9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 04/10/2018 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin -------- şirketi adıyla endüstriyel yapılarda izolasyon, iskele, boya ve kaplama hizmetleri konusunda uzmanlaşmış olduğunu ve müşterilerine anahtar teslimi hizmetler sunduğunu belirtmiş, müvekkil şirketin, davalı -------- şirketi ile 03.05.2016 tarihli --------- Proje numaralı 202 adet --------- tipi vagon izolasyonu işi sözleşmesi akdettiğini, -------- tarafından hazırlanan özel teknik şartname ile 27.04.2016 tarihli özel toplantı notları ve diğer sözleşme ekindeki hükümlere uygun olarak izolasyon işlerinin yapılması için davalı ile anlaşıldığını, sözleşmenin 3/3 maddesi gereği vagonların -------- tarafından bitmiş ve basınç testleri tamamlanmış olarak teslim edileceğinin öngörüldüğünü, sözleşme 7/1 maddesine göre 202 adet vagonun izolasyon işlerinin başlangıç tarihinin deneme süresi sonrası başlayan 11.07.2016 tarihi olduğunu, sözleşmenin 7/4 maddesine göre işlerin tamamlanma süresinin 4 ay olarak belirlendiğini, davalının kusuru sebebi ile işlerin iş bitirme belgesi ile ancak 02.04.2018 tarihinde bitirilebildiğini belirten davacı vekili, 22 ay süren bu işler için 6 kat işçilik maliyeti yaşandığını belirtmiş, müvekkil şirketin büyük zarar ettiğini belirtmiş, varılan noktada müvekkil şirketin uğradığı zararın tanzimi için davalı şirkete defaten yazılı ve sözlü talepte bulunulduğunu, sonuç alınamadığından davalı şirkete 23.05.2018 tarihli ve noter aracılığı ile ---------yevmiye nolu ihtarnamenin keşide edilmiş olduğunu, davalı şirketin ise cevaben müvekkili şirketin zararının giderilmeyeceğini belirttiğini, davalı yanın sözleşmeye aykırı davranarak işçilik maliyetlerinin çok artmasına sebebiyet verdiğini, müvekkile ödenecek sözleşme bedelinin ne şekilde hesaplanacağının açık olduğunu, öngörülen metrekare fiyatının hesaplanırken adam-saat hesabına göre bir maliyet çıkarıldığını,ve bu şekilde ücretlendirme yapıldığını belirtmiş olan davacı vekili, iş sahibinin kusuru sebebi ile maliyetler planlanmış olanın çok üzerine çıktığını belirterek davalı yanın bu zarara katlanması gerektiğini belirtmiş, sözleşmeye aykırılık nedeniyle şimdilik 101.000,00 TL'nin ödenmesine, davanın kabulüne ve tüm yargılama giderlerinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili mahkememize sunduğu 24/01/2019 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; Sözleşme ile kararlaştırılan teslim süresinin ilk işe başlama tarihinden itibaren dört ay olduğunu, davalının sözleşmede yer alan sürenin her bir vagon tesliminden itibaren dört ay olacak şekilde kararlaştırıldığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davalının iddiasının gerçeği yansıtmadığının taraflar arasında gerçekleşen elektronik posta yazışmalarıyla da sabit olduğunu, davalı yetkililerinden -------- müvekkil şirkete 11.10.2017 tarihinde ilettiği elektronik postada "---------- merhaba, 27 kişilik ekibiniz ayın 4 ünden beri 2 adet izolasyon yapmış görünüyor, kontrol edip doğruysa bana sebeplerini bildirir misiniz? Teşekkürler," ifadeleri ile 1 haftalık süreçte neden 2 vagon izolasyonu tamamlandığına ilişkin bilgi talep ettiğini, sırf bu yazışmadan dahi taraflar arasındaki ticari ilişkide her bir vagon izolasyonunun bitirilmesi için teslimden itibaren dört ay süre verilmediği hususunun açıkça anlaşılmakta olduğunu, davalının iddiasının sebep olduğu zararlara ilişkin sorumluluğunu bertaraf etme niyetinden öteye gitmediğini, sözleşme kapsamında toplamda 202 adet vagonun izolasyon işleminin müvekkil şirketçe tamamlanarak davalıya teslim edileceği ve sözleşme kapsamında her bir gün için iki adet vagon telsim edileceğinin aşikar olduğunu, bu çerçevede tüm vagonların toplamda 101 gün yani yaklaşık üç buçuk ay