7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2020/635 E. , 2023/10652 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2014/42 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararıyla sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı; sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı
Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak akaryakıtın müsaderesine ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere talebinin reddine, karar kesinleşince tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi, münhasıran sanık ... hakkında verilen beraat kararı ile suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere talebinin reddine dair verilen kararın usul ve kanuna aykırı olmasına ilişkindir.
2.Sanık ...'ün temyiz talebi, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağına göre, mutad dışı depolar ile akaryakıt kaçakçılığı yapılacağı yönünde elde edilen bilgiler üzerine İskenderun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/856 Değişik İş sayılı karara istinaden sanık Abdülselam Kılınç'ın da içinde bulunduğu, sanık ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı çekicide yapılan aramada, aracın standart dışı yakıt depolarında toplam 1.800 litre kaçak mazot ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık ...'ün aşamalardaki savunmasından özetle, suça konu mazotu Hacıpaşa beldesinden kendi aracında kullanmak için aldığını, ... plakalı aracın kendisine ait olduğunu, ancak ruhsat kaydının ... adına olduğunu, diğer sanık ...'ı yoldan aldığını ve olayla ilgisinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
3.Sanık ...'ın aşamalardaki savunmasından özetle, olay tarihinde İskenderun'a gezmeye gittiğini, Belen'de sanık ... ile karşılaşınca araca bindiğini ve kaçak akaryakıttan haberinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
4.Malen sorumlu ... beyanından özetle, ... plakalı aracı sanık ...'le birlikte kredi çekerek aldıklarını, aracı sanık ...'e çalıştırıp kredi borcunu ödemesi için verdiğini, aracın halen kendisine ait olduğunu ve olaydan haberinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
5.Dosyadaki makina mühendisi bilirkişinin raporuna göre, aracın sağ ve solunda 2 yakıt tankı olduğu, soldaki yakıt tankının motor ile bağlantısının bulunduğu, sağdaki yakıt tankının ise motor ile bağlantısının olmadığı ve bu deponun akaryakıt taşınması için yapıldığı, araçtaki pompanın araç üzerinde olmaması gereken bir aparat olduğu, ele geçirilen kaçak akaryakıtın ağırlık veya hacim olarak suçta kullanılan nakil aracının ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı ve aracın değerinin 55.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
6.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ve araç ruhsat sureti dava dosyasında bulunmaktadır.
7.Suça konu akaryakıt numunesinin ulusal marker ölçümünde, marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Verilen Beraat Hükmü Yönünden
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, edinilen bilgiler üzerine usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden sanık Abdülselam Kılınç'ın da içinde bulunduğu sanık ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı çekicide yapılan aramada, aracın standart dışı yakıt depolarında toplam 1.800 litre kaçak mazot ele geçirilen olayda, alınan HTS kayıtlarının sanık ...'ın savunmasını doğrulaması ve kaçak akaryatın ele geçirildiği yer dikkate alındığında sanık ...'ın beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suçta Kullanılan Nakil Vasıtası Yönünden
Sanık Abdülselam Kılınç'ında içinde bulunduğu sanık ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı çekicide yapılan aramada, aracın standart dışı yakıt depolarında toplam 1.800 litre kaçak mazot ele geçirilen olayda, ele geçirilen kaçak akaryakıtın ağırlık veya hacim olarak suçta kullanılan aracın ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı anlaşılmakla 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendi gereği aracın iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suçta kullanılan nakil aracının standart dışı yakıt depoları söktürülerek sahibine iadesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ...
Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2014/42 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararı ile; olay tutanağı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki araçta 1.800 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, kaçak akaryakıtın miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu anlaşılmakla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu,
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla üçüncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 29.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin 10.01.2014 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında, yargılaması devam eden İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/559 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 01.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 21.06.2013 olduğu,
Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Verilen Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2014/42 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Suçta Kullanılan Nakil Vasıtası Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İskenderun 1.
Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2014/42 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün nakil aracının müsadere talebinin reddine ilişkin kısım çıkartılarak yerine '' ... plakalı çekicinin standart dışı yakıt depo masrafı sanık ...'ten alınmak suretiyle sökülerek ve üzerindeki tedbir şerhi kaldırılarak sahibine iadesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık ...
Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2014/42 Esas, 2016/314 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.