Esas No
E. 2024/135
Karar No
K. 2024/1174
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2024/135 E.  ,  2024/1174 K.

"İçtihat Metni"TUTUKLU

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/1388 E., 2023/1207 K.
SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Sanık, katılan ... vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanığın duruşmalıı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 25.01.2023 tarihli iddianamesi ile sanığın, silahla tehdit ve cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Burdur 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2023/67 Esas ve 2023/205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a)Silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 43 üncü maddesinin ikinci bendinin yollamasıyla birinci bendi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

b)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a ve e) bentleri, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 14 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.İlgili kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nin 18.09.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince silahla tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına;

a)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hüküm yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a ve e) bentleri yerine 119 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin ve ikinci fıkrasının uygulanması hatalı ise de cezaların asıl sevk maddeleri uyarınca doğru tayin edilmesi karşısında bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmemekle düzeltilerek,

b)Silahla tehdit suçundan verilen hüküm yönünden; sanığın dosya kapsamındaki delillere göre katılanları elindeki kuru sıkı silahı göstererek konut içerisindeki oturma odasında rehin aldığı, dışarı çıkmalarına mani olduğu, böylece silahla tehdit eylemini hürriyetinden alıkoyma eylemine geçit olarak işlediği, bu durum karşısında tehdit eyleminin 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendindeki nitelikli ve ağırlatıcı nedenlerin unsuru haline gelmekle ayrı bir tehdit suçuna vücut vermeyeceği gözetilmeksizin ayrıca bu suçtan mahkumiyet hükmü tesis edilmesi hatalı ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmemekle silahla tehdit suçundan karar verilmesine yer olmadığına şeklinde düzeltilerek, Ceza Muhakemesi Kanunun 280 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, suç kastının olmadığına, katılanları evde kalmaya ya da evden ayrılmaya zorlamadığına, müdafii atanmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, beraat ve tahliye talebine ilişkindir. Katılan Hayriye Okur vekilinin temyiz isteği, silahla tehdit suçunun da maddi unsurlarının oluştuğu, sanığın silahla tehdit eyleminin, başka bir suçun unsuru olarak değil, ayrı bir suç olarak değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

