45. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/398
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 30/06/2016 tarihinde imzalanan ... Yazılım Kurumsal Lisans Destek Sözleşmesinde davalının sahibi olduğu kullanma lisansları yönünden standart destek hizmetlerinin davalıya verilmesi konusunun düzenlendiğini, standart destek hizmetleri kapsamında davalının sahibi olduğu kullanma lisansları ile ilgili ana lisansör tarafından yazılım üzerinde oluşturulan yenileme ve düzenlemelerin faydalandırılması ve bu sözleşme ile verilecek standart hizmetlerin yıllık periyotlarda taksitler halinde faturalandırılmasının hükme bağlandığını, taraflar arasında imzalanan ... yazılım Kurumsal Lisans Destek Sözleşmesi gereği 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin standart destek sağlandığını, ... Yazılım Kurumsal Lisans Destek Sözleşmesi gereği 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin bedellerin ödendiği, 2018 yılına ilişkin sözleşme kapsamında müvekkili tarafından tanzim edilen 1.590,05 Euro bedelli 4 adet fatura bedelinin ise ödenmediğini, sözleşmenin 6.2 maddesi gereği gecikme olması halinde Euro bazında aylık %1,5 gecikme faizi ödeneceğinin hüküm altına alındığını beyanla; davanın kabulüne, 6.360,20 Euro alacağın sözleşme gereği faturaların ödeme tarihinden itibaren aylık %1,5 gecikme faizi ile birlikte davalıdan T.C.M.B. Euro satış kuru üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmelerin bir kısmında verilen hizmet bir defaya mahsus olduğu için sabit ücret belirlenmişken bir kısmında ise dönemsel hizmet verileceği için verilecek hizmet üzerine ücret ödenmesi kararlaştırıldığını, dava konusu ... Yazılım Kurumsal Lisans Destek Sözleşmesinin ikinci grup sözleşmeler arasında yer aldığını, sözleşme devam ettiği sürece davacı tarafça verilecek bakım, onarım gibi hizmetler karşılığında kesilecek faturalar karşılığında ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkili şirket davacının sağladığı program, danışmanlık, bakım, onarım gibi hizmetlerden bir süre yararlanmış ise de davacının sağlamış olduğu hizmetleri ve sunulan programları kullanamaması nedeniyle sözleşmeden beklediği faydayı hiçbir zaman elde edemediğini, aldığı hizmetlerin karşılığını eksiksiz olarak ödeyen müvekkilinin, kullanmadığı ve hizmet almadığı programlar nedeniyle daha fazla maddi olarak zarara uğramamak adına Gaziantep .... Noterliği ... yevmiye numaralı 12/03/2018 tarihli ihtarname ile sözleşmeleri ve tüm eklerini feshettiğini, davacı tarafça ihtarnameye herhangi bir cevap verilmeyerek fesih olgusunun zımnen kabul edildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeyi feshettiği 12/03/2018 tarihinden itibaren davacı şirketten danışmanlık, lisans, uygulama, bakım, onarım vb. herhangi bir hizmet almadığını, 12/03/2018 tarihine kadar almış olduğu hizmetlerin karşılığını ödediğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...taraflar arasında düzenlenen ... Yazılım Kurumsal Lisans Destek Sözleşmesi kapsamında düzenlenen 4 adet 6.360,20 Euro tutarlı e-faturanın davacı ve davalı yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından işbu faturalara karşılık davacı yana 4 adet 6.360,20 Euro tutarlı iade faturası düzenlemek suretiyle cari hesabını sıfırlamış olduğu, incelenen talimat raporunda; davalının ticari defter ve kayıtlarına göre davaya konu faturalardan 05.10.2018 tarihli faturaya yasal süresi geçtikten sonra 26.10.2018 tarihinde iade faturası kesildiği, diğer faturalara ise yasal süresinde iade faturası düzenlendiği, iade faturalarının davacı kayıtlarında yer almadığı her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil vasfı taşıdığı anlaşılmıştır.Buna göre; davanın temelinde, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan iki tarafın da edimi ifa yükümlülüklerin yerine getirilmesine dayalı yıllık kurumsal destek hizmet ilişkisi kapsamında, davacı tarafından, davalıya gönderilen 4 adet 6.360,20 Euro tutarlı faturalar nedeniyle davacının, davalıdan alacağının bulunup, bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Somut olayda davalı tarafından Gaziantep ... Noterliğinin 12/03/2018 tarih ve ... numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği ve fesih bildiriminin sözleşmede yazılı adrese gönderildiği ve sözleşmede belirtilen süre içerisinde adres değişikliği bildirimi yapılmadığı iddia edilmiş ise de; davacı firmanın yaptığı adres değişikliğini davalıya 25/08/2017 tarihli iadeli taahhütlü posta ile bildirdiğinin dosyaya sunulan belge ile sabit olduğu, bu haliyle davalı tarafından davacının adres değişikliği bildirdiği tarihten 7 ay kadar sonra Gaziantep ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 12.03.2018 tarihli fesih ihtarnamesini davacı tarafın eski adresine gönderdiği, ve sözleşmenin feshinin usulüne uygun olarak davacıya bildirilmediği ve davalı tarafından davaya konu faturaların önce deftere işlendiği daha sonra iade faturası düzenlendiği buna göre davaya konu hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşme 'fatura tarihinden itibaren 10 gün için ödenmediği takdirde aylık %1,5 Euro faiz hesaplanacağı' hüküm altına alındığı... gerekçesiyle; "Davanın kabulü ile 6.360,20 Euro'nun (1.590,05 Euro için 31/05/2018 tarihinden itibaren 1.590,05 Euro için 31/05/2018 tarihinden, 1.590,05 Euro için 08/09/2018 tarihinden, 1.590,05 Euro için 15/10/2018 tarihinden itibaren) işleyecek aylık %1,5 gecikme faizi ile birlikte T.C. Merkez Bankasının Euro cinsinden efektif satış kuru üzerinden davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davaya konu sözleşmenin feshedildiğinin gerek şifahi olarak, gerek mail yolu ile gerekse noter kanalı ile gönderilen ihtarname ile davacıya usulune uygun bir şekilde bildirildiğini, davacı tarafça ihtarnameye cevap verilmeyerek zımnen fesih olgusunun kabul edildiğini, dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra sunulan beyan dilekçesi ile adres değişikliğinin müvekkili şirkete bildirildiği iddia edilmişse de söz konusu iddialar gerçeğe aykırı olmakla birlikte iddianın genişletilmesi yasağı gereğince itibar edilmemesi gerektiğini, ayrıca adres değişikliğinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davacı tarafça hizmet verilmemesine rağmen kesilen faturalara karşılık müvekkili tarafından iade faturaları kesilerek davacıya gönderildiğini, bu nedenle faturalara konu hizmetin verildiğinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz talep edilebilmesi için öncelikle müvekkili şirketi temerrüde düşürecek vasıfta bir ihtar düzenlenerek gönderilmesi gerekirken, temerrüt şartı gerçekleşmeden davacının faiz talebinin kabulüne karar verilmesinin de hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme
6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava; taraflar arasında imzalanan ... Yazılım Kurumsal Lisans Destek Sözleşmesi kapsamında düzenlenen her biri 1.590,05 Euro olmak üzere 4 adet toplam 6.360,20 Euro olan fatura bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Sözleşme; Taraflar arasında 30/06/2016 tarihinde ... Yazılım Kurumsal Lisans Destek Sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede davacı "Itelligence", davalı "Müşteri" olarak anılmaktadır.Sözleşmenin 3.maddesinde konusu; Müşteri'nin kullanma lisansı sahibi olduğu yazılımı ile ilgili olarak kurumsal destek hizmeti almasının koşullarının düzenlenmesi olarak açıklanmıştır. Sözleşmenin Mali Hükümleri 6.maddede düzenlenmiştir. "6.1. Müşteri; Cari "Sap Yazılım Kullanma