8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2022/5785 E. , 2024/1742 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama ve tehdit suçlarından dava açılmıştır.
2.Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 2.800,00 TLadli para cezasına hükmedilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tehdit suçundun 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3.İlgili kararın, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin duruşma açarak verdiği 07.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün kaldırılarak beraat ve tehdit suçundan verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ibaresi eklenerek düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması gerektiğine yöneliktir.
2.Sanık müdafinin temyiz istemi, sanık hakkında beraat kararı verilmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine, kararın bu yönden hukuka aykırı olduğuna yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR
1.İncelemeye konu olay, gece saat 01.00 sularında sanığın ayrılma aşamasında oldukları eşi mağdur ile evde bulundukları esnada mağdurun camdan eski eşi ile konuşması sebebiyle mağdura tepki göstererek sinkaflı şekilde hakaret ettiği, evde bulunan av tüfeğinin dipçiği ile kafasına vurduğu, mağdur korkup yardım istemek için dışarı çıkmak istediğinde sanığın saçlarından tutarak mağduru geri çektiği ve "seni öldürürüm bir daha böyle birşeye kalkışma" dediğinden bahisle mağdurun acil çağrı merkezini arayarak şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığına, mağdurun 11 yaşındaki kızının yaşanan olaya tanık olduğuna ilişkindir.
2.Sanık aşamalarda suçu kabul etmemiş, olayın hemen ardından mağdurun ihbarı ile jandarmanın geldiğini beyan etmiştir.
3.Elmalı Devlet Hastanesinin raporunda, mağdurenin başının arka bölümünde ve sol köprücük kemiğinde mevcut yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğu bildirilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
Sanığın mağdura karşı "seni öldürürüm bir daha böyle birşeye kalkışma" sözlerini söylediği ve dışarı çıkmasını engellediği kanaatine varıldığı, sanığın mağdurun dışarı çıkmasını engellemesinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna vücut vereceği, sanığın eylemi esnasında mağdura karşı "seni öldürürüm, bir daha böyle bir şeye kalkışma" demesinin tehdit ve saçını çekmesinin kasten yaralama suçlarına vücut vereceği, ancak tehdidin ve kasten yaralamanın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu, bu sebeple sanık hakkında ayrıca bu eylemlerinden dolayı ceza verilemeyeceği kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Sanığın hürriyeti tahdit kastı ile hareket etmediği, aile içinde çıkan tartışmadan sonra eşinin evden gitmesini engellemeye yönelik davranışların özgürlüğü kısıtlama suçu kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, olayın kolluk güçlerine mağdure tarafından bildirilmiş olması bu sebeple özgürlüğünün kısıtlanma durumunun söz konusu olmaması, olay anında evde üvey kızının bulunması hususları birlikte değerlendirilerek sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işleme kastı ile hareket etmediği kanaati ile beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık müdafinin temyiz istemine yönelik olarak;
Sanık müdafinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz isteminde, temyizde hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek, hasren yapılan incelemede;
Aynı davada yargılandığı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat, kasten yaralama suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş sanık hakkında, müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat ettiği suç açısından ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemine yönelik olarak;
1.Oluş, dava dosyası kapsamı, olayın kolluğa intikal şekli, adli muayene raporu, mağdur ... tanık beyanları, sanığın kısmen kabul içeren savunmaları ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağduru pencereden eski eşi ile konuşurken görmesi üzerine tüfek dipçiği ile yaralanmasının ayrıca kasten yaralama suçu olarak nitelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamış ise de; sanığın bahsi geçen yaralama eyleminin ardından tüfeği yere atttığı, mağdur ... tanığın aşamalarda tutarlı beyanlarından mağdurun korkuyla evden çıkmak istemesi üzerine mağdurun önüne geçtiği, saçından çekerek evde tuttuğu, nitekim mağdurun ancak kolluk güçlerini arayarak onların yardımı ile kurtulduğu anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2021/1637 Esas, 2022/358 Karar sayılı kararının, katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine takdîren gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.