Esas No
E. 2024/982
Karar No
K. 2024/1365
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/982 Esas

KARAR NO: 2024/1365

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:30/01/2020

NUMARASI:2019/507 Esas, 2020/82 Karar

DAVANIN KONUSU:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)

KARAR TARİHİ: 15/11/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... Poliçesi ile sigortalı bulunan .... Ltd. Şti.nin kiracı olarak faaliyet gösterdiği ... Şişli adresinde 19.07.2014 tarihinde yağmur sularının ...'ye ait olan alt yapının yetersizliği nedeniyle sigortalı mahale sirayeti neticesinde maddi hasar meydana geldiğini, ekspertiz raporuna göre 502.448,26 TL'nin sigortalıya ödendiğini belirterek 04.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yargı yolu bakımından ihtilafın çözümünde idari yargının görevli olduğunu, ayrıca asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, dava konusu iddia edilen hasar tarihinin 19.07.2014 olduğunu, sigortalının yazılı beyanının hasardan sonra 27.08.2014 tarihi olduğunu, davacı sigorta şirketinin de bu beyanı dikkate alınarak tazminat ödemesi yaptığını, ancak poliçede yazılı riziko adresine ve sigortalı adına işlem yapılmadığını, hasar gören malların faturada yazılı olan mal sahibi şirkete göre poliçede değişikliğe gidildiğini ve sigorta hukukuna aykırı işlem yapıldığını, hasardan sonra hasara uygun poliçe düzenlenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, Şişli İlçesi, ...., ... Caddesinde bulunan binaların bir kısmında atıksu geri basması nedeni ile zarar oluştuğuna ilişkin ihbar neticesinde İSKİ Kanalizasyon Daire Başkanlığı tarafından 14.09.2010 tarihinde yerinde yapılan incelemelerin tutanak haline getirildiğini, tutanakta belirtildiği üzere ... Şti. firması tarafından 2010 yılında ... adresinde yapılan binanın inşaatı esnasında karışık sistem çalışan tonozun tahrip edildiği ve aynı firma tarafından hasar verilen tonozun, tonoz çapı daraltarak onarıldığı, söz konusu uygunsuz yapılan imalatın yağışlı havalarda su baskınlarına sebebiyet verebileceğinin ilgi yazıda belirtildiğini, dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkili idarenin ihmal ve kusuru bulunmadığını, meydan, bulvar, cadde ve ana yollarda yağmursuyu kanallarının yapımının Büyükşehir Belediyesi yetkisinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; Dava konusu taşınmaza ait projenin ve iskan belgesinin bulunmadığı, daha önce 14/09/2010 tarihinde meydana gelen atık su geri tepmesi sonucu olaşan zarara ilişkin ... yetkilileri tarafından tutulan 14/09/2010 tarihli tutanağa göre eski kapatılmış dere üzerine binanın inşa edildiği, bu yapının temel çalışmalarında karışık sistem çalışan derenin tahrip edildiği, inşaat çevresine döşenen kesiti daha dar bir boruya deplase edildiği, bunun yağışlı havalarda üst kısımlardaki binalarda su baskınlarına sebebiyet verdiği ve bundan sonraki yağışlarda da su baskını olabileceğinin tespit edildiği, 14/09/2010 tarihli tutanak ile denetime elverişli bulunan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere dava dışı sigortalının hasarın meydana geldiği iş yerinde daha önce yaşanan su baskını sonrasında yapılan tamiratta borunun daraltıldığı, atık su çekvalf sisteminin takılı olmadığı, kanalizasyon bağlantısının hatalı yapıldığı, daha önce de atık su bağlantısında hata nedeniyle su baskını yaşanmasına rağmen dava dışı sigortalı tarafından gereken tedbir ve önlemin alınmadığı, binanın atık su bağlantı sisteminin davalı kurumun kontrolü dışında yapılması, davalının bir müdahalesinin bulunmaması, su baskını halinde atık suyun geri tepmesini engelleyen çekvalf sisteminin takılı olmaması, atık su bağlantısının hatalı yapılmasında davalı kurumun bir kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, olay günü meydana gelen yağış miktarı da göz önüne alındığında dava dışı sigortalı tarafından gereken önlemlerin alınması halinde su baskının engellenmesinin mümkün olduğu, davalı kurumun hasarın meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişilerin uzmanlık alanları dava konusu olayın çözümü için yeterli olmadığını, dosyada inşaat mühendisi bilirkişinin de yer aldığı yeni bir heyetten rapor alınması