içerisinde izolasyon işleminin tamamlanarak davalıya teslim edilmesi gerektiğinin açıkça tespit edilebilmekte olduğunu, dosyada mübrez elektronik postalarda da görüleceği üzere müvekkil şirketin günlük olarak teslim edilmeyen vagonların akıbetini davalıya sormuş olup davalının da bu çerçevede ilgili günde neden vagonların teslim edilmediğini ilgili yazışmalarda ifade ettiğini, davalının tüm bu hususlara ve sözleşmede belirlenen koşullara rağmen dilediği zaman dilediği sayıda vagon teslim edebileceği ve izolasyon işlemleri için her bir teslimden itibaren dört ay süre tanındığı iddiası hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, sözleşme bedelinin götürü bedel olarak hesap edilmediğini, müvekkili şirketin tarafların akdettikleri sözleşmede belirlenen teslim süresini kapsayacak şekilde personel istihdam etmiş, maliyet hesabını bu çerçevede gerçekleştirdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede davalı tarafından ödenmesi gereken sözleşme bedelinin de bu hususlar göz önünde bulundurularak belirlendiğini, kusuru olan tarafın işçilik maliyetlerine de katlanması gerektiğinin açık olduğunu, aksi halde ilgili projeyi hakkı ile yerine getirmek adına yoğun çaba ve emek sarf eden müvekkil cezalandırılırken, kusurlu davranışı ile müvekkilin zarara uğramasına yol açan davalının deyim yerindeyse ödüllendirilmesine yol açacağını, davalının gecikmelere ilişkin kendilerine bildirimde bulunulmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirketin uğramış olduğu zararın davalının sözleşmeye aykırı ve kusurlu davranışları nedeniyle meydana geldiğini beyanla, dava dilekçesini tekrarla davanın kabulüne, sözleşmeye aykırılık nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu zararların şimdilik 101.000,00 TL'lik kısmının tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize sunduğu 23/11/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yük ve yolcu araçları ile bileşenlerinin tasarım ve üretimlerini gerçekleştirmek üzere kurulmuş bir anonim şirket olduğunu belirtmiş, şirketin faaliyet alanlarının bir kısmının kamu ihaleleri sonucu alınan vagon imalat işleri olduğunu, götürü bedel üzerinden teklif vermek suretiyle idareden imalat işleri alındığını , alınan vagon işlerinin özel uzmanlık gerektiren kısımlarının ise alanında uzman olan şirketlere yaptırıldığını, davacı tarafın 26.09.2018 tarihli dilekçesinde belirttiği hususların, "-------- şirketi ile birlikte yürütülen TC tarihinin ilk -------- izolasyonlu ve ısıtmalı -------- vagonu üretimi ve sertifikalandırılması işinin izolasyon kısmına dair olduğunu, kazanılan ihale sonucu -------- ile götürü bedel üzerinden sözleşmesi imzalanmış olan 202 adet ---------- tipi Vagon üretimi ve sertifikalandırılması işi davacı firmaya verilmiştir" şeklinde olduğunu, söz konusu işin tamamlandığını ve ödemelerin yapılıp sözleşmenin son bulduğunu, tarafların imzalamış olduğu 03.05.2016 tarihli sözleşmede izolasyonları yapılacak vagonların müvekkil şirket tarafından kısım kısım teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmede izolasyon işine dair bir süreç kararlaştırılmadığını belirtmiş, sözleşmeye göre işin 11.07.2016 tarihinde başlayacağının belirtildiğini, sözleşmede "ilk 2 vagonun ---------- tesliminden sonra ilk 2 vagon 15 gün içinde izolasyonu tamamlanarak teslim edilecektir, deneme süreleri sonunda işveren tarafından diğer 198 vagon kısmi olarak teslim edilecektir, işveren tarafından teslim edilecek vagonların tüm izolasyonları 4 ay içinde tamamlanacaktır, her gün 2 vagon izolasyonunun bitmiş olarak teslime edilmesi planlanmaktadır" ibarelerinin yer aldığını ancak işin süresinin 4 ay olduğuna dair beyanların hukuki dayanağının olmadığını, sözleşmede işin 4 ay sürede tamamlanacağı dışında süreye ilişkin herhangi bir