Esas No
E. 2009/14873
Karar No
K. 2010/1202
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

4. Hukuk Dairesi

E. 2009/14873 K. 2010/1202 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/14873, K. 2010/1202, T. 11.02.2010
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/14873
Karar No
2010/1202
Karar Tarihi
11.02.2010
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

4. Hukuk Dairesi         2009/14873 E.  ,  2010/1202 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/03/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 09/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, etkili eylem nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalının etkili eylemde bulunarak yaralanmasına neden olduğunu belirterek uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, zamanaşımı def’inde bulunarak, davanın olay gününden 6 yıl 10 ay 4 gün sonra açıldığını ileri sürüp istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.

Yerel mahkemece, olay gününden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir. Dava konusu olay 08/05/2002 günü gerçekleşmiş olup eldeki dava 11/03/2009 gününde açılmıştır. Ne var ki, eldeki davanın açıldığı günde ceza davasının henüz sonuçlanmayıp görülmekte olduğu anlaşılmaktadır. Ceza davası devam ettiği sürece davacının ceza davasına katılarak, özel hukuka ilişkin haklarını isteme olanağı bulunduğundan, eldeki davada zamanaşımının geçtiğinden söz edilemez. Kaldı ki, Borçlar Yasası'nın 60. maddesinde öngörülen 10 yıllık genel zamanaşımı süresi de dolmamıştır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/02/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.11/02/2010

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Ceza Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog