Esas No
E. 2023/4839
Karar No
K. 2024/1818
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2023/4839 E.  ,  2024/1818 K.

"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMELER : Antalya 37. Asliye Ceza Mahkemesi, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi11.07.2023 tarihli İstinaf kararı

SAYISI: 2023/138 E., 2023/247 K. (İlk derece)

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.06.2022 tarihli ve 2019/13-219 Esas, 2022/400 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; Yargılamanın yenilenmesi istemi üzerine 20.07.2016 tarihinden sonra verilen yenileme kararlarının da dosyanın daha önce Yargıtay denetiminden geçmesi nedeniyle yine temyiz yasa yoluna tabi olması gerektiği, temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen ve yenileme yargılaması sonucunda verilen son karar hukuken kesinlik kazanıncaya kadar “kesin hükmün otoritesinin sarsılmazlığı” ilkesi uyarınca etkisini sürdürmeye devam edecek olan ilk hükmün, üst dereceli Yargıtay tarafından incelenmesinin denetim hiyerarşisine ilkelerine de uygun olduğu, istinaf kanun yoluna başvurulmadan doğrudan temyiz incelemesi yapılmasının davanın makul sürede sonuçlandırılması amacına da işlerlik kazandıracağı anlaşıldığından sanık hakkında yargılamanın yenilenmesi sonrası verilen hükümlerin temyiz kanun yolu denetimine tabi olması gerektiği anlaşılmakla; Antalya 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli kararı ile sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçuna dair hükmün kanun yolunun temyiz olduğu anlaşılmakla, bu hükme dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 11.07.2023 tarihli kararının merciide yanılma nedeniyle yok hükmünde olduğu ve temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede;

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2016 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama suçlarından cezalandırılmaları talebiyle dava açılmıştır.

2.Antalya 25.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli kararı ile ;

a)Sanıklar hakkında mağdur ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası 87 nci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi, son fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

b)Sanıklar hakkında mağdur ...'ya yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunu'nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (b) bendi, aynı maddesinin beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

c)Sanıklar hakkında mağdur ...'e yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundann 5237 sayılı Kanunu'nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (b) bendi, aynı maddesinin beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Karar verilmiştir.

3.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanık ... yönünden esastan reddine, sanık ... yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 31.03.2021 tarihli kararının sanıklar müdafiileri temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13.10.2021 tarihli kararı ile;

a)Sanıklar hakkında mağdur ...'ya yönelik kasten yaralama suçundan temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesi ikinci fıkrası (a) bendi uyarınca reddine,

b)Sanıklar hakkında mağdur ...'ya yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin onanmasına,

c)Sanıklar hakkında mağdur ...'e yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin "...mağdur ...'e yönelik eyleminin henüz tamamlanamadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması..." nedeniyle bozulmasına, Karar verilmiştir.

5.Bozma sonrası yapılan yargılamaya göre; Antalya 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli kararının kararı ile ;

a)Sanıklar hakkında mağdur ...'e yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunu'nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası (b) bendi, aynı maddesinin beşinci fıkrası, 35 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

b)Hükümlü ... hakkında verilen Antalya 25. Asliye Ceza mahkemesinin 2016/959 Esas, 2020/940 Karar sayılı 18.12.2020 tarihli kararı ile verilen mağdur ...'ya yönelik "Cebir, Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçuna dair 10 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün onaylanmasına ve infazın devamı ile aynen infazına,

c)Hükümlü ... hakkında verilen Antalya 25. Asliye Ceza mahkemesinin 2016/959 Esas, 2020/940 Karar sayılı 18.12.2020 tarihli kararı ile verilen mağdur ...'ya yönelik "kasten yaralama" suçuna dair 5 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün onaylanmasına ve infazın devamı ile aynen infazına, Karar verilmiştir.

6.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 11.07.2023 tarihli kararı ile;

a)Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan yargılamanın yenilenmesi sonrası verilen hükmün onaylanmasına dair İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

b)Sanık ... hakkında kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yargılamanın yenilenmesi sonrası verilen hükmün onaylanmasına dair İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine dair verilen kararın ise; kişi hürriyetinden yoksun kılma suçuna dair hükmün daha önce Yargıtay denetiminden geçmesi nedeniyle yine temyiz yasa yoluna tabi olması gerektiği ve bu sebeple yok hükmünde olduğu anlaşılmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ...'ın temyiz isteği; delillerin eksik olduğu, olayın görgü tanığı Gülden Barlas'ın dinlenmediği, HTS ve baz kayıtlarının getirilmesi gerektiği, atılı suçu işlemediği ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiği gibi sebeplere ilişkindir.

Sanıklar müdafiinin temyiz isteği; yetersiz inceleme ile karar verildiğine, lehine hükümlerin uygulanmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, alt sınırdan uzaklaşılmasının ve cezanın artırım yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğuna ve suçun sübutuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay, olay tarihinde sanıkların mağdurlar ... ve ...'in yol üzerinde bekledikleri sırada yanlarına gelerek birlikte olmak için anlaştıkları, sanık ...'in yönetimindeki araç ile yola çıktıktan sonra sanık ...'un mağdur ...'in boynundan tutarak kendisine çektiği, önde oturan Burçu ...'ın aynı şekilde ... tarafından tutulduğu ve araç içerisinden inmesinin engellenerek 400,00 TL dolandırıldık, acısını sizden çıkaracağız, bir çok defa birlikte olup daha sona öldürüp cesedinizi atacağız şeklinde tehditte bulunup araçtan inmelerini engellemeye çalıştıkları esnada katılan ...'ün araçtan atladığı, katılan ... ...'ın aracın kırmızı ışıkta durmasından yararlanıp kapıyı açması ve gövdesinin yarısı ve ayakları aracın dışında kalarak atlamaya çalıştığı sırada tekrar aracın içerisine çektikleri ve katılan ...'nun yaralandığı bu suretle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareketle mağdurlar ... ve ...' a yönelik olarak üzerlerine atılı "Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarını ve mağdur ... 'a yönelik kasten yaralama suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.

2.Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 08.11.2016 tarihli raporu ile mağdur ... 'ın yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücudunda kemik kırığına neden olduğuna ilişkindir.

3.Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Biriminin raporu ile mağdur ...'in yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğuna ilişkindir.

4.İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Daire Başkanlığının 29.06.2020 tarihli ve 8547 karar numaralı raporu mağdur ... (Çarpar)'ın yaralanmasının; yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücudunda kemik kırıklıklarının hayat fonksiyonlara etkisinin orta (3.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, yüz de sabit iz tayinine mahal olmadığı, alt ekstremitede tespit edilen fonksiyonel kısıtlılığın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğuna ilişkindir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ...

hakkında mağdur ...'ya yönelik yargılamanın yenilenmesi talebi sonrası kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanıklar hakkında mağdur ...'e yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler ile Sanık ...

hakkında mağdur ...'ya yönelik yargılamanın yenilenmesi talebi sonrası kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden

Sanıkların aşamalardaki inkara yönelik savunmalarına karşılık, mağdurların aşamalardaki birbirini destekleyen istikrarlı beyanları ve bu beyanlarını destekleyen doktor ve adli tıp kurumu raporları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların atılı suçu işlediğine ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu anlaşılmıştır. Sanıkların mahkumiyetine yeterli delil elde edildiği, olay mahallinin tam tespiti için baz ve HTS kayıtlarının getirilmesi talebinin suçun sübutuna etki etmeyeceği, tanık ...'ın dinlenilmesi talebinin Mahkemesince uygun gerekçelerle reddedildiği anlaşılmıştır.

Sanıkların üzerine atılı suç için kanunda öngörülen alt ve üst sınırlar arasında temel hapis cezası belirlenirken, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddelerine uygun olarak, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınmak suretiyle alt sınırdan uzaklaşılmasına yönelik mahkemenin takdirinde herhangi bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır.

Sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yargılamanın yenilenmesi sonrası hükmün onaylanmasına ilişkin Mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu, ses kaydının ele geçiriliş şekli itibariyle hukuka aykırı bir delil olduğu gibi diğer mağdur ... ile arasındaki konuşmaya ilişkin olduğu anlaşılmakla bu hususa ilişkin sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.

Sanıkların savunma hakkının kısıtlandığına dair dosyada herhangi hukuka aykırılığın olmadığı, sanıklar lehine 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin Mahkemesince takdiri indirim uygulandığı, başkaca lehine uygulanması gerekli bir hususun olmadığı ve tayin edilen cezanın artırımına ilişkin hükümlerin ilgili Kanun'a uygun yapıldığı anlaşılmakla, sanık ... ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görülmemiş sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

A. Sanık ...

hakkında mağdur ...'ya yönelik yargılamanın yenilenmesi talebi sonrası kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 11.07.2023 tarihli kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar hakkında mağdur ...'e yönelik kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler ile Sanık ...

hakkında mağdur ...'ya yönelik yargılamanın yenilenmesi talebi sonrası kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli kararında sanık ... ile sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Antalya 37 Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.