düzenleme yer almadığını, sözleşmenin süresiz olarak akdedildiğinin açık olduğunu, sözleşmede yer alan işin götürü bedel üzerinden yapılmasının kararlaştırıldığını, sözleşmede 4 ay belirtilen sürecin maliyet hesabının da buna göre olması gerektiğini, zira sözleşmenin götürü bedel üzerinden kararlaştırıldığını, birim fiyatın 140 TL/m2 olduğunu, KDV dahil olmadığını, yaklaşık sözleşme tutarının 4.350.000,00 TL olduğunu, --------- kendisine verilen projeleri ve işyerini inceleyerek fiyatını belirlemiş ve hazırlamış olduğunu, işyerini ve çalışma koşullarını bildiğini kabul etmiş olduğunun belirtilmiştir. Yine sözleşmede "-------- personelinin işçilik bedelleri, maaşlar, primler, tazminatlar, genel giderler, --------- işçilik vergileri --------- primleri, ücretlerden kesintiler, harçlar vb resmi giderlerin tümünün ve konaklama, servis ve mesai dışında yemek bedellerinin --------- sorumluluğunda" olduğunun belirtildiğini, götürü bedel olmayan bir sözleşmede davacı tarafın bu sorumlulukları almasının hayatın akışına aykırı olacağını, sözleşmede davacı tarafa fiyat farkı ödeneceğine dair bir düzenlemenin yer almadığını, tarafların bir araya gelerek birim fiyatı 142,50 TL'ye revize etmiş olduklarını, toplam 5.008,590,00 TL'nin şirket tarafından ödenmiş olduğunu, götürü bedelin tamamının ödenmesinden sonra şirketin sözleşmeye ilişkin yükümlülüğünü ifa etmiş olduğunu, öngörülemeyen gecikmeler ortaya çıktığında davacı tarafın hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebileceğini ancak bu mümkün değilse sözleşmeden dönebileceğini ya da fesih edebileceğini belirterek ticari kararları sebebiyle sözleşmeden beklediği karı elde edemeyen davacı tarafın haksız kazanç elde etmeye çalıştığını belirterek davacı yanın iddia ettiği gibi sözde zararlar yüzünden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını beyanla, davanın reddi ile yargılama giderleri ile sair masrafların davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu 15/02/2019 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı beyanlarının aksine; taraflar arasındaki 03.05.2016 tarihli sözleşmede kısmi vagon teslimi öngörüldüğü, tüm işe ilişkin herhangi bir süre kararlaştırılmadığı ve müvekkil şirketin süre konusunda bir taahhüdünün bulunmadığını hususu davacı tarafın 11 Ekim 2017 tarihli e-postasıyla da teyit edilmiş olduğunu, kabul manasına gelmemekle birlikte sözleşme konusu işin süreli olduğunu iddia eden davacı tarafın müvekkil şirketi bu konuda aydınlatacak bir bildirimde bulunmadığı söz konusu durumda davacı tarafın sözde zararlardan müvekkil şirketin sorumlu tutamayacağının açık olduğunu, davacı tarafın, sözleşmenin götürü bedel üzerinden akdedilmediğine dair iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla, haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilmiş olan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Taraflar arasında imzalanan 03.05.2016 tarihli ---------- Proje numaralı sözleşme sureti,-İş bitirme belgesi, İhtarnameler --------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 30.10.2018, 17.09.2019 tarihli müzekkere cevabı, -Sözleşme Hukuku Uzmanı, Makine Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişi heyetinin 20.10.2020 tarihli raporu, -Sözleşme Hukuku ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı, Makine Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişi heyeti mahkememize sunduğu 20.10.2020 tarihli raporunda sonuç olarak: "Davalı/ işverenin kusuru (kendisine ait yükümlülükleri gecikmeli olarak yerine getirmemesinden) dolayı sözleşme konusu işlerin davacı/yüklenici tarafından sözleşmede öngörülen 11.11.2016 tarihinde tamamlanamayıp 02.04.2018 tarihinde (gecikmeli olarak) tamamlandığı; bu nedenle davacının iddia ettiği gibi maliyet artışı zararına