Lisans Bedeli"nin %22'sine tekabül eden ve EK1'de belirtilen meblağı (KDV Hariç) Yıllık Kurumsal Destek ücreti olarak Ek 1'de belirtilen şekilde ITELLIGENCE'e ödemeyi kabul ve taahhüt eder.6.2. Müşteri bu sözleşme ile sahip olacağı bedeli Ek 1'de yer alan Kurumsal Destek ücretini yine Ek 1'de belirtildiği şekilde ödemeyi kabul ve taahhüt etmektedir. Kurumsal destek hizmetinin bedeli Avrupa Para Birimi (Euro) cinsinden tespit edilmiş olup, bedelin tamamı tarafların işbu sözleşme'yi imzalamasını müteakip, Ek 1'de belirtildiği şekilde, fatura tarihindeki cari Merkez Bankası döviz satış kuru esas alınarak hesaplanacak Türk Lirası karşılığında, KDV ilave edilmek suretiyle faturalandırılacaktır. Taraflar arasında sözleşme hükümlerinin uygulanmasında temel alınan para birimi Avrupa Para Birimi (Euro)'dur. Müşteri tüm ödemelerini Euro olarak yapmakla yükümlüdür. Müşterilerinin ödemelerini Euro yerine Türk Lirası olarak yapması halinde ITELLIGENCE, fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında aleyhine oluşacak döviz kuru farklarını ayrıca Müşteri'ye faturalayacaktır. Kur farkından kaynaklanan bu faturalar faturanın tanzim tarihinden itibaren en geç (10) iş günü içerisinde ITELLIGENCE'e ödenecektir. Ek 1'de belirlenen ödemelerin zamanında yapılmaması halinde ITELLIGENCE'ın Euro bazında aylık %1,5 gecikme faizi talep hakkı doğar."Sözleşmenin "Çeşitli Hükümler" başlıklı 8.maddesi incelendiğinde, süresinin 8.1.bendinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. "8.1. Sözleşme 1 (bir) yıl sürelidir. Taraflardan birisi Sözleşme bitimine 90 (doksan) gün kalıncaya kadar Sözleşme'nin yenilenmeyeceğini karşı tarafa yazılı olarak ihbar/tebliğ etmediği taktirde, Sözleşme 1 'er yıllık periyotlarla kendiliğinden yenilenir."Sözleşmenin "Son Hükümler" başlıklı 9.maddesi incelendiğinde ise 9.1.bendinde tebligat hususu düzenlenmiştir. "9.1. Taraflar bu Sözleşme'de belirtilen yazılı adreslerinin tebligat adresleri olduğunu, adres değişikliğini diğer tarafa 30 (otuz) gün öncesinden yazılı olarak bildirilmediği taktirde bu adreslere yapılacak tebligatların geçerli tebligat sayılacağını, bu adrese yapılamayan tebligatların dahi geçerli tebligatlarla aynı hukuki sonuçları doğuracağını peşinen kabul ve taahhüt ederler." Ek.1 Kurumsal Destek Bedeli, Ödeme Şekli"Taraflar arasında imzalanan ve bu Sözleşme'ye baz teşkil eden 30/06/2016. tarihli SAP Yazılım Kullanma Lisans Sözleşmesi (Aşağıda "Lisans Sözleşmesi" olarak anılacaktır.) uyarınca Müşteri'nin kullanma lisansına sahip olduğu Yazılım için ödeyeceği Yıllık Kurumsal Destek bedeli bu Sözleşme'nin 6.1. maddesine göre 5.390 EUR + KDV'dir. Müşteri'nin 2016 yılı bakım bedeli 01/07/2016-31/12/2016 arasındaki dönem için 2.695 EUR +KDV'dir.Müteakip yıllarda; Ek.1 Madde 1'de belirtilen yıllık Kurumsal Destek bedelinin %25'ine karşılık gelen kısmı, Ocak, Nisan, Temmuz, Ekim aylarının ilk iş gününde Itelligence tarafından 1347,5 EUR+KDV tutarında düzenlenecek fatura karşılığı 30 gün içerisinde Müşteri tarafından ödenecektir."Faturalar; 21/05/2018 tarihli ... no.lu "01/01/2018-31/03/2018 bakım bedeli" açıklamalı 1.590,05 Euro bedelli,21/05/2018 tarihli ... no.lu "01/04/2018-30/06/2018 bakım bedeli" açıklamalı 1.590,05 Euro bedelli,29/08/2018 tarihli ... no.lu "01/07/2018-30/09/2018 bakım bedeli" açıklamalı 1.590,05 Euro bedelli,05/10/2018 tarihli ... no.lu "01/10/2018-31/12/2018 bakım bedeli" açıklamalı 1.590,05 Euro bedelli 4 adet fatura düzenlenmiştir. Adres değişikliği bildirimi;Davacı tarafından, davalı şirkete gönderilen iadeli taahhütlü posta ile adres değişikliğinin davalıya bildirildiği belirtilmiştir. Posta ileti belgesi incelendiğinde evrakın üzerinde "konu: adres değişikliği bildirimi" olarak yazılmıştır.
