8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/16914 E. , 2024/1320 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sapanca Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2018 tarihli iddianamesi ile, temyizin kapsamına göre sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2.Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
3.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 16.09.2020 tarihli kararı ile, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan bakanlık vekilinin temyiz isteği; suçun sabit olduğuna, sanığın mağdureyi eve kilitlediğine, kadına karşı şiddetin önlenmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAYLAR VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanık ile müştekinin arasında gönül ilişkisi olduğu, suç tarihinde sanığın müştekiyi Serdivan'da bulunan bir evde, ardından da Sapanca İlçesinde bulunan bir pansiyonda yumruk ve silahtan sayılan eşyalarla darp ederek zorla alıkoyduğu iddiasına ilişkindir.
2.Mağdurenin hazırlık aşamasındaki beyanından özetle, sanıkla birlikte Serdivan'da bir apartta kalmaya başladıklarını, sanığın apartı kilitleyip dışarı gittiğini, döndüğünde açtığını, bazı zamanlar birlikte alışverişe gidip geldiklerini, zaman zaman yumruk ve tekme atmak suretiyle kendisine şiddet uyguladığını, sonra 30.01.2017'den itibaren sanıkla Özlem Pansiyonunda kalmaya başladıklarını, annesinin hakkında kayıp müracaatında bulunduğunu polislerin araması sonucunda öğrendiğini, sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. 11.07.2018 tarihli beyanında ise, sanıkla ilgili isnatlarının doğru olmadığını, yaralanmasının ATV'den düşmesi sonucunda meydana geldiğini, şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
3.Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesinden alınan rapora göre, mağdurenin sağ ayak beşinci parmağında ve sağ el üçüncü parmağında kemik kırığının bulunduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği tespit edilmiştir.
4.Sanık savunmasından özetle; müşteki ile birlikte yaylaya çıktıklarını, bu sırada kaza yaptıklarını, emniyetten arandığını, müştekinin kayıp olarak gözüktüğünü, ifade vermesi gerektiğinin söylendiğini, bu nedenle Sapanca Karakoluna gittiğini, yanında 5 yaşında küçük kızı olduğu için ifade vermeye içeri girmediğini, polis geldiğinde camları kapatıp kaçtığını, çocuğunun velayetinin annesinde olduğunu, suçlamaları kabul etmediğini ifade etmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü Sanığın eylemi sabit görülerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
Sanık savunması ile müşteki beyanı ve tanık anlatımlarına göre mağdurenin rızaen sanığın ikametinde kalmaya başlaması, kaldığı süre içerisinde sanık ile birlikte geziyor olmaları, tanık anlatımı da dikkate alındığında mağdurenin sanığın ikametinde zorla kalmadığının anlaşılması, mağdurenin sanık tarafından sanığın kendi ikametinde ve Sapanca İlçesinde bulunan bir pansiyonda zorla alıkonulduğuna dair mağdurenin soyut iddiasından başka bir delilin bulunmadığı gibi aşamalarda beyanlarının değişmesi karşısında sanık lehine şüphenin oluştuğu, şüphenin ise sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılarak İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına, sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, mağdure anlatımları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, mağdurenin, sanık tarafından hürriyetinin kısıtlandığına dair mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Sapanca Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.