uğramış olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu; bu zararının tazminini davalı/işverenden talep edebileceği (TBK.md.112 vd.); Ancak davacı, uğradığını iddia ettiği zararın tutarının hesaplanmasına yönelik gerekli açıklamaları yapmadığı gibi, uğradığı zararın miktarını ispata ilişkin delilleri de sunmadığından, dava dosyasında şu anda var olan davacı açıklamaları ve delilleri itibariyle davacı zararının tutarının hesaplanamadığı; davacı, uğradığını iddia ettiği zararın tutarının hesaplanmasına yönelik gerekli açıklamaları yaptığı ve delilleri sunduğu takdirde, kurulumuzda görevli İnşaat Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişiler tarafından, davacının uğradığı zararın miktarının hesaplanabileceği; davacının uğradığı zararın tam miktarı hesaplanamadığı tekdirde, TBK.md.50/f.2 uyarınca tahmini miktarının, hakkaniyete uygun olarak hesaplanacağı" şeklinde rapor ibraz etmiştir.
Davacı vekilinin rapora karşı itirazları ve dosyaya sunulan beyan dilekçesi ekindeki belgelerde incelenmek suretiyle rapor tanzim edilmesi talebinde bulunmuş Mahkememizce ek rapor alınmasına karar verilmiştir. -Sözleşme Hukuku Uzmanı, Makine Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişi heyetinin 26.10.2021 tarihli ek raporu, -Sözleşme Hukuku ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı, Makine Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişi heyeti mahkememize sunduğu 26.10.2021 tarihli ek raporunda sonuç olarak: "Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, davacı ve davalı yanın ticari defterleri ve dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı yan tarafından incelemeye sunulan 2016-2017-2018 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yan tarafından incelemeye sunulan 2016-2017-2018 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı/işverenin kusuru (kendisine ait yükümlülükleri gecikmeli olarak yerine getirmemesinden) dolayı sözleşme konusu işlerin davacı/yüklenici tarafından sözleşmede öngörülen 11.11.2016 tarihinde tamamlanamayıp 02.04.2018 tarihinde (gecikmeli olarak) tamamlandığı; bu nedenle davacının iddia ettiği gibi maliyet artışı zararına uğramış olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu; bu zararının tazminini davalı/işverenden talep edebileceği, Dosyaya sunulu belgeler ve davacı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacı yanın davalı yandan talep edebileceği gecikme zararının 695.691,61 TL olduğu" şeklinde ek rapor ibraz etmiştir. ---------- Müdürlüğünün 17.03.2022 tarihli müzekkere cevabı ve --------kayıtları, -Davacı vekilinin 30/03/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan iş takip formu, yazışma kayıtları,-Sözleşme Hukuku ve Nitelikli Hesapalama Uzmanı, Makine Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişi heyetinin 18.07.2022 tarihli ikinci ek raporu, -Sözleşme Hukuku Uzmanı, Makine Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişi heyeti mahkememize sunduğu 18.07.2022 tarihli ikinci ek raporunda sonuç olarak: "Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, davacı ve davalı yanın ticari defterleri ve dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Kök ve Ek Raporlarda değiştirilecek bir husus bulunmamaktadır. Kök Rapor ve 1. Ek Raporda da belirtildiği gibi aynen; Davalı/işverenin kusuru (kendisine ait yükümlülükleri gecikmeli olarak yerine getirmemesinden) dolayı sözleşme konusu İşlerin davacı/yüklenici tarafından sözleşmede öngörülen 11.11.2016 tarihinde tamamlanamayıp 02.04.2018 tarihinde (gecikmeli olarak) tamamlandığı; bu nedenle davacının iddia ettiği gibi maliyet artışı zararına uğramış olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu; bu zararının tazminini davalı/İşverenden talep edebileceği, Dosyaya sunulu belgeler