12. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/432
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/09/2023
NUMARASI: 2023/164 Esas - 2023/641 Karar
Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:
Davacı vekili, müvekkili şirketin”Siber Güvenlik”, “Bütünsel Güvenlik” ve "Veri Koruma" çözümleri alanlarında hizmet veren bir teknoloji şirketi olduğunu, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... gibi lider markaların siber güvenlik ve veri koruma çözümlerine yönelik kurulum, işletim, bakım ve danışmanlık alanında hizmetler sunan şirkette üç ayrı departman bulunduğunu, davalı tarafın Veri Koruma departmanında çalışmakta olduğunu, işbu departmanda satılacak ürünün fiyatlandırılması, kurulumu, kurulum sonrası müşteriye ürüne dair eğitim verilmesi, müşteri ile yapılan sözleşme içeriği ve bu sözleşme gereğince hizmetin verilmesi, üründe bir sorun oluşması halinde müşteri ile iletişime geçerek sorunun çözülmesi vb. iş ve işlemleri yürüttüğünü ve yönettiğini, davalı tarafın çalıştığı departman müdürü şirketin ilk çalışanlarından olup 20 yıla aşkın süredir şirket bünyesinde çalışmakta olduğunu, davalı tarafın müşteriler ile doğrudan sürekli şekilde iletişim halinde olmasının yanı sıra sözleşmeleri de görebildiğinden hangi müşteri ile hizmet süresinin ne zaman bittiği, hangi bedelle anlaştığı konularına hakim olduğunu, 31.03.2022 tarihinde, davalının çalışmakta olduğu departmanın müdürünün istifasını takip ederek aynı departmanda bulunan yönetici pozisyonundaki bütün çalışanların istifa ederek iş akitlerini sonlandırdıklarını, davalının iş akdinin istifa ile sonlandırdıktan sonra müvekkil şirketle aynı sektörde, aynı alanlarda hizmet ve faaliyet gösteren ... AŞ nde çalışmaya başladığını, davalının müvekkil şirketle akdettiği iş sözleşmesinde bahsi geçen rekabet yasağını ihlal ettiğini, iş sözleşmesi kapsamında rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacağının fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmen 40.000-TL'nin faiziyle birlikte tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davanın öncelikle görev yönünden reddini karar verilmesi gerektiğini, davanın haksız ve kötüniyetli olarak ikame edildiğini, HMK nın 329 maddesi uyarınca müvekkilin işbu dava ile ödemek zorunda kaldığı akdi vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, rekabet etmeme şartının müvekkili açısından geçerli olmadığını, ayrıca müvekkilinin rekabet yasağını ihlal etmediğini, Anayasa da yer alan çalışma hürriyetine, hakkaniyete ve kanuna aykırı davanın reddinin gerektiğini, müvekkili açısından iş akdi esasen haklı nedenle sonlandırılmış olduğundan rekabet etmeme maddesi hukuken de geçerli olmadığını belirterek görev itirazımızın kabul edilerek dosyanın görevli İstanbul Anadolu İş Mahkemesine gönderilmesini, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, Yargıtay 9. HD tarafından önceki kararlarda işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonraki dönem bakımından rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklanan cezai şart ve tazminat davalarının ticari dava olduğu belirtilmiş ise de konunun yeniden değerlendirilmesi sonucunda görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu belirlendiğinden, somut olayda davacı işçi ile davalı işveren arasında, sözleşme sona erdikten sonraki döneme ilişkin rekabet yasağına aykırılığın sonuçlarını düzenleyen sözleşme maddesi uyarınca tarafların talep edebilecekleri cezai şart ve tazminata ilişkin davaların görülme yeri iş mahkemeleri olduğuna karar verildiğini,( Yargıtay 9. HD nin 2023/2156 Esas 2023/3830 Karar sayılı ilamı), bu sebeplerden dolayı görevsizlik nedeniyle dosyanın görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili; Yargıtay 22. HD nin, 20.01.2020 tarihli, 2016/27017 E. ve 2020/665 K. sayılı ilamı ile, iş akdinin sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde buna bağlı olarak açılacak ceza-i şart/tazminat istemli davaların ticari dava olması nedeniyle bu davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu yönünde karar verdiğini, rekabet etmeme borcunun işçinin öteki borçları gibi her iş sözleşmesi için söz konusu olan borçlardan olmadığı ancak tarafların iş ilişkisi devam ederken sözleşmenin bitiminden sonra işçinin rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün iş akdine konulmasını veya bu konuda ayrı bir sözleşme yapılmasını kararlaştırmaları halinde söz konusu olacağı hüküm altına alındığını, Yargıtay tarafından rekabet yasağını ihlal eden davranışın iş akdinin sona ermesinden sonraki döneme dair bulunması durumunda, bu davranışın, iş akdinin sona ermesinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, TBk’nın rekabet yasağına ilişkin 444. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin kabul edildiğini, TBK’nın rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447 maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğunu ve Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğunun düzenlendiğini, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında mevcut hizmet sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ihlal edildiğinden bahisle cezai şart ve maddi tazminat alacağının davalıdan tahsiline ilişkindir. Mahkemece, görevsizlik kararı 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. Maddesindeki iş mahkemelerinin görev alanına ilişkin düzenlemeye dayandırılmıştır.7036 sayılı kanunun . maddesinde, "(1) İş Mahkemeleri;.... 6098 sayılı TBKnun ikinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,.. ilişkin dava ve işlere bakar." denilmiştir.Anılan düzenleme ile mülga 5521 sayılı kanun'un 1. maddesinden farklı olarak, iş kanunu kapsamında kalmayan ve sadece TBK'nın hizmet sözleşmesi hükümlerine tabi çalışanlara ait uyuşmazlıklar da iş mahkemelerinin görev alanına alınmıştır. Gerek 5521, gerekse 7036 sayılı kanunun iş mahkemelerinin görev alanını düzenleyen hükümlerde sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına bakma görevini iş mahkemelerine vermiştir. Aralarındaki fark, İş Kanunu kapsamında kalmayıp sadece TBK'nın hizmet sözleşmesine tabii olanlara ilişkin sözleşmelerden kaynaklı hukuk uyuşmazlıklarının da iş mahkemesinin görev alanına alınmasından ibarettir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde yapılan düzenlemenin,
TTK'nın 4/1.c maddesini ortadan kaldırdığından söz edilemez. Yargıtay 11. HD'nin, 3 Aralık 2021 tarihli ve 2021/1534 esas, 2021/6811 karar sayılı İstanbul BAM Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararıyla “TBK’nın 444-447 maddelerinden doğan rekabet yasağının ihlaline dair uyuşmazlıklara bakma görevinin TTK’nın 4/1–c maddesi gereğince aynı kanunun 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerine ait olduğu karara bağlanmış olup, bu karar bağlayıcıdır. Mutlak ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığı çözüme bağlamaya asliye ticaret mahkemesi görevli iken, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.