davacı karşı davalının sözleşmeyle kararlaştırılan bedelden başka bedel ödemeyeceği hususunun kararlaştırıldığı, bu halde davalı karşı davacının sözleşme kapsamındaki işlere ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı, sözleşme kapsamı dışında yapıldığı ileri sürülen ilave işlere ilişkin ise karşı davacının iddiasını somut delillerle ispatlayamadığı, davalı karşı davacının alacağından düşülmesini belirttiği 31.200,00 TL ile ilgili somut bilgi ve belge sunmadığı anlaşıldığında mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davalı karşı davacı ayrıca, asıl davada hükmedilen bedelden KDV tutarının düşülmesi gerektiğini savunmuşsa da,

HMK'nın 357. maddesi gereği ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen bu hususun istinaf aşamasında dinlenmesi mümkün görülmemiştir. Kaldı ki sözleşmenin 5,3 maddesi gereği davalı karşı davacının ödemekle yükümlü olduğu vergilerden, davacı karşı davalının sorumlu tutulması mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı karşı davacının asıl ve karşı davada istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/506 Esas, 2020/261 Karar ve 18/06/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı karşı davacı vekilinin asıl ve karşı davada yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Asıl davada, hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalı karşı davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Karşı davada, hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın davalı karşı davacı tarafından peşin olarak yatırılan 13.022,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 12.595‬,00 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalı karşı davacıya İADESİNE, 4-Davalı karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/02/2024

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.