ve davacı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacı yanın davalı yandan talep edebileceği gecikme zararının 695.691,61 TL olduğu, hak kazanma koşullarının mahkemenin takdirinde olduğu" şeklinde ek rapor ibraz etmiştir. -Davacı vekilinin 02/11/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan ------- --------- kayıtları, -Davalı vekilinin 07/11/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan 12/10/2016 tarihli e-mail görüntü kaydı,-Sözleşme Hukuku Uzmanı, Makine Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişi heyetinin 21.06.2023 tarihli üçüncü ek raporu, -Sözleşme Hukuku ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı, Makine Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişi heyeti mahkememize sunduğu 21.06.2023 tarihli üçüncü ek raporunda sonuç olarak: "Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı ve davalı yana ait ticari defterler ve dosya üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dosya ve tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacı yanın “gecikme kaynaklı zararının tanzimi talepli” huzurdaki davaya konu -------- ili -------- sanayi bölgesinde yapılan işte çalıştırılan personellerin, sözleşme başlangıcın da işe alındığı, sözleşmeye konu işin bitmesi ile işten çıkartıldığı, yine bu dönemde -------- ilinde mevcut hiçbir firmaya davacı yanca satış yapılmadığı, fatura düzenlenmediği, tarafımızdan tespit edilmiştir. Tarafımızdan tanzim edilen kök ve Ek raporlarda değiştirilecek bir husus bulunmamaktadır, takdir mahkemeye aittir." şeklinde ek rapor ibraz etmiştir. -Davacı vekili 19.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile " fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, kanıtlanan davamızın kabulü ile; sözleşmeye aykırılık nedeniyle müvekkil şirketin davalıdan olan ve bilirkişi raporu ile tespit edilen 695.691,61 TL tutarındaki alacağının temerrüt tarihi olan 30.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanan en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacı ile davalı -------- şirketi Arasında akdedilen 03.05.2016 tarihli -------- Proje numaralı 202 adet -------- tipi vagon izolasyonu işi sözleşmesi gereğince davalı yanın sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak oluşan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.Davacı vekili 19.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile " fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, kanıtlanan davamızın kabulü ile; sözleşmeye aykırılık nedeniyle müvekkil şirketin davalıdan olan ve bilirkişi raporu ile tespit edilen 695.691,61 TL tutarındaki alacağının temerrüt tarihi olan 30.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanan en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Dava konusu uyuşmazlığın incelenmesinde ; Taraflar arasında 03/05/2016 tarihli sözleşme imzalandığı ve sözleşmeye konu işin teslim edildiğine ilişkin taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilatın taraflara arasında imzalanan sözleşme aykırılık olup olmadığı, işin süresi, işin birim fiyatının götürü olup olmadığı, birim fiyatın revize edilip edilmediği, maliyet hesabı, işin süresi/adam/saat hesabına göre yapılıp yapılmayacağı, işin süreli ve süresiz götürü olup olmadığı, davacının iş bitirme tarihi itibari ile zararının bulunup bulunmadığı, zarar var ise miktarı hususlarında uyuşmazlığa düştükleri anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ;
