Esas No
E. 2021/14490
Karar No
K. 2024/1826
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2021/14490 E.  ,  2024/1826 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/478 E., 2021/992 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2016 tarihli iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.

2.Trabzon Çocuk Mahkemesinin 10.04.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

3.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.12.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 134 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına aykırı olarak, el konulan bilgisayar, harici hard disk ve kaydedici cihazların kopyaları çıkarılıp suça sürüklenen çocuk ya da müdafiine teslim edilmemesi nedeniyle, el koyma işleminin kanuna ve hukuka aykırı olduğu ve bu şekilde elde edilen delillerin hükme esas alınmayacağı gözetilmeden, sadece bu delillere dayanılmak suretiyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle bozma kararı verilmiştir.

4.Trabzon Çocuk Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

5.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusu üzerine suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak somut deliller bulunmadığı gerekçesiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, beraat kararı verilen suça sürüklenen çocuk lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, suç tarihi ve delillerin tam olarak tespiti yapılmadan, ayrıca "yüklenen suçu oluşturan olaylar mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır" hükmüne aykırı olarak muallak cümlelerle düzenlenen iddianamenin 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesi kapsamında usulüne uygun açılmış iddianame sayılamayacağı ve bu iddianame üzerine yargılama yapılamayacağı, hangi harcamanın kim tarafından ve nasıl gerçekleştirildiği araştırılıp şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin, bilgisayarında müştekinin kimlik ve kart bilgilerinin bulunması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesindeki suç oluşmasa bile aynı Kanun'un 136 ncı maddesindeki "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme" suçunun oluşması ihtimalinin tartışılmamasının, delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, suça sürüklenen çocuk hakkındaki mahkumiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da davet edilerek delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2 nci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay, internet üzerinden mail ve ... şifrelerini kırdığı şahısların kredi kartı ve hesap bilgilerini alan suça sürüklenen çocuğun ikametinde yapılan aramada elde edilen materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucu bir çok şahsa ait kredi kartı bilgileri ve şifrelerinin, mail adreslerinin, doğum tarihi ve yer bilgilerinin bulunduğunun, bu sayede mail şifrelerinin kırılarak şahıslara ait kredi kartı bilgilerine ve özel bilgilerine ulaşıldığının tespit edildiği, mağdur ...'e ait kredi kartı bilgilerinin de suça sürüklenen çocuğun bilgisayarında yapılan incelemede tespit edildiği, mağdurun 2013 yılında bilgisi ve rızası haricinde kredi kartından harcama yapıldığını doğruladığı, suça sürüklenen çocuğun böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

2.Vakıfbank T.A.O 16.11.2015 tarihli yazı cevabında 4157******* 0 890 numaralı kredi kartının 13.04.2011 tarihinde mağdur ... Koyuncu adına düzenlendiği, 31.03.2013 tarihinde çağrı merkezi aracılığıyla kayıp bildiriminde bulunulduğu, aynı gün müşteri adına ******* 9282 numaralı yeni bir kredi kartı oluşturulduğu, bu kredi kartının da 20.07.2014 tarihinde çağrı merkezi aracılığıyla kayıp olarak kullanıma kapatıldığı bildirilmiştir.

3.Mağdur ...’ya ait ************0890 nolu kredi kartı hesap özeti içeriğinden 24.05.2011 tarihinde For-vasticaret Ltd isimli iş yerinden 119.96 TL ve 28,98 TL, 31.05.2011 tarihinde aynı iş yerinde 69,99 TL harcama işlemleri yapıldığı anlaşılmıştır.

4.Kayseri Emniyet Müdürlüğü 09.10.2015 tarihli fezlekesinde içinde mağdur ...'in de olduğu 152 müştekiye yönelik suça sürüklenen çocuk hakkında başlatılan soruşturma kapsamında suça sürüklenen çocuğun ikametinde yapılan aramada ele geçirilen materyaller üzerinde yapılan incelemede birçok şahsa ait kredi kart bilgileri ve şifrelerinin olduğu, bilgi temini amacıyla üye bankalara yazılarak bankalarına ulaşan harcama itirazı olup olmadığı sorulduğu, kart hamilleri bilgilerine ulaşıldığı belirtilmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Suça sürüklenen çocuğa ait bilgisayar üzerinde yapılan inceleme neticesinde müşteki ve bir çok şahsa ait kredi kartı, şifre bilgilerinin, mail adreslerinin, doğum tarihleri ve yer bilgilerinin bulunduğunun tespit edildiği, suça sürüklenen çocuktan ele geçirilen materyaller üzerinde yapılan incelemede müşteki dahil üçüncü şahıslara ait kredi kartı bilgileri ile bu şahısların özel bilgilerinin, hesap bilgilerinin, banka ismi, hesap sahibi, şube kodu ve IBAN numarası bilgilerinin bulunduğunun tespit edildiği, bu şekilde suça sürüklenen çocuğun ele geçirdiği kredi kartı bilgileri ile müştekinin rızası ve bilgisi dışında harcama yaptığı, suça sürüklenen çocuğun başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Mağdurun kredi kartından rızası dışında yapılan harcamaların 2011 yılında yapılmış olması, suça sürüklenen çocuğun bilgisayarında ele geçen kart bilgilerinin 2013 yılında ele geçirilmesi, suça sürüklenen çocuğun tutarlı savunması, suça sürüklenen çocuğun bilgisayarında mağdura ait kart bilgilerinin ele geçirilmesi dışında bu bilgileri kullanarak mağdurun rızası dışında harcama yaparak üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksini ispatlar nitelikte, cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak somut deliller bulunmadığından beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tebliğname ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden;

Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde Tebliğname'de ileri sürülen görüşe iştirak edilmemiş ve istinaf mahkemesince dosya üzerinden karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır.

Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, ihbar üzerine ikametinde yapılan aramada ele geçen materyallerde yapılan incelemede mağdur ... ve birçok şahsa ait banka kredi kart bilgilerinin bulunduğunun tespit edildiği, mağdur ... kredi kartı ile farklı tarihlerde aynı işyerinden birden fazla harcama işlemi yapıldığı, böylece suça sürüklenen çocuk ...'ın başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddia edilen olayda, dosyaya getirtilen ekstreler ve mağdur beyanından mağdurun kredi kartı ile 2011 yılında farklı tarihlerde harcamalar yapıldığı, ancak kart bilgilerinin sanık bilgisayarında bulunması dışında bahse konu işlemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından yapılıp yapılmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadığı, suç tarihinden itibaren arada geçen zaman yargılamanın geldiği aşama itibariyle somut olaya ilişkin bir delil bulmanın mümkün olmadığı anlaşılmakla yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 inci maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren suça sürüklenen çocuk lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı bulunmuşsa da bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.03.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasına; “İlk derece mahkemesi hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2.725,00 TL maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren suça sürüklenen çocuğa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.