Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/8122
Karar No
K. 2023/6345
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/8122 E.  ,  2023/6345 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2021/8122
Karar No: 2023/6345
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- (DAVACI) … İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti
VEKİLİ: Av. …

2.(DAVALI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF: 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı

2.… İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı şirkete, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, aynı Kanunun 20. maddesinin (r) bendi ve 23. maddeleri uyarınca 649,773,00-TL para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; "Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu işlemin dayanağı çevre denetim tutanağının Yönetmelikte öngörülen usule uygun olarak düzenlenmiş olduğu, davacının anılan taşınmaza hafriyat toprağı döktüğünün tespit edildiği, buna ilişkin fotoğrafların dosyaya konulduğu, davacı tarafından da tutanağın gerçeğe aykırı düzenlendiği, tutanakta yer alan tespitlerin gerçeği yansıtmadığını somut olarak ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin sunulamadığı, davacının üzerine atılı Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği ile belirlenen esaslara aykırı olarak izinsiz hafriyat toprağı dökmek fiilinin subuta erdiği" belirtilerek "Dava konusu işlemin tekerrüre ilişkin kısmının dayanağını oluşturan … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararı ile dava konusu işlemin 175.053,00 TL'lik kısmı yönünden işlemin iptaline, 175.053,00 TL'lik kısmı (tekerrür) yönünden ise davanın reddine karar verildiği, bu durumda, 1. tekerrür uygulanmasının iptal edildiğinden bahisle dava konusu işlemin tekerrür nedeniyle iki kat artırılmasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği, bu durumda davacı şirketin 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca verilecek idari para cezalarına ilişkin 2019/1 sayılı tebliğ uyarınca 2019 yılı için temel ceza olarak belirlenen 180.509,00 TL üzerinden tekerrür nedeniyle bir kat arttırılarak 361.018,00 TL idari para cezası ile cezalandırılması gerektiği, 2 kat arttırılarak davacının toplam 649.773,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve HF … sayılı işlemin 361.018,00 TL'sinde hukuka aykırılık, 288.755,00 TL'sinde hukuka uyarlık bulunmadığı" sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem 288.755,00-TL'lik kısmının iptaline, 361.018,00-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

1.Davacı tarafından; idari yaptırım kararına dayanak fiilin kendileri tarafından işlenmediği, kabul etmemekle birlikte cezanın fahiş olduğu, orantılı ve ölçülü olmadığı, işlemin usul ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

2.Davalı tarafından; 2019/1 yılı tebliğinde Çevre Kanunu 20. maddesinin (r) bendi için ceza miktarının 72.197,00- TL olduğu, tekerrür nedeniyle artırımın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı zabıta ekiplerince 21/05/2019 ve 30/05/2019 tarihlerinde düzenlenen tutanaklarla, davacıya ait "..." çekici, "..." dorse plakalı araçla "İstanbul ili, Başakşehir ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi üzerine" izinsiz olarak hafriyat toprağı döküldüğü tespit edilmiş ve davacı şirkete, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 20. maddesinin (r) bendi ve 23. maddesi uyarınca, davacı hakkında daha önce uygulanmış olan 15/11/2018, 04/12/2018, 13/03/2019 tarihli yaptırım kararları nedeniyle artırım uygulanarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından … günlü, … sayılı idari yaptırım kararıyla 649.773,00-TL para cezası verilmesinin üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinde; ''Atık: Herhangi bir faaliyet sonucunda oluşan, çevreye atılan veya bırakılan her türlü maddeyi'' ifade edeceği, ''Kirletme yasağı'' başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında; ''Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.''; ''İdari nitelikli para cezaları'' başlıklı 20. maddesinin ''r'' bendinde de; ''Bu Kanunda ve yönetmeliklerde öngörülen usûl ve esaslara, yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak atık toplayan, taşıyan, geçici ve ara depolama yapan, geri kazanan, geri dönüşüm sağlayan, tekrar kullanan veya bertaraf edenlere 24.000 Türk Lirası, ithal edenlere 60.000 Türk Lirası idari para cezası verilir.''; aynı maddenin 2. fıkrasında ise; "Bu maddenin (k), (l), (r), (s), (t), (u), (v) ve (y) bentlerinde öngörülen idarî para cezaları kurum, kuruluş ve işletmelere üç katı olarak verilir.", 23. maddesinde ise; bu Kanunda belirtilen idarî para cezalarının, bu cezaların verilmesini gerektiren fiillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında iki kat artırılarak verileceği hükümlerine yer almaktadır.

Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinin 8. maddesinde; İl belediye mücavir alanı içerisinde il ve ilçe belediyelerinin, büyük şehirlerde büyükşehir belediyelerinin, büyükşehir belediyeleri dışında ise ilçe belediyelerinin, hafriyat toprağı, inşaat/yıkıntı atıkları ile doğal afet atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması, geri kazanılması ve bertarafı ile ilgili yönetim planı hazırlamakla; hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması ve bertarafı faaliyetlerini denetlemekle; belediye sınırları içindeki hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıkları geri kazanım tesisleri ile depolama sahalarına izin vermek ve gerektiğinde bu izni iptal etmekle, hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıkları geri kazanım tesisleri sahaları ile depolama sahalarını belirlemek, kurmak/kurdurtmak ve işletmek/işlettirmekle yükümlü oldukları, 13. maddesinde; hafriyat toprağı ile inşaat yıkıntı atıklarının üretici ve taşıyanları tarafından belediyelerin veya mahallin en büyük mülki amirinin gösterdiği ve izin verdiği geri kazanım ve depolama tesisleri dışında, denizlere, göllere, akarsulara veya herhangi bir yere dökülmesi ve dolgu yapılmasının yasak olduğu, faaliyetleri sonucu hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının üretimine neden olacak özel veya resmi kişi, kurum ve kuruluşların bu atıkların üretilmesinden önce ilgili belediyeye/ mahallin en büyük mülki amirlerine başvurarak gerekli izinleri almak, atıklarını bu yönetmeliklerde belirtilen usul ve esaslara göre bu mercilerin göstereceği geri kazanım/depolama sahasına taşınmasını sağlamakla yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2872 sayılı Çevre Kanunuyla çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve kirliliğinin önlenmesi amacıyla uyulması gereken kurallar belirlenmiş ve bu kurallara uymayanlara ise 20. maddesiyle her bir fiile uygulanacak idari yaptırımlar, 23. maddesiyle de yaptırıma konu fiillerin tekerrürü halinde cezanın arttırımına ilişkin uygulanacak kurallar belirlenmiştir. Bu kurallara göre, idareler öncelikle idari yaptırıma konu fiilin işlenip işlenmediğini belirleyip, işlenmiş ise muhatabın özel veya tüzel kişi olmasına göre fiilin karşılığı olan idari yaptırıma karar verdikten sonra, ilgili kişinin daha önce aynı fiili 3 yıllık süre içerisinde birinci kez işlemesi durumunda bir kat ve birden çok kez tekrar etmiş ise iki kat artırmak suretiyle uygulayacaktır. Dolayısıyla fiilin tekerrürü halinde ilgililer hakkında tesis edilen işlem; idari yaptırım kararı ve tekerrür hükümlerinin uygulanması şeklinde iki aşamadan oluşmaktadır. Bu nitelikteki idari para cezalarının dava konusu yapılması halinde yargı mercilerince öncelikle isnat edilen fiilin işlenip işlenmediğinin tespit edilerek Kanunun 20. maddesinde belirlenen idari yaptırımın uygulanmasının yerinde olup olmadığına karar verildikten sonra ayrıca tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hukuka uygun olup olmadığı hakkında da karar verilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; davalı idare zabıta ekipleri tarafından yapılan kontrollerde davacıya ait araçla, Başakşehir ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi üzerine hafriyat döküldüğünün görüldüğü, döküm anının fotoğraflandığı, döküm yapılan yerin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca izin verilen alanlardan olmadığı hususlarının 21/05/2019 tarihli usulüne uygun düzenlenmiş tutanakla tespit altına alındığı görülmekte, bunların birlikte değerlendirilmesinden davacı şirket tarafından dava konusu alana hafriyat döktürüldüğü anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümlerine göre, faaliyetleri sonucu hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarıyla depolama yapacak olan özel veya resmi kişi, kurum ve kuruluşların, bu işlemlerden önce ilgili belediyeye/mahallin en büyük mülki amirine başvurarak gerekli izinleri almakla yükümlüdürler. Bu durumda, gerek dava konusu işleme sebep olan fiilin tespit edilmesi esnasında, gerekse dava dilekçesi ekinde, izni vermeye yetkili makam olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından hafriyat depolanmasına ilişkin izin alındığına dair bir belge ve belge bulunmadığı gibi davacı tarafından da herhangi bir bilgi, belge ibraz edilmediği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Öte yandan dava konusu işlemin tekerrür uygulanan kısımları incelendiğinde: Davacı şirket hakkında ilk olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının … günlü, … sayılı kararıyla 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (r) bendi uyarınca 175,053.00 TL idari para cezası verildiği, bu para cezasının davacıya 23/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği; davacıya aynı fiil nedeniyle 12/11/2018 tarihli tespit tutanağına dayanılarak ikinci kez, aynı idarenin … günlü, … sayılı kararıyla 1 kat artırılmak suretiyle 350.106,00-TL idari para cezası verildiği, bu yaptırım kararının da davacıya 12/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ... sayılı idari yaptırım kararının iptali için açılan davada Mahkemesince para cezasının tekerrüre ilişkin kısmının, ilk yaptırım kararı tebliğ edilmeden ikinci tespitin yapıldığı gerekçesiyle iptal edildiği, temel para cezası hakkında ise bu kısım yönünden fiilin sübut bulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu kararın da Dairemizin 23/11/2022 tarihli, E:2020/7996, K:2022/10067 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği dolayısıyla ikinci tekrarın da gerçekleştiği; aynı davacıya aynı fiil nedeniyle 20/02/2019 tarihli tespit tutanağı dayanak yapılarak 3. kez davalı idare tarafından … tarihli, … sayılı kararla 2 kat artırım uygulanmak suretiyle 649,773.00-TL idari para cezasının verildiği, bu yaptırım kararının da davacıya 19/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği; son olarak da 21/05/2019 tarihli tespit tutanağı dayanak yapılarak, dava konusu … tarih ve … sayılı kararla 2 kat artırım uygulanmak suretiyle 649,773.00-TL idari para cezasının verildiği görülmektedir. Dolayısıyla, tekerrür uygulanabilmesi için gerekli olan şartların gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere, davalı idare tarafından, davacının aynı fiili, 3 yıllık süre içerisinde birinci kez işlemesi durumunda bir kat ve birden çok kez tekrar etmiş ise iki kat artırmak suretiyle para cezası verilebileceğinden dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamakta, miktar olarak da, Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ 2019/1 tarifesinin doğru uygulandığı görülmektedir. Bu itibarla, dava konusu para cezasına yönelik yaptırım kararının kısmen iptali, kısmen davanın reddi yolundaki Mahkeme Kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf talebinin reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin reddine