Dava konusu olay, sanık ile katılan ...'un resmi nikahlı evli olup boşanma aşamasında oldukları, aralarında müşterek çocuklarının velayeti hususunda anlaşmazlık olduğu ve çocuğun anne yanında kaldığı, Huriye'nin daha önce sanık hakkında uzaklaştırma kararı aldığı, sanığın olay tarihinde Huriye'nin birlikte yaşadığı babası ve annesi olan katılanlar Halil ve Fatma'nın evine 21:25 sıralarında silahtan sayılan ve 6136 sayılı Kanun kapsamında olmayan kuru sıkı tabanca ve yine silahtan sayılan iki adet benzin bidonu ile geldiği, kapıyı çaldığında açan Halil'i iterek elindeki silahla içeriye girdiği, yere bir el ateş ettiği, daha sonra dışarıda duran iki adet benzin bidonunu da evin içerisine soktuğu, içeride bulunan Huriye ve Fatma'yı da silah zoruyla evin salonuna getirdiği, elinde bulunan silahla evin içerisinde iki el daha ateş ederek ve benzin bidonlarını katılanlara göstererek Jandarmaya haber vermemeleri ve dışarı çıkmaya kalkışmamaları hususunda öldüreceğinden bahisle tehdit ettiği, bu arada komşularının güvenlik kamerasının katılanların kapısını net şekilde gördüğü, kapının dışında yaşananların net şekilde kameri kaydında görülebildiği, kapıdan çıkmaya çalışan katılanları silahı başlarına dayamak suretiyle iki kez daha içeriye soktuğu, katılanlara hitaben "sizi vurup öldüreceğim, yuvanızı yıkacağım, çocuğun velayetini alırsanız, bana vermezseniz hepinizi öldürürüm, benden kurtulamazsınız" şeklinde tehdit ettiği, katılan ...'nın bir fırsatını bulup evden çıkarak Jandarmaya haber vermesi üzerine saat 21:57 sıralarında olay yerine gelen Jandarma görevlilerinin sanığı ikna ederek teslim aldığına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Suçun işlenmesindeki şekil ve özellikler, sanığın konuta girdikten sonra hürriyetten yoksun bırakma eyleminin temadi ettiği sürenin uzunluğu, sanığın eylemin icrası esnasında tehdit aracı olarak kullandığı silahların çeşitliliği, birden fazla nitelikli hali ihlal etmesi, kastına dayalı kusurunun ağırlığı ile amaç ve saiki nazara alınarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak cezalandırıldığı, sanığın söz konusu ikamete katılanların rızası olmaksızın cebren girdikten ve katılanları hürriyetlerinden yoksun kıldıktan sonra asıl amaç ve saiki olan velayet hususunu beyan etmek için yenilenen bir kastla katılanların kafasına silahtan sayılan tabancayı dayayarak evin boş kısımlarına ateş ederek ve benzin bidonları ile katılanları yakacağını belirterek katılanlara hitaben "sizi vurup öldüreceğim, yuvanızı yıkacağım, çocuğun velayetini alırsanız, bana vermezseniz hepinizi öldürürüm, benden kurtulamazsınız" şeklinde silahla tehdit eyleminde bulunmakla üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlediği kabulü ile sanığın her iki suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Tehdit eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli ve ağırlatıcı unsuru haline gelmekle ayrı bir tehdit suçuna vücut vermeyeceği kabulü ile, sanığın üzerine atılı nitelikli olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sabit kabul edilmekle sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a ve e) bentleri ve aynı suçu işlemenin icrası kapsamında bir bütünlük arz eden ve hukuken tek sayılan eylemiyle birden fazla mağdura karşı suçu işlediği anlaşılmakla 43 üncü maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Silahla Tehdit Suçuna İlişkin Temyiz Talebi Yönünden Dosyadaki olgular itibari ile, sanığın silahla tehdit eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olup ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin, silahla tehdit suçuna ilişkin kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.

B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden

1.Sübuta ve Suç Kastına İlişkin; Dosyadaki olgular itibari ile, sanığın ikrar içeren aşamalardaki savunması, kamera kayıtları, tutarlı katılan beyanları ile sanığın eylemleri sabit olmakla, mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Savunma Hakkının Kısıtlandığına İlişkin;

Mahkeme tarafından 07.03.2023 tarihli celsede savunması alınan sanığa öncesinde 5271 sayılı Kanun'un 147 inci maddesi ve 191 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendindeki yasal hakları okunarak bilgi verildiği ve sanığın savunma yapmak için süre ve avukat talep etmediğini beyan ettiği, yargılama dosyasında 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen zorunlu müdafii atanmasını gerektiren yasal bir zorunluluk da bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın avukatı olmaksızın yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir

3.Lehe hükümlerin Uygulanmasına İlişkin;

a)Sanık hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken "suçun işlenmesindeki şekil ve özellikler, sanığın konuta girdikten sonra hürriyetten yoksun bırakma eyleminin temadi ettiği sürenin uzunluğu, sanığın eylemin icrası esnasında tehdit aracı olarak kullandığı silahların çeşitliliği, birden fazla nitelikli hali ihlal etmesi, kastına dayalı kusurunun ağırlığı ile amaç ve saiki" dikkate alınarak belirlenen temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesine bir aykırılık görülmemiş ve bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.

b)Sanığın adli sicil kaydı ve açık dosyaları incelendiğinde adli sicil kayıtlarının bulunması, davaya konu eylemlerinden kamu davası açılmadan önce de aynı mağdura karşı benzer eylemlerde bulunmuş olması, kişiliği ile geçmişi konusunda ve tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması gerekçeleriyle ve ceza miktarı göz önüne alınarak sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Diğer Yönlerden;

Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen kamera görüntüleri, katılan beyanları, sanık savunması ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.09.2023 tarihli ve 2023/1388 Esas, 2023/1207 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Burdur 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.