Mahkememizce tarafların iddia , savunmaları ile ilgili olarak bilirkişi incelemesi yapılmış ve 20.10.2020 tarihli raporunda davalının kendisine ait yükümlülükleri gecikmeli olarak yerine getirmemesinden dolayı sözleşme konusu işlerin davacı tarafından sözleşmede öngörülen 11.11.2016 tarihinde tamamlanamadığı, 02.04.2018 tarihinde gecikmeli olarak tamamlandığı bu nedenle davacının iddia ettiği gibi maliyet artışı zararına uğramış olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, davacı açıklamaları ve delilleri itibariyle davacı zararının tutarının hesaplanamadığı belirtilmiş olup davacı vekilinin rapora karşı itirazları ve dosyaya sunulan beyan dilekçesi ekindeki belgelerde incelenmek suretiyle rapor tanzim edilmesi talebinde bulunmuş Mahkememizce dosyada mevcut delil durumuna göre ki dava dilekçesi ekinde davacı vekili tarafından sunulan ---------Sistem Maliyet Kayıtları ve 2016-2017 hesap tablosu/kayıp zaman tablosu, tarafların ticari defter ve kayıtları değerlendirilerek ve taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinin götürü usulde ve belirsiz süre olarak imzalanıp imzalanmadığı, sözleşmenin birim fiyat esası üzerinden imzalanıp imzalanmadığı hususunda ek rapor tanzim edilmesi talep edilmiş olup bilirkişi heyetinin sunduğu 26.10.2021 tarihli ek raporunda davacı yanın davalı yandan talep edebileceği gecikme zararının 695.691,61 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davalı vekili sonradan sunulan delillere muvafakatinin bulunmadığını beyan etmiştir.Mahkememizce davalının rapora itirazları da değerlendirilerek davacı şirketin 2016-2017-2018 yıllarına ilişkin sigortalı çalışanlarının listesinin ve işyeri dosyasının celbi için müzekkere yazılmış ve davaya konu edilen tazminat istemi gecikmeden kaynaklı zarara ilişkin olduğundan bilirkişi raporunda gecikme sürelerinin talebe göre belirlendiği, ancak gecikmenin Sözleşme hükümleri olan 7/2 ve 2/son maddelerine göre belirlenerek varsa gecikme ve zararın buna göre tespiti gerektiğinden öncelikle; deneme amaçlı verilen 2 vagonun 15.05.2016 tarihinden itibaren sözleşmede bildirilen 15 günlük süre içerisinde davacıya teslim edilip edilmediği, davacının da izolasyon işini yaparak davalıya vagonları hangi tarihte teslim ettiği yine sözleşme hükümlerine göre deneme amaçlı verilen 2 vagonun izolasyonundan sonra deneme süreci sonucunda 198 adet vagonun izolasyon işi yapılmak üzere hangi tarih ya da tarihlerde davacıya teslim edildiği hususlarında açıklamada bulunarak varsa teslimlere ilişkin yazılı belgeleri sunmak üzere taraf vekillerine süre verilmiş taraf vekilleri tarafından deneme süreci sonucunda 198 adet vagonun hangi tarihlerde davacıya teslim edildiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmamıştır.Mahkememizce dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına karşı itirazlar ve taraf vekillerince sunulan dilekçeler ve eklerindeki deliller, elektronik iletiler,--------- Kayıtları, tarafların ticari defter kayıt ve dayanak belgeleri tüm halinde değerlendirilerek davalının sözleşmenin kapsamında edimini gecikmeli olarak yerine getirip getirmediği, gecikme sürelerinin somut dosya kapsamına göre Sözleşme hükümleri olan 7/2 ve 2/son maddelerine göre belirlenerek varsa gecikme ve zararın miktarının davacı şirketin talepleri arasında teslimler süresinde yapılmadığından fazladan işçi çalıştırmış olması nedeni ile zarara uğranıldığı iddiası da yer aldığından varsa tespit edilecek gecikme süresi içerisinde davacı şirket işçilerinin davalıya yönelik işten başka davacının 3. kişilerle ticari ilişkisi kapsamında çalıştırılıp çalıştırılmadığı gibi hususların da irdelenerek sözleşme uyarınca tespiti suretiyle ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 18.07.2022 tarihli ek raporunda kök rapor ve 1.ek rapordaki görüşlerin aynen korunduğu ve Mahkememizce verilen ara karar gereği irdeleme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı tarafın da bu yönden itirazı bulunduğu anlaşıldığından yeniden dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve ara kararda geçen; “…davacı şirket işçilerini davalıya