9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/9302 E. , 2023/8565 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure ... ...
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2021/338 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatlerine, sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 14.11.2022 tarihli ve 2022/2012 Esas, 2022/2905 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafii, sanık ... müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılan mağdurenin yaşını on altı on yedi olarak söylediğini, sanığın katılan mağdurenin beyanına güvenerek Gaziantep’te yalnızca bir kez birlikte olduklarını, birden fazla cinsel ilişkiye girdiklerine dair delil olmadığını, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Katılan Mağdurenin Temyiz İstemi Yaşını on altı-on yedi olarak söylediğini, sanığın suçsuz yere hapiste yattığını beyan etmiştir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen kararların eksik inceleme sonucunda verildiğini, sanıklar hakkında mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, katılan mağdure ve sanığın anne babası olan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiklerini, on beş yaşından küçük çocuğu imam nikahı ile evlendirerek iştirak halinde üzerlerine atılı suçu işlediklerini, sanık ...’ye üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğini, takdiri indirim uygulanmamasını, kararın bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; ''20/09/2007 doğumlu olan mağdur ...'nin olay tarihinde 13 yaşında olduğu, mağdur ile sanık ...'nin gönül ilişkisi yaşamaya başladıkları ve evlenmek amacıyla Gaziantep iline kaçarak burada cinsel birliktelik yaşadıkları, daha sonra imam nikahı kıyarak aynı ikamette yaşadıkları ve bu süre zarfı içerisinde sanık ...'nin mağdur ile birden çok kez cinsel birliktelik yaşamak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği vicdani kanaatine varılmıştır. Her ne kadar sanık mağdurun yaşının 16 olduğunu zannederek söz konusu eylemleri gerçekleştirdiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de sanık ile mağdurun teyze çocuğu olmaları, mağdurun 20/09/2007 tarihinde Kilis Devlet Hastanesi'nde doğmuş olduğunun doğum belgesi ile sabit olması, iş bu dava dosyasının 20/12/2021 tarihli 1.celsesinde mahkememizce yapılan gözlem sonucunda mağdurun fiziksel ve görünüş itibariyle beyanına uygun olarak 14-15 yaş aralığında bir görünüşe sahip olduğunun tespit edilmiş olması ve yine 04/03/2021 tarihli Adli Görüşme raporu ile mağdurun yaşı ile uyumlu fiziksel görünüm, mental kapasite, sözel beceri ve muhakeme yeteneğine sahip olduğu düşünüldüğünün rapor edilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın hataya dair savunma ve beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılarak söz konusu beyanlara itibar edilmemiştir. Zincirleme suç açısından yapılan değerlendirmede; Her ne kadar sanık ve mağdur kovuşturma aşamasında yalnızca 1 kez cinsel birliktelik yaşadıklarını beyan etmiş iseler de sanığın Savcılık ve Sulh Ceza sorgusunda mağdur ile birden çok kez cinsel birliktelik yaşadıklarını beyan etmiş olması, yine mağdurun da soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan ilk beyanında sanık ... ile birden çok kez cinsel birliktelik yaşadıklarını beyan etmiş olmasına karşın sonradan alınan beyanlarında yalnızca bir kez cinsel birliktelik yaşadıklarını beyan etmelerinin sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu vicdani kanaatine varılarak mağdur ve sanığın sıcağı sıcağına alınan ilk beyanlarına itibar edilerek sanığın suçu değişik zamanlarda aynı mağdura karşı birden fazla kez işlemiş olması nedeni ile zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır.
Mahkememizce sanığın üzerine atılı Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı suçunu işlediğinin sabit görülmesi ve atılı suçun 5271 sayılı CMK'nın 100/3. Maddesinde sayılan katalog suçlardan olması nedeniyle mahkememizce tutuklama nedeninin var olduğu kanaatine ulaşıldığından, sanığın soruşturma aşamasında tutuklulukta geçirdiği süre ve takdir edilen cezasının alt ve üst sınırı göz önüne alındığında tutuklamanın bu aşamada ölçülü olduğu ve adli kontrolün bu aşamada yetersiz olacağı kanaatine varılmış olması nedenleriyle sanığın tutuklanmasına karar verilmiştir. Sanıklar ..., ..., ... ve ... açısından yapılan değerlendirmede; Sanıklar hakkında her ne kadar sanık ...'nin mağdur ...'ye yönelik cinsel istismar eylemine iştirak ettikleri ve bu nedenle TCK'nın 103/2, 103/3-a maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanıkların savunmaları ve mağdur beyanı birlikte değerlendirildiğinde sanıklar ..., ..., ... ve ...'in mağdur ile sanık ...'nin gönül ilişkilerinden haberlerinin olmadığı, aileler arasında daha önceden kız isteme meselesi yüzünden mevcut bir dargınlığın bulunduğu, sanık ... ile mağdurun herkesten habersiz bir şekilde kaçarak cinsel ilişki yaşadıktan sonra durumdan haberdar olan sanıkların, bilgi ve rızaları dışında gerçekleşen olayla ilgili olarak içinde bulundukları sosyal yaşam koşullarının getirdiği zorunluluktan dolayı sanık ... ile mağdurun gayri resmi birlikteliklerine razı olmak durumunda kaldıkları ve suç işleme kastlarının bulunmadığı anlaşıldığından müsnet suçtan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatlerine karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesi ile hükümler kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ..., ..., ...
ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerinin Temyiz İncelemesinde
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığından, katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmünün Temyiz İncelemesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 14.11.2022 tarihli ve 2022/2012 Esas, 2022/2905 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, sanık ... müdafii, katılan mağdure tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kilis Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.