Danıştay 5. Daire Başkanlığı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/11103 E. , 2023/5080 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti : 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa'da yer alan hükümlere aykırı karar verildiği, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında mahkumiyet kararı bulunmadığı, devam eden ceza soruşturması gerekçe gösterilerek işlem tesis edildiği, somut hiçbir delil olmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar (temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla usul ve hukuka uygun bulunan) İdare Mahkemesi kararında; … Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:…, K:…sayılı kararıyla davacının Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu işlediğinden bahisle hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilmiş ise de, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan Mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay …. Ceza Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla "...Sanıklar ... …'nun olay tarihinde Hava Harp Akademisinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay oldukları, 15.07.2016 günü çağrı planının devrede olduğunu öğrenmeleri üzerine darbe girişimi esnasında saat 23.00 sıralarında Hava Harp Akademisine geldikleri, daha sonra diğer sanık M. Y. A.'nın emri üzerine yanlarına şahsi tabancalarını alarak lojman otoparkına gittikleri, buradan diğer sanıklar M. B. ve M. Y. A. ile birlikte 1 nolu nizamiyeye doğru sivil araçla geçtikleri, yerleşkeden dışarıya çıkışların yasaklanmış olmasına rağmen nöbetçi amiri olan sanık M. Ö. Ç.'nin rütbe ve konumunu kullanarak kapıyı açtırması üzerine saat 00.49 sıralarında akademiler bölgesinden diğer sanıklarla birlikte çıkış yaptıkları anlaşılmakla, bu itibarla sanıkların sözde sıkıyönetim direktifi ve Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde yapılan görevlendirmeler kapsamında darbe girişimine katılmak, darbe girişiminde bulunanlara destek olmak amacı ile Harp Akademilerinden çıkış yapmaları, ancak Cumhurbaşkanının çağrısı üzerine sokağa çıkan vatandaşlar tarafından yolların kapatılması üzerine görev yerlerine ulaşamadan sanık G. B.'nin Okmeydanı'ndaki ikametine geçmek zorunda kalmaları ve sabaha kadar burada beklemeleri, darbe girişiminin başarısız olmasının ardından diğer sanıklarla birlikte 16.07.2016 günü saat 07.38 sıralarında Harp Akademilerine geri dönmeleri; ... şeklinde gerçekleşen eylemlerinin kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmaması, neticenin/somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde faillerle birlikte fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımaması, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiklerinin kanıtlanamaması nedeniyle, müsnet suç yönünden TCK'nın 37. maddesi kapsamında fail olarak sorumlu tutulamayacakları ancak, suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan hareketlerinin, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelik olup, sanıklar hakkında TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım etme suçunun sübut bulduğu gözetilmeden, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması ... kanuna aykırı olduğu..." gerekçesiyle bozulduğu, bozma kararı sonrasında … Ağır Ceza Mahkemesinin E:…sayılı dosyası üzerinden yargılamanın devam ettiği, dolayısıyla davacının anılan suçtan mahkumiyet kararının kesinleşmediği anlaşıldığından, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Bununla birlikte, davacı hakkındaki adli yargılama sürecindeki maddi tespitlerin incelenmesi sonucunda, davalı idare bünyesinde üsteğmen rütbesi ile öğrenci subay olarak görev yapan davacının çağrı planını öğrenmesi üzerine 15 Temmuz 2016 tarihinde saat: 23.00 sıralarında Hava Harp Akademisine geldiği, M.Y.A.'nın emri üzerine şahsi tabancasını alarak lojman otoparkına gittiği, buradan diğer sanıklar ile birlikte 1 nolu nizamiyeye doğru sivil araçla geçtiği, yerleşkeden dışarıya çıkışların yasaklanmış olmasına rağmen nöbetçi amiri olan sanık M. Ö. Ç.'nin rütbe ve konumunu kullanarak kapıyı açtırması üzerine saat:00.49 sıralarında akademiler bölgesinden diğer sanıklarla birlikte çıkış yaptığı, sözde sıkıyönetim direktifi ve Hava Harp Akademisi Ölçme ve Değerlendirme Şube Müdürlüğünde yapılan görevlendirmeler kapsamında darbe girişimine katılmak, darbe girişiminde bulunanlara destek olmak amacı ile diğer sanıklarla birlikte Harp Akademilerinden çıkış yaptığı, ancak Cumhurbaşkanının çağrısı sonrasında sokağa çıkan vatandaşlar tarafından yolların kapatılması üzerine görev yerlerine ulaşamadan sanık G. B.'nin Okmeydanı'ndaki ikametine geçmek zorunda kaldığı ve sabaha kadar burada beklediği, darbe girişiminin başarısız olmasının ardından diğer sanıklarla birlikte 16.07.2016 günü saat 07.38 sıralarında Harp Akademilerine geri döndüğünün görüldüğü, nitekim Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin yukarıda yer verilen bozma kararında da bu eylemlerin, darbenin icrasını kolaylaştırmak suretiyle Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım etme suçu kapsamında kaldığının belirtilmesi karşısında, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 27/04/2023 tarihinde, oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.