gerektiğini, davalı ... nin atık su kanalının kifayetsiz kalması nedeni ile meydana gelen zarardan atık su kanallarının bakım ve onarımından sorumlu olması nedeni ile kusurlu olduğunu, aksi yöndeki bilirkişi tespitlerinin hatalı olduğunu, yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız biçimde boşaltma yerine ulaştırılmasının İski'nin görev ve sorumluluğunda olduğunu, davalı .. tarafından bu yükümlülüğün gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle dava konusu hasarın meydana geldiğini, Danıştay kararlarında yapı iskan izni bulunmasa da atık suları veya yağmur suları nedeniyle oluşan zarardan davalının kusurlu olduğunun kabul edildiğini, davalı ... vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde dava konusu eksikliğin 2010 yılında fark edildiğinin beyan edildiğini, buna rağmen davalı kurum tarafından gerekli önlemin alınmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava; sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472-1481.maddeleri uyarınca sorumlulardan tahsili talebine ilişkin rücuen tazminat davasıdır. Davacı sigorta şirketi, 19.07.2014 tarihinde yağan yağmur sularının ...'ye ait alt yapının yetersizliği nedeniyle sigortalının iş yerine sirayeti neticesinde maddi hasar meydana geldiğini iddia ederek olayda kusuru bulunduğu gerekçesiyle sigortalısına 04/09/2014 tarihinde ödediği 502.448,26 TL nin rücuen davalı ...'den talep etmektedir.6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Davacı sigorta şirketi tarafından meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına 04/09/2014 tarihinde 502.448,26 TL hasar bedelinin ödendiği anlaşılmıştır.Eksper raporunda, dava konusu binada sigortalının kiracı olarak bulunduğu, poliçedeki rizikoya konu taşınmazın ... olduğu, bu taşınmazın kullanım alanının alt kat 600m2 ve zemin kat 600m2 olduğu, bitişik ... nolu taşınmazın aynı şahıslara ait ... firmasına ait olduğu, kullanım alanının 100 m2 olduğu, burada herhangi bir hasarın bulunmadığı, ayrıca bu firmanın da sigorta şirketi nezdinde sonu ... ile biten poliçesinin bulunduğu, 04/09/2014 tarihinde etkili olan aşırı yağış sonrasında yağmur sularının alt yapının kifayetsiz olması nedeniyle sigortalıya ait ... nolu iş yerine dolarak emtialarda ağır maddi hasara sebebiyet verdiği, itfaiye raporunda da belirtildiği gibi aynı cadde üzerinde birçok iş yerini su bastığı, ...'ye rücu edilebileceği, hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu, hasar bedelinin 583,610,18 TL olduğu rapor edilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02/11/2017 tarihli ek raporda: proje ve iskan belgesi bulunmadığından binanın kanalizasyon bağlantı sisteminin davalı kurumun kontrolü dışında yapıldığı, binanın projesi bulunmadığından çekvalfın takıldığının belirlenemediği, ancak olayın meydana gelme şekli kapsamında çekvalf sisteminin takılı olmadığı veya kanalizasyon bağlantısının hatalı yapıldığı, davacının sigortalısının binasında bu tür pis su baskınına karşı yeterli önlemleri alınmaması nedeniyle maddi hasarın meydana geldiği, olay günü meydana gelen yağış miktarı da göz önüne alındığında sigortalı işyeri sahibi tarafından makul ölçüde önlemler alınmış olsaydı su baskınının engellenmesinin mümkün olduğu, alınacak en makul önlemin çekvalf sistemi olduğu, binanın kanalizasyon sistemine konulacak çekvalf sisteminin şiddetli bir yağış karşısında da etkili olabileceği, davalı idarenin meydana gelen zararda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, Atıksuların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliğinin 14. Maddesinin 16. bendine aykırılıktan dolayı bina maliklerinin kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı .. tarafından dosyaya sunulan 14/09/2010 tarihli tutanakta, cadde güzergahında bulunan ve karışık sistem atık su- yağmur suyu taşıyan eski kapatılan dere üzerine dava dışı ... tarafından bina inşa edildiği, bu binanın temel çalışmalarında karışık sistem çalışan derenin tahrip edildiği, inşaat çevresine döşenen kesiti daha dar bir boruya deplase edildiği, bu durumun yağışlı havalarda üst kısımlardaki binalarda su baskınlarına sebebiyet verdiği, bu durum nedeniyle daha sonraki yağışlarda da su baskını olabileceği tespit edilmiştir. Bu tespit üzerine,... Genel Müdürlüğü'nün 13/10/2010 tarihli yazısıyla gerekli projelendirmenin yapılması ve gerekli imalatların yapılarak problemin çözülmesinin istendiğine dair yazı düzenlenmiştir. 