yönelik işten başka davacının 3. Kişilerle ticari ilişki kapsamında çalıştırılıp çalıştırılmadığı…” hususunun da irdelenerek rapor tanzim edilmesi istenilmiş , bilirkişi heyeti 21.06.2023 tarihli üçüncü ek raporunda --------- ili ---------- bölgesinde yapılan işte çalıştırılan personellerin, sözleşme başlangıcın da işe alındığı, sözleşmeye konu işin bitmesi ile işten çıkartıldığı, yine bu dönemde -------- ilinde mevcut hiçbir firmaya davacı yanca satış yapılmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar dosyaya sunulan bilirkişi heyet raporu doğrultusunda davacı vekili 19.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 695.691,61 TL tutarındaki zararın davalıdan tahsilini talep etmiş ise de; sözleşme hükümlerine göre deneme amaçlı verilen 2 adet vagonun izolasyonundan sonra, deneme süreci sonucunda 198 adet vagonun izolasyon işi yapılmak üzere hangi tarih ya da tarihlerde davacıya teslim edildiği hususunda dosyaya yazılı bir belge sunulmadığı, yine her ne kadar bilirkişi heyeti tarafından sözleşmede öngörülen 11.11.2016 tarihinde tamamlanamayıp 02.04.2018 tarihinde gecikmeli olarak tamamlandığı belirtilmiş ise de sözleşme suretinin inceelnmesinde sözleşmenin bitiş tarihine ilişkin açık bir tarihin olmadığı, davacı tarafından itiraz kaydı olmaksızın sözleşme gereği işin 02/04/2018 tarihli iş bitirme belgesi ile tamamlanarak davalıya teslim edildiği ve hak edişlerin alındığı, 02/04/2018 tarihli iş bitirme belgesinin incelenmesinde sözleşme bitiş tarihinin 02/04/2018 olarak belirtildiği ve aksi bir tarihte sözleşmenin bitirilmesi gerektiğinin dosya kapsamından anlaşılmadığı görülmüştür.
Bilirkişi heyetinin 21.06.2023 tarihli üçüncü ek raporunda ---------- ili --------- yapılan işte çalıştırılan personellerin, sözleşme başlangıcın da işe alındığı, sözleşmeye konu işin bitmesi ile işten çıkartıldığı, yine bu dönemde -------- ilinde mevcut hiçbir firmaya davacı yanca satış yapılmadığı tespit edilmiş ise de davalı tarafından sunulan 07/11/2022 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan 12/10/2016 tarihli e-mail görüntü kaydının incelenmesinde toplantı neticesinde 3 personelin -------- kalmasına, diğer 5 personelin geçici olarak -------- şantiyesine gönderileceği belirtilmiş olup davacı vekili dava konusu sözleşme nedeniyle işçilere beklenen süre için fazladan masraf yapıldığı iddiasını ispatlayamamıştır. Yine bilirkişi heyeti 26.10.2021 tarihli ek raporunda davacı yanın davalı yandan talep edebileceği gecikme zararının 695.691,61 TL olduğu tespit edilmiş ise de söz konusu tespit edilen zararın davacı tarafından tek taraflı olarak sunulan ve davalı ile mutabık olunduğu hususunda bir ibare bulunmayan --------- Sistem Maliyet Kayıtları ve 2016-2017 hesap tablosu/kayıp zaman tablosu esas alınarak hesaplanmış olup davacı vekili tarafından oluştuğu iddia edilen zarar miktarı kesin deliller ile ispatlanamamış olup davacı vekilinin yemin deliline hatırlatılmış ve davacı vekili üç rapor ile de haklılığının ispatlandığını beyan ederek ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş ise de dosya kapsamında yer alan tüm deliller ve açıklanan nedenlerle davacının ispatlanamayan davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının davasının REDDİNE,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 1.724,83 TL peşin harç ile 10.155,85 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 11.880,68 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 11.453,08 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13/4 maddesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne (e-duruşma yolu ile) ve davalı vekilinin yüzüne karşı karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile -------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/01/2024