Esas No
E. 2021/16016
Karar No
K. 2024/828
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2021/16016 E.  ,  2024/828 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/2696 E., 2019/2237 K.
SUÇLAR: Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte bankaveya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka veya kredi kartıkullanmak suretiyle yarar sağlamaHÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Red

İlk Derece Mahkemesi'nce verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından kamu davası açılmıştır.

2.İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 29.05.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb., sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin, 10.07.2019 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki hükümlerin kaldırılmasına ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; delillerin eksik değerlendirildiğine, lehe kanun hükümlerinin uygulanmadığına,

2.Katılan banka vekilinin temyiz isteği; takdiri indirim sebeplerinin uygulanmaması gerektiğine, cezanın az olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre; dava konusu olay,sanığın suç tarihinde mağdur ... adına sahte tanzim ettiği ve elde edilemeyen Okan Üniversitesi öğrenci kimlik kartı ile Yapı Kredi Bankası Hasanpaşa şubesi nezdinde mağdur adına 4506 ***** 3670 nolu kredi kartı başvurusu yaparak söz konusu kredi kartının tahsisini sağladığı ve bu kredi kartını kullandığı iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;

Sanığın, suç tarihinde işletmeciliğini yaptığı iş yerine gelen banka görevlilerine yeğeni adına tanzim ettirilmiş sahte öğrenci kimlik kartını ibraz ederek onun adına kredi kartı sözleşmesi yaptıktan sonra kart tahsis ettirip teslim alarak bu kartla alış veriş yaptığı anlaşıldığından mahkumiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;

Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesininde uygulanması gerekirken bu hususa riayet edilmediği belirlenmiş olmakla İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararına ilişkin yapılan istinaf istemlerinin kabulü ile kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak sanık ...'ın banka veya kredi kartını kötüye kullanması suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

1.Sanık hakkında Sahte Banka veya Kredi Kartı Kullanmak Suretiyle Yarar Sağlama suçundan kurulan hüküm yönünden;

a)Oluşa ve dosya kapsamına göre; Sanığın, suç tarihinde işletmeciliğini yaptığı iş yerine gelen banka görevlilerine yeğeni adına tanzim ettirilmiş sahte öğrenci kimlik kartını ibraz ederek onun adına kredi kartı sözleşmesi yaptıktan sonra kart tahsis ettirip teslim alarak bu kartla alış veriş yaptığı anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesinin sübuta ve suç vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

b)Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.Sanık hakkında Başkalarına Ait Banka Hesaplarıyla İlişkilendirilerek Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretme, Satma vb. suçundan kurulan hüküm yönünden; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2019 tarihli kararında Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen " Sanığın, mağdur ... adına sadece bir adet sahte kredi kartı ürettirdiği ve hakkında zincirleme suç hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden, TCK.nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini" dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

A. Sanık hakkında Sahte Banka veya Kredi Kartı Kullanmak Suretiyle Yarar Sağlama suçundan kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünün 1 numaralı bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 10.07.2019 tarihli kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık hakkında Başkalarına Ait Banka Hesaplarıyla İlişkilendirilerek Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretme, Satma vb.

suçundan kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünün 2 numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 10.07.2019 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (...) bendi gereği hüküm fıkrasına; “hükmün 2. bendinde yer alan TCK.nın 43. maddesi,

TCK.nın 52/2. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılıp TCK.nın 62. maddesinden sonra gelmek üzere "TCK.nın 52/2. maddesi uyarınca 4 gün adli para cezasının tam gün karşılığı 20 TL olmak üzere 80. TL adli para cezası ve sonuç cezanın 2 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adli para cezası olarak belirlenmesi," ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 55.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.