8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2022/845 E. , 2024/1874 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 11.07.2016 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2.Kars 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2017 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.06.2018 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
müdafinin temyiz isteği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, üst sınırdan ceza verilmesinin haksız olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ...'in temyiz isteği, babasının evinin önünde kalabalığı görmesi üzerine olay yerine gittiğine, olayla ilgisi olmadığına ilişkindir.
C. Sanık ...
müdafinin temyiz isteği, sanığın suça iştirak etmediğine, olayla ilgisinin bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay,mağdur ...'in yanında kardeşi Murat ile birlikte sanık ...'in evlerinin önünden geçtiği sırada sanık ...'in mağdurenin ağzını tuttuğu, sanık ...'ın mağdurenin kardeşi Murat'ı oyaladığı, o esnada sanık ...'in mağduru sürükleyerek sanıklara ait evin ahırına soktuğu, ardından sanık ...'in ablası sanık ...'in geldiği, mağdurenin kardeşi tanık M.Y' nin anne babasına haber vermesi üzerine jandarmanın geldiği, sanık ...'in mağdureye kendi rızası ile geldiğini söylemesi konusunda telkinde bulunduğu, mağdurenin bağırması üzerine jandarmanın mağdureyi mağdureyi bulup ailesine teslim ettiği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında suçun sübutunun kabulü ile atılı suçtan ayrı ayrı 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE Hükmün gerekçe kısmında atılı suçun birden fazla kişi tarafından ve çocuğa karşı işlendiğinin belirtilmesi ve alt sınırdan uzaklaşılması karşısında uygulama maddesi gösterilirken (f) bendinin yazılmaması sonuca etkili görülmemiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca belirlenen 6 yıl 18 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1/6 indirim uygulanırken hesap hatası yapılarak "6 yıl 3 ay" yerine "5 yıl 15 ay" olarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Mağdurun aşamalardaki beyanları, bu beyanlar ile uyumlu olay yeri görgü tespit tutanağı, tanık ifadeleri ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların mahkumiyetine ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiş, sanık ... müdafinin suçun unsurlarının oluşmadığına, üst sınırdan ceza verilmesinin haksız olduğuna, sanık ... ile sanık ... müdafinin ise olayla ilgilerinin bulunmadığına, atılı suçu işlemediklerine ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ...'in yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.06.2018 tarihli ve 2017/850 Esas, 2018/863 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.