8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/5182 E. , 2024/1638 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Beylikova Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan beraatine karar verilmiştir.
3.Katılan ... Belediye Başkanlığı vekili ve Maliye Hazinesi vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 30.04.2019 tarihli kararı ile Maliye Hazinesinin duruşmadan haberdar edilmesi, usulünce taraf teşkilinin sağlanması, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağının sağlanması ve bu şekilde sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden hukuka aykırı olarak verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uymak suretiyle yargılamaya devam eden Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan beraatine karar verilmiştir.
5.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkındaki İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçunu işlediği yapılan yargılama sonunda anlaşıldığından sanığın hakkı olmayan yere tecavüz etme suçundan dolayı hapisten çevrilen 3.000,00 TL adli para cezası ile doğrudan verilen 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi; sanığa hapis ve para cezası tayin edilirken alt sınırdan cezanın tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Katılan Belediye vekilinin temyiz istemi lehlerine vekalet ücreti takdirinin gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanığın, Beylikova İkipınar Mahallesinde bulunan tescili yapılmayan mera parseline güney yönüne 1203 m²'lik kısma ekip biçmek suretiyle ve kuzey yönüne 5827 m²'lik kısmına ekip biçmek suretiyle tecavüzde bulunduğu iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince suça konu yerin (İkipınar Mahallesinin) belediye sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeni ile sanığın eylemi suç teşkil etmediğinden sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince gerek sanık savunmasında, gerekse mahalli bilirkişilerin keşifteki beyanlarına göre, 6360 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 30.03.2014 tarihinden öncesinde suça konu mera parseline henüz köy tüzel kişiliğine ait olduğu dönemde de sürüp ekerek köy tüzel kişiliğine ait mera parseline tecavüz ettiği sabit olduğundan sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi hakkında 6360 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)154 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hakkı olmayan yere tecavüz suçunun unsurlarında bir değişiklik yapılmadığı, Kanunun yürürlük tarihinin 30.03.2014 olduğu, suç tarihinin anılan Kanun'un yürürlük tarihinden önce olduğu da gözetildiğinde, sanığın eyleminin atılı suçu oluşturduğunun sabit olduğu tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden anlaşıldığından Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk
Dairesince alt sınırdan verilen mahkûmiyet kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından katılan Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Katılan Belediye vekilinin temyiz istemi hakkında;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin ilk fıkrasındaki, mahkûmiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan Belediye Başkanlığı lehine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 325 inci maddesinin birinci fıkrası ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) no lu bölümde açıklanan nedenle, katılan Belediye vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8.Ceza Dairesinin, 30.06.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasının 9 numaralı bendinin hükümden çıkartılmak suretiyle yerine gelmek üzere ; " 9- Katılan Belediye vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 3.400 TL maktu vekalet ücretlerinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Beylikova Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.