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptaline, kısmen reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/06/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X) :

İlk derece Mahkemesince, Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğin 2019/1 tarifesi dikkate alınırken maddi hata yapıldığı düşüncesiyle, İdari Dava Dairesi kararının dava konusu işlemin hukuka uygun bulunan kısmının düzeltilerek onanması, hukuka aykırı bulunan kısmının ise Dairemizin gerekçesiyle bozulması gerektiği düşüncesindeyim. KARŞI OY (XX) : Anayasamızın 6. maddesinde; hiç bir kimse veya organın kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisini kullanamayacağı, 127. maddesinde ise; mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceği belirtilmiştir. 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 12. maddesi; bu Kanun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi Bakanlığa aittir. Gerektiğinde bu yetki, Bakanlıkça; il özel idarelerine, çevre denetim birimlerini kuran belediye başkanlıklarına, Denizcilik Müsteşarlığına, Türkiye Çevre Ajansına, Emniyet Genel Müdürlüğüne, Jandarma Genel Komutanlığına ve Sahil Güvenlik Komutanlığına devredilir, hükmünü, 24. maddesi; bu Kanunda öngörülen idarî yaptırım kararlarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Bu yetki, 12. maddenin birinci fıkrası uyarınca denetim yetkisinin devredildiği kurum ve merciler tarafından da kullanılır, hükmünü içermektedir.