04/01/2016 tarihli Şişli Belediyesi cevabi yazısına göre, binanın yapı ruhsatının bulunduğu, binanın bitişik nizam konut alanı olduğu ve binada 2 adet dükkan ile 10 adet konutun bulunduğu bildirilmiştir.08/05/2017 tarihli Şişli Belediyesi cevabi yazısına göre, imar arşiv dosyası tetkikinde binanın da içinde bulunduğu ada parsel için herhangi bir projeye ve iskan belgesine rastlanmadığı bildirilmiştir.Tapu kaydına göre taşınmazların tapuda bodrum kat bağımsız bölüm 1 ve 2 numarasıyla kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.Sigortalı şirket tarafından davacı sigorta şirketine hitaben yazılan 27/08/2014 tarihli zeyilname düzenlenmesi talepli dilekçede, sigortalı adına düzenlenen poliçenin sehven üst kattaki ... poliçesi gibi ... Kumaşçılık adına yapıldığını beyan etmiştir.Hasar dosyasına sigortalı tarafından ibraz edilen 20/06/2014 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesine göre 24/B nolu iş yerinin sigortalı tarafından kiralandığı anlaşılmıştır.Hasar dosyasına sigortalı tarafından ibraz edilen 11/06/2014 tarihli vergi yoklama fişine göre ... nolu iş yerinde sigortalının bulunduğu tespit edilmiştir.Düzenlenen ilk poliçenin kiracı ... firması adına sonu ... numarası ile biten ... nolu yüksek girişteki iş yerine ilişkin olduğu, ilk poliçenin 30/05/2014-30/05/2015 tarihlerini kapsadığı, zeyilname ile düzenlenen ikinci poliçenin sonu ... numarası ile biten kiracı sigortalı adına ... nolu bodrum katındaki iş yerine ilişkin olduğu, ikinci 19/07/2014-30/05/2015 tarihlerini kapsadığı, zeyil poliçesinin düzenlenme tarih ve saatinin 19/07/2014 saat 16:42 olduğu görülmüştür.Hasar tarihi ekspertiz ön raporuna göre, 19/07/2014 saat 12:00 dir. Olay sonrası düzenlenen ekspertiz ön ve kesin raporunda belirtilen poliçe numarası zeyilname ile düzeltien ikinci poliçeye ilişkin sonu ...numarası ile biten poliçedir.Vergi dairesinin 11/06/2014 tarihli yoklama fişine göre, hasar tarihinde hasara konu ... nolu iş yerinde sigortalı şirketin bulunduğu sabittir. Ancak düzenlenen ilk poliçe ... nolu yüksek girişteki iş yerine ilişkin olup dava dışı ... firması adınadır. Hasardan sonra sigortalı beyanıyla yapılan zeyilname ile düzenlenen poliçe ise hasara konu ... nolu bodrum kattaki iş yerine ilişkin olup sigortalı adınadır.TTK’nın 1458. maddesi uyarınca geçmişe etkili sigorta yaptırılabileceği, bu nedenle dava konusu sigorta poliçesinin geçerli olduğu, ancak aynı madde uyarınca gerçekleşmiş riziko nedeniyle geçmişe etkili sigorta sözleşmesi yapılmasının yasaklandığı ve geçersiz kılındığı, sigortalının poliçe düzenlenme tarihinde, hasarın gerçekleştiğinden haberdar olduğu, sigortalının hasarı öğrendiği ve sigortalının doğrudan doğruya sigortacıya zeyilname poliçesi için başvurduğu anda rizikonun gerçekleştiği; buna göre, somut uyuşmazlıkta zeyilname ile düzenlenen poliçe tanzim tarihinden önce davacı sigorta şirketinin ve sigortalının rizikodan haberdar olduğunun anlaşılmasına göre bu haliyle davacı sigorta şirketinin tazmin talebinde bulunamayacağı kanaatine varılmakla davacı sigorta şirketinin TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı bulunmadığından (emsal nitelikteki Y.

11.HD. 12.06.2017 T. 2016/4503 E. 2017/3591 K. Sayılı ilamı) davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi tarafından davanın esastan reddine karar verilmesi yerinde değildir.Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/507 Esas, 2020/82 Karar sayılı ve 30/01/2020 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 17.161,12 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 8.580,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.580,55 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,d)Davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,e)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. m. 7/2. fıkra gereğince taktir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-2 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/11/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog