8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2022/1990 E. , 2024/1056 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği gerekçe bölümünün (B) bedinde açıklanan dışında temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gönen Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2.Gönen Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2013 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
3.Gönen Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2013 tarihli kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 20.09.2017 tarihli ve 2014/10301 Esas, 2017/4107 Karar sayılı kararı ile "... sanığın, ondört yaşı içerisinde bulunan mağdure ile arkadaş olduktan sonra bir gün cebir tehdit veya hile olmaksızın buluştuğu mağdureyi yaşı itibariyle hukuken geçersiz olan rızasına istinaden götürdüğü evde uzun süreli alıkoyması eyleminde üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibariyle oluştuğu tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla birlikte yargılama sırasında mağdurenin yaşı ile ilgili olarak yapılan araştırma kapsamında tek radyoloji uzmanından aldırılan ve 09.02.2011 tarihinde çekilen kemik grafisine göre kemik yaşının onsekiz olduğunu belirten 09.02.2012 günlü doktor raporunun içeriği itibariyle yetersiz olduğu nazara alınıp suç vasfının tayini açısından mağdurenin kemik grafileri temin edilerek içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu hastane sağlık kurulundan suç tarihi dönem başındaki yaşı ile ilgili rapor aldırılması ve duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak gerçek yaşının belirlenmesinin ardından 5271 sayılı CMK'nın 218/2. maddesi uyarınca yaş tashihi yapıldıktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile ve dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraat hükmü kurulması,.." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Gönen (Balıkesir) Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Mağdur ... Vekilinin Temyiz Sebepleri; Mağdurun söz konusu suç nedeniyle şikayetten vazgeçme iradesinin söz konusu olamayacağı olayda verilen beraat hükmünün mahkemece göz önünde bulundurulacak diğer nedenlerle bozulması gerekçesiyle hükmü temyiz etmiştir.
2.Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri;
Öncelikle sanığın eylemlerinin sabit olmasına karşın mahkemesince bu eylemlerin soyut iddia kapsamında değerlendirilmiş olması nedeniyle sanık hakkında beraat hükmü verilmesi ayrıca suç tarihinde mağdurun 17 yaşının içinde olması ve rızası dahilide sanık ile kaçtığı yönündeki kabule göre sanığın eyleminin çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin eksik muhakeme ile beraat kararı verilmiş olması gerekçesiyle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın nüfus kaydına göre olay tarihinde nüfus kayıtlarına göre 15 yaşından küçük olan ancak dosyadaki mağdur ve tanık beyanlarına göre nüfusa geç kayıt ettirilmiş olan mağdureyi evinden kaçırdığı, daha sonra ailelerinin araya girmesiyle dini nikahla evlendikleri mağdureyi rızasına binaen uzun süreli olarak alıkoyduğu ve bu suretle mağdureyi hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasına ilişkindir.
2.Bozma sonrası yapılan yargılamada, mağdurenin kemik grafileri de temin edilerek içinde dahiliye uzmanınında bulunduğu Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan 25.02.2019 tarihinde alınan rapora göre mağdurenin yaşının dosya içerisindeki grafilerin çekildiği tarih olan 27.12.2018 tarihinde 25 yaş civarıyla uyumlu olduğu geriye dönük olarak olay tarihindeki yaşına ilişkin tıbbi bir yorumun yapılamadığı adli tahkikatla bu durumun aydınlatılabileceği belirtilmiştir.
3.Mağdure bozma sonrasında gerçekleşen 14.11.2017 tarihli celsede sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçmiştir. IV. GEREKÇE
Mağdur ile sanık arasında gönül ilişkisi olduğu, sanığın cebir tehdit veya hile olmaksızın buluştuğu mağdureyi rızasına istinaden götürdüğü evde uzun süreli alıkoyması eyleminde, mağdurenin yaşına istinaden mağdure ve dosya içerisindeki tanık beyanlarına ifadesine istinaden Adli Tıp 6. İhtisas Kurulundan 25.02.2019 tarihinde alınan rapora göre, mağdurenin dosya içerisindeki grafilerin çekildiği tarih olan 27.12.2018 tarihinde 25 yaş civarıyla uyumlu olduğunun tespit edildiği ve bu nedenle mağdurun suç tarihi itibariyle 15 yaşından büyük olduğu belirlendiğinden, sanığın üzerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede,
A. Mağdur ...
Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik;
Çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçunun mağdurunun alıkonulan veya kaçırılan çocuk değil çocuğun anne ve babasının velayet hakkı olduğu anlaşılmakla suçun mağduru olduğu kabul edilmeyen Songül vekilinin davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığı ve mahkeme tarafından da katılma kararı verilmiş olmasının kendisine hükmü temyiz hakkı vermeyeceği belirlenmiştir.
B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemlerine Yönelik;
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın ilk savunmasının alındığı tarih olan 10.12.2012 ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR
A. Mağdur ...
Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Gönen (Balıkesir) Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2017/629 Esas, 2020/431 Karar sayılı kararına yönelik mağdur ... vekilinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Gönen (Balıkesir) Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2017/629 Esas, 2020/431 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2024 tarihinde karar verildi.