11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/9051 E. , 2010/513 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kütahya Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kütahya Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.02.2008 tarih ve 2006/249-2008/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “...” markası ile sıvılaştırılmış petrol gazı dolum ve tevzii faaliyetinde bulunduğunu, davalının deposunda yapılan tesbitte bayii olmadığı halde müvekkili şirketlere ait tüplerin bulunduğunu, bunun müvekkilinin markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men’ini ve 6.443,16 YTL maddi ve 10.000 YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirkete ait boş tüplerin müşterileri tarafından emaneten müvekkiline bırakıldığını, maddi ve manevi tazminat şartlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalıya ait işyerinde yapılan tesbitte davacı markasını taşıyan 401 adet tüpün bulunduğu, davalının bu eyleminin haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tesbiti ile men’ine, 2.088,72 YTL maddi ve 4.000 YTL manevi tazminatın tesbit tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin (2) no'lu bendin davacı vekilinin ise (3) no'lu bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, TTK.nun 56 ve 57. maddeleri ile 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında, haksız rekabetin ve marka hakkına saldırının önlenmesi istemine ilişkindir.
Özel mahkeme olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinin kurulmadığı yerlerde, benzer hukuki uyuşmazlıklarda bu mahkemelerin kurulduğu yerlerle aynı yargılama yönteminin uygulanmasına ve vekil tarafından sarf edilen fikri emeğin anılan mahkemenin bulunduğu yerlerde görülen davalardan bir farkının bulunmamasına göre, davanın kabul ve reddedilen kısmına ilişkin taraflar yararına Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri için belirlenen vekalet ücretinin takdiri gerekirken, genel mahkemeler için geçerli olan vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiş; keza taraflar tacir olup, dava konusu haksız rekabetin,
TTK.nun 3. ve 4. maddeleri gereğince ticari iş niteliği taşımasına göre, istem gibi ticari işlerdeki temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, ticari olmayan işlerdeki (yasal-reeskont) faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.