9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/22291 E. , 2024/85 K.
"İçtihat Metni" ...
...
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : ...
Her ne kadar Tebliğnamede suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile ilgili görüş bildirilmişse de, bu karara yönelik temyiz isteğinin bulunmaması nedeniyle inceleme, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle sınırlı yapılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin hükmedilen ceza miktarına göre ve kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli, 2015/236 Esas, 2016/124 Karar sayılı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 28.05.2015 günlü iddianame ile suça sürüklenen çocuk hakkında müstehcenlik, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından usulüne uygun açılmış kamu davası bulunmadığı halde mahkûmiyet kararı verilmesi,hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 13.04.2015 tarihli farik mümeyyizlik raporunda, suça sürüklenen çocukla ilgili olarak "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçu yerine "çocuğun cinsel istismarı" suçundan görüş bildirilmesi karşısında, hükme esas suçla ilgili rapor aldırıldıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Hükmün gerekçesinde suça sürüklenen çocuğun mağdure ...'ya karşı çocuğun nitelekli cinsel istismarı suçunu işlediğinin kabul edilmesine karşın temyize konu hüküm fıkrasında bu eylemin mağdure ...'ya karşı işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmek suretiyle hükümle gerekçe arasında çelişkiye ve karışıklığa sebebiyet verilmesi,hukuka aykırı bulunmuştur.
4.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin maddi hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenip, bu mümkün olmadığı takdirde soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’sinin duruşmada taraflarla birlikte izlenerek beyanlarının alınmasından sonra, suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurenin çocuk izlem merkezinde alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli, 2015/236 Esas, 2016/124 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2024 tarihinde karar verildi.