Bu bağlamda, Çevre ve Orman Bakanlığı çıkarılan "Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Yetki Devri" konulu ve 2008/06 sayılı Genelge ile; çevre denetim birimlerini kuran İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Adapazarı Büyükşehir Belediyesi, hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması ve bertarafı faaliyetlerini denetleme ile 2872 sayılı Çevre Kanununun “İdari Nitelikteki Cezalar” başlıklı 20. maddesinde belirtilen hükümler kapsamında idari yaptırım kararı verme konularında yetkilendirilmiştir. Bu Genelgeye göre yetki devri yapılan belediyeler;

i)Hafriyat toprağı ve inşaat/yıkıntı atıklarının toplanması, geçici biriktirilmesi, taşınması ve bertarafı faaliyetlerini denetleme, ii) 2872 sayılı Çevre Kanununun "İdari Nitelikteki Cezalar" başlıklı 20 nci maddesinde belirtilen hükümler kapsamında idari yaptırım kararı verme konularında yetkili olmuşlardır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 3/b maddesinde belediyenin organları; belediye meclisi, belediye encümeni ve belediye başkanı şeklinde tanımlanırken, 34/e maddesinde "Kanunlarda öngörülen cezaları vermek" belediye encümeninin görevleri arasında sayılmış, anılan Kanun'un 38. maddesinin (h) ve (p) bentlerinde de "Meclis ve encümen kararlarını uygulamak", "Kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi veya belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak" görev ve yetkilerinin belediye başkanına ait olduğu ifade edilmiştir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 18. maddesinde, büyükşehir belediye başkanının görev ve yetkileri tek tek sayılmış olup, sözkonusu maddede "kanunlarda öngörülen cezaları vermek" büyükşehir belediye başkanının görev ve yetkileri arasında belirtilmemiştir. Aynı Kanun'un 28. maddesinde ise, "Belediye Kanunu ve diğer ilgili Kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri ilgisine göre büyükşehir ve ilçe belediyeleri hakkında da uygulanır. " hükmüne yer verilmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "İdarî yaptırım kararı verme yetkisi" başlıklı 22. maddesinde; "1) Kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararı vermeye ilgili kanunda açıkça gösterilen idarî kurul, makam veya kamu görevlileri yetkilidir, 2) Kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amiri bu konuda yetkilidir." hükmü yer almaktadır.

Kamu idaresinin hızlı çalışabilmesi ve çeşitli sebeplere binaen Kanun'da yetkili kılınan makam tarfından başka bir makama yetkinin devredilmesi gerekli olabilir. Yetkinin bizzat yetkili makamca kullanılması esasına bir istisna olarak ifade edilen "yetki devri" müessesi, yasayla bir makama verilen karar alma yetkisinin, diğer bir makama aktarılması olup, doktrin ve yargısal içtihatlarla, yetki ögesinin nitelikleri dikkate alınarak geliştirilen bir takım koşul ve kurallara tabidir. Bu kriterlere uyulmadan yapılan yetki devri hukuki bakımdan geçerli sayılmayacak ve dolayısıyla bu yetki devrine dayanılarak tesis edilen idari işlemleri de geçersiz hâle getirebilecektir.

Yetki devrinin, ancak Kanunun açıkca izin vermesi halinde ve yine açıkça izin verdiği konular hakkında yapılabileceği ilgili yasalarda ve yargı içtihatlarında kabul edilmektedir. İmza yetkisinin devrinde ise, yetkili makam yetkili olduğu işlemlerden bir kısmının imzalanması yetkisini, astlarına devretmekte, imza yetkisini devralan kişi de, vekaleten görevlendirmeden farklı olarak, imza yetkisini devreden amirin görevi başında olduğu zamanlarda da bu yetkiyi kullanmaktadır. Ancak imza yetkisinin devrinde, yetki devrinden farklı olarak karar alma yetkisi imza yetkisini devreden makamda kalmaktadır.

