Danıştay 8. Daire Başkanlığı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/860 E. , 2023/3293 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
2.(DAVALI) … Genel Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait Sakarya ili, Merkez ilçesinde bulunan sicil:… numaralı II-(a) Grubu maden ruhsatı ve (metagranodiyorit) işletme sahasına ilişkin 2008-2014 yıllarına ait eksik beyanda bulunulduğu belirtilen devlet hakkı farkının gecikme cezalarıyla birlikte yatırılmasının talep edildiği Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin (idari para cezaları hariç olmak üzere) iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; bu mali yükümlülüğün tahakkuk ettirildiği 2008 ve 2009 yılları içinde, mıcır olarak boyutlandırmaya müsait cevherin çıkarılarak sevk fişleri ile satışının yapıldığı, bu yıllara ilişkin cevherin boyutlandırılarak satıldığı veya hammadde olarak satıldığına ilişkin idare tarafından yapılmış somut ve hukuken kabul edilebilir bir tespit ve inceleme bulunmadığı, bununla birlikte davacının beyan ettiği değerler üzerinden ödediği %2 orana, boyutlandırma yapılması halinde uygulanacak %4 oran uygulanarak aradaki %2 fark üzerinden ek devlet hakkı tahakkuk ettirildiği görülmüş olup, yapılan ek tahakkuku haklı kılacak olan boyutlandırmaya ilişkin bir tespit bulunmadığından, davacının 5177 sayılı Kanun'un geçerli olduğu bu dönemlerde yapı hammaddesinin yıllık ocak başı satış fiyatı üzerinden %2 oranında beyan ettiği devlet hakkında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, bu nedenle, satılan cevhere %4 oranı uygulanması gerektiğinden bahisle aradaki % 2 oranı üzerinden tahakkuk ettirilen 2008 ve 2009 yılı devlet hakkı tahakkuklarında hukuka uygunluk bulunmadığı ve dava konusu işlemin bu kısımlar yönüyle iptali gerektiği; dava konusu işlemin 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin kısımlarına gelince; tahakkukun bu kısımlarının uygulandığı ve geçerliliğini sürdürdüğü 5995 sayılı Kanun değişikliğine bakıldığında;
I. Grup ve II.Grup a) bendi madenleri ile grubu ne olursa olsun mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddelerinde de % 4 oranında devlet hakkı alınacağı hükmü bulunduğu ve bu gruptaki madenler ile kullanım şekline göre aynı orana tabi yapı malzemelerinde ortak bir değer olarak boyutlandırma ve yıkanma sonucu oluşan değerin devlet hakkına konu edileceği ve aynı oran olarak % 4 oranının uygulanacağı hüküm altına alındığı, bu nedenle, 5995 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 2010 yılından itibaren II. Grup (a) bendi madenlerin, ister yapı hammaddesi olarak satılsın, isterse boyutlandırılmış olarak satılsın, boyutlandırılan değer veya yıkanmış değerin ocak başı satış fiyatının esas alınacağının görüldüğü, bu durumda, hammadde olarak satıldığı ileri sürülen maden cevherinin boyutlandırılıp boyutlandırılmadığını araştırmaya gerek bulunmadığı, zira her ikisinin de ocak başı satış fiyatının, boyutlandırılmış halinin ocak başı piyasa satış fiyatı olacağı, sonuç olarak 2013 ve 2014 dönemlerine ilişkin satılan cevhere % 4 oranının uygulandığı ve orana ilişkin bir ihtilafın bulunmadığı, ancak ocak başı satış fiyatı yönüyle itirazın bulunduğu tahakkukun bu kısmında, boyutlandırılmış fiyatın esas alınmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle 2008 ve 2009 yılına ilişkin devlet hakkı tahakkukuna ilişkin kısmın iptaline, davanın diğer yıllara ilişkin kısmı yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, tüvenan hammaddeye kırılmış boyutlandırılmış mıcır fiyatı uygulamanın haksız olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış olarak satılan fiyat üzerinden %4 olarak alınan devlet hakkının usulüne uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu'na eklenen Geçici 33. maddesi ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Sakarya ili, Merkez ilçesinde bulunan Sicil: … sayılı II-(a) Grubu maden ruhsatı ve (metagranodiyorit) işletme iznine sahip davacının, 2008-2014 yılları arasında madencilik faaliyetleri kapsamında çıkarıp sattığı maden cevherlerinin 2008 ve 2009 yılında % 4 oranında Devlet hakkına tabi olduğu halde %2 oranında beyan ettiği gerekçesiyle, fark %2 oranı üzerinden tahakkuk ettirilen Devlet hakkı ve bu bedelin %30'u üzerinden tahakkuk ettirilen ek Devlet hakkının ve yine uyuşmazlık konusu edilen 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin beyanların incelenmesiyle, maden cevherinin tüvenan cevher değeri üzerinden beyan edildiği, bununla beraber cevherin mevzuat gereği boyutlandırılmış değeri üzerinden beyan edilmesi gerektiği ve ayrıca bir kısım üretim ve satışın beyan edilmediği gerekçesiyle 2013 ve 2014 yılı için tahakkuk ettirilen devlet hakkı ve bu bedelin %30'u üzerinden tahakkuk ettirilen ek Devlet hakkının gecikme cezalarıyla birlikte yatırılmasının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün … gün ve … sayılı işlemi(idari para cezaları hariç olmak üzere) ile talep edilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu işlemin 2008 ve 2009 yılları devlet hakkına ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 102. maddesinde; “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlardaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.” hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer verilen 6183 sayılı Kanunun 102. maddesi uyarınca; vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmeyen amme alacağı zamanaşımına uğramaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemle istenilen 2008 ve 2009 yıllına ilişkin Devlet hakkının vadesinin sırası ile 30/06/2009 ve 30/06/2010 olduğu ve yine sırası ile 01/01/2010 ve 01/01/2011 tarihlerinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi (yine sırası ile 31/12/2014 ve 31/12/2015) geçtikten sonra tesis edilen 15/07/2016 tarihli işlem ile istenilen 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin Devlet hakkının zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin 2008 ve 2009 yılına ilişkin devlet hakkı yönünden zamanaşımı nedeniyle iptali gerekmekte olup, sonucu itibarıyla yerinde bulunan İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının 2008 ve 2009 yılına ilişkin devlet hakkı yönünden bu gerekçe ile onanması gerekmektedir. Dava konusu işlemin 2013 ve 2014 yılları devlet hakkına ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,
1.Temyiz isteminin reddine,
2.… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının kararının dava konusu işlemin 2008 ve 2009 yılları devlet hakkına ilişkin kısmının yukarıda yer alan GEREKÇE İLE ONANMASINA, dava konusu işlemin 2013 ve 2014 yılları devlet hakkına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.Kesin olarak, 21/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.