Esas No
E. 2023/2408
Karar No
K. 2023/6090
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/2408 E.  ,  2023/6090 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2014/529 E., 2021/481 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın reddi

Taraflar arasında görülen manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin T.H.S.S. Altınyıldız-Beymen Konut Yapı Kooperatifinin yönetim kurulu üyeleri, davalının ise bu kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatifin 15.01.2012 tarihli genel kurul toplantısında davalının konuşma yaptığını, davalının bu konuşması sırasında müvekkilleri olan yönetim kuruluna hitaben mikrofon vasıtası ile "hırsızlar ve şerefsizler" şeklinde hakaret ettiğini, bu durumun müvekkillerini manevi zarara uğrattığını belirterek müvekkillerinden her biri için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 16.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; anılan genel kurulda salonda bulunan kimseye hakaret etmediğini, bu hususun genel kurul görüşmelerinin kaydedildiği CD kayıtlarında sabit olduğunu, konuşma esnasında söylediği "şerefsiz" kelimesini genel kurulda olmayanlar için kullandığını, hiç bir zaman anılan genel kurul da dahil olmak üzere kimseye karşı "hırsızlar" şeklinde bir kelime de kullanmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 25.06.2013 tarihli 2012/112 E., 2013/412 K. sayılı kararıyla; ceza dosyasının getirtilerek incelendiği, bildirilen tanıkların dinlendiği delil olarak dayanılan CD'nin dökümü yaptırılarak bilirkişiden bu konuda rapor alındığı davalı tanıklarının beyanına göre hakaretin söz konusu olmadığı, keza kooperatif yetkilileri olan davacıların kaydettiği toplantı görüntü ve ses kaydı CD'sini çözen bilirkişi raporlarına göre davalının davacılara herhangi bir hakaretinin olmayıp, toplantı sırasında da davacıların yanlış anlaması üzerine ısrarla kendilerine bir hakaretinin olmadığını, sözlerinin kendilerine yönelik olmadığını beyan ettiği, dolayısıyla davalının davacıların kişilik haklarına saldırı teşkil edecek herhangi bir hareketinin bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairenin 19.06.2014 tarihli 2013/15723 Esas - 2014/10218 Karar sayılı kararı ile, "...Davalı hakkında, Büyükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/677 Esas sayılı dosyası üzerinden kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret suçundan kamu davası açıldığı ve davanın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi gereğince hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değilse de; ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıalar hukuk hâkimi yönünden de bağlayıcıdır. Bu nedenle; Büyükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/677 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenmeli ve sonucuna göre yapılacak değerlendirme ile birlikte iş bu dava hakkında karar verilmelidir..." şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davacıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların aynı kooperatifin ortağı oldukları, Kooperatif Genel Kurul toplantısında yapılan konuşmalar sırasında davalının davacılara hakaret ettiği iddiası ile bu davanın açıldığı, her ne kadar bir kısım davacı tanıkları davalının davacılara hakaret ettiği yolunda beyanda bulunmuşlar ise de, davalı tanıklarının beyanına göre hakaretin söz konusu olmadığı, keza kooperatif yetkilileri olan davacıların kaydettiği toplantı görüntü ve ses kaydı CD'sini çözen bilirkişi raporlarına göre davalının davacılara herhangi bir hakaretinin olmayıp, toplantı sırasında da davacıların yanlış anlaması üzerine ısrarla kendilerine bir hakaretinin olmadığını, sözlerinin kendilerine yönelik olmadığını beyan ettiği, davalı hakkında yürütülen ceza yargılama sonucunda Büyükçekmece 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/67 E. - 2015/645 K. Sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği, bu ilam içeriğinden de anlaşılacağı üzere davalının davacılara hakaret ettiği hususunun ispatlanamadığı, dolayısıyla davalının davacıların kişilik haklarına saldırı teşkil edecek herhangi bir hareketinin bulunmadığı; gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; karar tarihine kadar davalı vekili tarafından usulüne uygun sunulmuş bir vekaletnamenin bulunmadığını, mahkemece davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme kararının gerekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesine aykırı olduğunu, davalının, davacıların beyanları, tanık ifadeleri, CD kaydı çözümlemesine ilişkin bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere "...sizin gibi şerefsiz biri değilim ben ben ben." ifadesini kullandığını, davalının bu ifadeyi salonda olmayan kişilere karşı kullanmış olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalının söz konusu ifadeleri salonda olmayanlara karşı söylediğine ilişkin savunmasının TCK’nun 126 ncı maddesine göre kabul görmeyeceğini, anılan maddeye göre mağdurun isim ve soyisminin belirtilmesine gerek olmayıp ima yolu ya da her türlü şüpheden uzak bir şekilde, mağdurun söz ya da davranışların muhatabı olduğunun belirlenebilir olmasının yeterli olduğunu, CD çözümlemelerinden anlaşıldığı üzere davalının konuşmayı karşılıklı olarak yönetim kurulu üyeleri ile yaptığını, bu ifadeleri salona gelmeyen üyeler için kullanmış olamayacağını, sadece davalı tanığı Nazife Sevilen davalı eşinin savunması yönünde beyanda bulunduğunu, tüm genel kurul süresince kamera kayıtlarının davalıyı çekmediğini, kayda alınmayan bölümde davacı tanıklarının ifadelerinde yer aldığı gibi davalının "hırsızlar, şerefsizler" ifadesini davacılara yönelttiğini, ceza dosyasında davalının “şerefsizler” dediğinin 13.03.2012 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, davalının “hırsızlar” ifadesini kullanmasının ise dinletilen tanık beyanlarıyla sabit hale geldiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, yeni bir bilirkişi raporu alınmadan davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı savunması yönünde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, matufiyet hususunda yerel mahkemece hiç bir inceleme ve değerlendirmede yapılmadığını, davalının tanık olarak dinlettiği kişilerin davalı ile yakın bağ içerisinde olduklarını, ceza dosyasının Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.01.2021 tarih 2020/9617 E ve 2021/ 40 K sayılı ilamı ile incelendiğini, bu ilamın içeriği incelendiğinde davacıların temyiz itirazlarının yerinde görülmüş olduğunun anlaşılacağını, ceza yargılamasında verilen beraat kararının hükme esas alınmasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı tarafından kooperatif genel kurul toplantısı sırasında sarf edilen sözler nedeniyle manevi zarara uğrayan davacıların manevi tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 49 ve 53 üncü maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davaya konu eylem nedeniyle davalının yargılandığı ceza davasında davalının hakaret suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve yeterli delil olmadığından beraatine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 11.01.2021 tarihli ilamı ile suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, kararın bozulmasına ve davanın düşmesine karar verildiği, düşme kararının 11.01.2021 tarihinde kesinleştiği, ceza dosyası ile eldeki dosya kapsamında davaya konu olay tarihindeki toplantı görüntü ve ses kaydı görüntülerine ilişkin alınan bilirkişi raporlarında davalının söz konusu ifadeleri davacılara hitaben söylediğinin sabit olmadığı, davalı vekilinin dosya kapsamında vekaletnamesinin bulunduğu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog