11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/3132 E. , 2024/1212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 16
. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/1444 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararı ile
1.Sanık ... hakkında mühür bozma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Sanık ... hakkında mühür bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık ... hakkında verilen usul ve esasa aykırı beraat hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafinin temyiz istemi; eksik araştırma ve inceleme ile, sanık savunmasının aksine delil bulunmadan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanık...a ait olan ve sanık ... tarafından işletilen iş yerinin katılan kurum görevlilerince ruhsatsız olması nedeniyle 11.04.2015 tarihinde mühürlenmesine rağmen aynı gün yapılan kontrolde mührün bozulduğunun belirlendiği yeniden mühürlenen iş yerinde 27.04.2015 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozulduğunun tespit edildiği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2.Sanık ... soruşturma aşamasındaki ifadesinde belediye yetkililerinin düğün esnasında gelip mühürleme yaptıklarını bu nedenle mührü bozmak zorunda kaldığını, ikinci mühürleme olmadığını beyan etmiş, mahkeme huzurundaki sorgusunda ise mührü kendisinin bozmadığını ifade etmiştir.
3.Sanık ... aşamalardaki savunmasında, kendisinin suç tarihlerinde yurt dışında olduğunu, mühürlemeyi ve kim tarafından bozulduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
4.Mühürleme ve mühür fekki tutanaklarının dosyada mevcut olduğu ve 11.04.2015 tarihli fek tutanağında sanık ... imzasının bulunduğu anlaşılmıştır.
5.Yargılama sonucunda, mahkemece sanık ...'un yüklenen suçtan beraatine, sanık ...'in ise yüklenen suçu işlediğini kabul ederek mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılan vekilinin temyiz isteği yönünden; olay ve olgular bölümünde açıklandığı üzere, sanıkların aşamalardaki savunması, tutanakların içeriği ve tüm dosya kapsamından sanığın yüklenen suçtan beraat etmesi gerektiğine ilişkin mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ...
Hakkında Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat edilen mühür bozma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedeniyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/1444 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/1444 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.