Belediye başkanlarının da ancak yasal olarak münhasıran belediye başkanının imzalayacağı işlemler dışında olmak üzere kendilerinin imzalayacakları diğer işlemlerle sınırlı olarak imza yetkilerini devredebilecekleri şüphesizdir. Ancak belediye encümenine ait bir yetkinin belediye başkanı tarafından imza devri usulü ile devredilemeyeceği de tabidir.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden; kanunlarda öngörülen para cezalarını vermekle görevli karar organının belediye encümeni, kurumun karar organlarınca alınan kararları uygulamakla görevli yürütme organının ise belediye başkanı olduğu, 5393 sayılı Kanuna göre belediye başkanlarının diğer kanunlarla belediyelere verilen ancak meclis yahut encümen kararını gerektirmeyen yetkileri kullanabileceği, öte yandan; gerek 2872 sayılı Kanun gerek 2008/06 sayılı yetki devri genelgesinde "Belediye Başkanlıkları" ibaresi kullanılmaktaysa da, yetki devri için kurulması gereken "Çevre Denetim Birimlerinin" başkanlık makamına değil, belediye tüzel kişiliğine ait bir birim olduğu düşünüldüğünde bu ibarenin belediye tüzel kişiliğini ifade eden temsil makamının isminin kullanılmasından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.

Keza 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 22. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında yer alan, sırasıyla "Kabahat dolayısıyla idari yaptırım kararı vermeye ilgili kanunda açıkça gösterilen idari kurul, makam veya kamu görevlileri yetkilidir." ve "Kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşunun en üst amiri bu konuda yetkilidir." hükümleri dikkate alındığında, "ilgili kanun" ibaresiyle yetki devri yapılabilecek kurum ve kuruluşların teşkilat kanunlarının kastedildiği, bu bağlamda; Belediye teşkilatını düzenleyen 5393 sayılı Kanun'un 34/e maddesiyle belediyenin vereceği cezalara ilişkin karar alma görevi açıkça belediye encümenlerine bırakılması nedeniyle, 5326 sayılı Kanun'un 22/2. maddesinde Belediye Başkanının ceza verebilmesine yönelik yetki yönünden öngörülen şartın oluşmadığı, dolayısıyla 2872 sayılı Kanun uyarınca verilecek cezalar konusundaki yetkinin yürütme organı olan belediye başkanı tarafından kullanılamayacağı açıktır. Olayda ise, dava konusu idari para cezasının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adına Genel Sekreter Yardımcısı tarafından verildiği görülmektedir.

Bu durumda; yetkili Belediye Encümeni yerine Genel Sekreter Yardımcısı tarafından tesis edilen dava konusu işlemde, yetki yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin kısmen iptaline kısmen reddine yönelik verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.

Karar Etiketleri
REDDİNE DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku 5393 sayılı Belediye Kanunu 2577 sayılı Kanun 2872 sayılı Çevre Kanunu 5393 sayılı Kanun 5326 sayılı Kanun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 10067 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği dolayısıyla ikinci tekrarın da gerçekleştiği; aynı davacıya aynı fiil nedeniyle 20/02/2019 tarihli tespit tutanağı dayanak yapılarak 3. kez davalı idare tarafından … tarihli, … sayılı kararla 2 kat artırım uygulanmak suretiyle 649,773.00-TL idari para cezasının verildiği, bu yaptırım kararının da davacıya 19/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği; son olarak da 21/05/2019 tarihli tespit tutanağı dayanak yapılarak, dava konusu … tarih ve … sayılı kararla 2 kat artırım uygulanmak suretiyle 649,773.00-TL idari para cezasının verildiği görülmektedir. Dolayısıyla, tekerrür uygulanabilmesi için gerekli olan şartların gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere, davalı idare tarafından, davacının aynı fiili, 3 yıllık süre içerisinde birinci kez işlemesi durumunda bir kat ve birden çok kez tekrar etmiş ise iki kat artırmak suretiyle para cezası verilebileceğinden dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamakta, miktar olarak da, Çevre Kanunu 5326 sayılı Kabahatler Kanunu 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu K2872 md.8 K2577 md.49 K5216 md.18 K2872 md.2 K5393 md.22/2 K2872 md.20 K2577 md.45 K2872 md.12 K5326 md.22 K5393 md.38
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog