4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2009/6394 E. , 2010/3246 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 08/08/2008 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 24/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, ... gazetesinin 29.07.2008 günlü sayısında yayınlanan "... grup başkanvekili ..., bir zamanlar ... başkanlığına oynayan Ergenekon sanığı ...’la ilgili olarak 'Biz o yapılanmayı zamanında tespit ettik, önlemini aldık' dedi” ve benzeri açıklamaların kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “davacı vekili her ne kadar müvekkiline, davalının müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunduğundan bahisle manevi tazminat davası açmış ise de davalı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu Ergenekon İddianamesinden alınan sayfalardaki ifadelerle, davalının davaya konu gazetedeki ifadeleri örtüşmesi nedeniyle davacı vekilinin davasının reddine” biçiminde karar verilmiştir.
Dava konusu olayda davalı, dava dışı gazete muhabiri ile bir söyleşi yapmıştır. Söyleşi, gazetenin 29.07.2008 günlü sayısında “..., içindeki Ergenekon'u erken tespit edip önlem almış” başlığı ve “... grup başkanvekili ..., bir zamanlar ... başkanlığına oynayan Ergenekon sanığı ...’la ilgili olarak 'Biz o yapılanmayı zamanında tespit ettik, önlemini aldık' dedi” alt başlığı ile verilmiştir. Haberin, davalının açıklamalarına yer verilen bölümünde ise davacının adına yer verilmemiş eleştiri sınırları içinde kalınmıştır. Davacıyı sanık olarak nitelendiren tümce, gazete tarafından düzenlenen başlıkta yer almıştır. Davalının, davacıyı Ergenekon soruşturması sanığı olarak nitelendirdiği iddiası kanıtlanamamıştır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacının Ergenekon soruşturmasının sanığı olarak nitelendirildiği iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle istemin reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle reddedilmiş olması doğru değildir. Ne var ki mahkemenin davanın reddine ilişkin olarak verdiği ret kararı sonuç olarak doğru olduğundan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, ret kararın gerekçesi değiştirilerek onanması uygun görülmüştür.