8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/3781 E. , 2024/1568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Dicle Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2011 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 2 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
3.Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.09.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında ''Sanıkların ellerinde silah, bıçak ve sopalarla müşteki Mahmut'a ait minibüsün yolunu, köy yoluna büyük taşlar dizmek suretiyle keserek husumetli oldukları müştekileri hürriyetlerinden yoksun kıldıkları anlaşılmakla, temel cezanın TCK'nın 109/2. maddesine göre tayin edilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde TCK.nın 109/1. maddesine göre hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini '' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2023 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan ayrı ayrı 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
ve Kasım'ın temyiz istemi, suçun unsurlarının oluşmadığına, atılı suçu işlemediklerine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
B. Sanık ...'ın temyiz isteği, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, sadece müştekilerin beyanlarına göre cezalandırma yoluna gidildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanıkların ellerinde silah, bıçak ve sopalarla katılan ...'a ait minibüsün yolunu, köy yoluna büyük taşlar dizmek suretiyle keserek, husumetli oldukları müştekileri hürriyetlerinden yoksun kıldıkları iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Müştekiler ve katılanların aşamalardaki birbirleriyle uyumlu beyanları, tanık ifadeleri ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların atılı suçu gerçekleştirdiklerine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıflarının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar .... ve ...'ın suçun unsurlarının oluşmadığına, atılı suçu işlemediklerine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanık ...'ın ise mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2.Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği temel ceza olarak belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasının aynı kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri gereği bir kat arttırılarak ''4 yıl 12 ay hapis cezası'' yerine ''5 yıl hapis cezası'', bu ceza üzerinden aynı kanunun 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanırken belirlenen '' 5 yıl 15 ay '' hapis cezası yerine ''6 yıl 3 ay hapis cezası'', aynı kanunun 62 nci gereği uygulanırken ''4 yıl 14 ay 15 gün '' hapis cezası yerine ''5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası'' belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3.Bozmadan önceki 10.02.2016 tarihli kararda 2 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına hükmedildiği, hükmün sanıklar tarafından temyiz edildiği halde bozmadan sonra kurulan hükümde 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına karar verilmesi kazanılmış hak kuralı gereği hukuka aykırı görülmüş ise de bu hususun 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2023 tarihli kararına yönelik sanıkların temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri uygulanırken belirlenen ''5 yıl'' ibaresi çıkartılarak yerine ''4 yıl 12 ay '' ibaresinin yazılmasına, aynı kanunun 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanırken belirlenen '' 6 yıl 3 ay '' ibaresinin çıkartılarak ''5 yıl 15 ay ' ibaresinin yazılmasına, aynı kanunun 62 inci maddesinin birinci fıkrası uygulanırken belirlenen ''5 yıl 2 ay 15 gün'' ibaresi çıkartılarak ''4 yıl 14 ay 15 gün'' ibaresinin eklenmesi ve sonuç cezanın belirlendiği bölümden sonra gelmek üzere ''5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezalarının 2 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası üzerinden infazına'' ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükümlerin , Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.