Davacı tarafça sunulan eki belgede; davacı şirketin "... Mah. ... Cad. ... Sok. No... Ümraniye/İstanbul" olan adresinin 01/09/2017 tarihinden itibaren "... Merkezi ... Mah. ... Sk. No: ... Kat:B1 Ataşehir/İstanbul" olarak değiştiği belirtilmiş, yazılı bildirim ve gönderiler için bu adresin kullanılması istenilmiştir. Posta evrakı davalı şirket adresinde ... 29/08/2017 tarihinde teslim edilmiştir. Mail;Davalı şirket çalışanı ... tarafından adresinden, davacı şirket çalışanı ... adresine 07/02/2018 tarihinde; "... firmanızdan Bakım/Destek faturasu geldi. Biz bu yıl bakım destek sözleşmesi imzalamamıza rağmen. Yönetimin aldığı kararla ... Bordro ve Soccues Factory kullanmayacağız. Lütfen sözleşmelerimizin iptalini yaparmısınız. Bize kestiğiniz faturanında iptalini muhasebe departmanımız size gönderecek." şeklinde mail gönderilmiştir.
İhtarname; Davalı şirket vekili tarafından Gaziantep ... Noterliğinden keşide edilen 12/03/2018 tarih ve ... no.lu ihtarname ile; ... Yazılım Kullanma Lisans Sözleşmesi, ... Uygulama Danışmanlığı Sözleşmesi ve ... Yazılım Kurumsal Lisans Destek Sözleşmesinin 30/06/2016 tarihinde taraflarca imza altına alındığı, sözleşmelere konu program ve ürünleri müvekkilinin kullanamaması, bu husus yazılı ve sözlü olarak defalarca bildirilmesine rağmen hiçbir sonuç alınamaması sebebiyle, sözleşmelerin feshedildiği ihtar edilmiştir. İhtarname davacı şirketin eski adresi "... Mah. ... Cad. ... Sok. No:... Ümraniye/İstanbul" adresine tebliğe çıkartılmış olup muhatabın adresten taşınmış olması nedeniyle iade edilmiştir. Bilirkişi raporu;1-Mahkemece muhasebeci, hukukçu ve web programcısı bilirkişi heyetinden alınan kök raporda; Taraflar arasında yapılan sözleşme gereği davacının beyanı dışında başkaca bilgi, belge bulunmadığından verilen hizmetin almış kabul edilmesi gerektiği, sözleşme uyarınca fatura tarihinden itibaren 10 gün içinde ödenmediği takdirde faturalara aylık % 1,5 EURO faiz hesaplanacağı için hesaplanan faiz tutarının 470,01 Euro olduğu, dava tarihi itibariyle TCMB kuru uyarınca hesaplama yapıldığında her ne kadar faturalarda yazılı TL tutarları 39.509,56 TL ise de dava değerinin 38.774,96 TL olduğu, talebe bağlılık ilkesi gereği fatura bedelleri KDV dahil alacak tutarının 38.774,96 TL, dava tarihi itibariyle hesaplanan faiz alacağının 2.834,82 olmak üzere toplam alacağın 38.774,96 + 2.834,82 = 41.609,78 TL hesaplandığı belirtilmiştir.2-Davalı şirket kayıtlarında incelene yaptırılması için yazılan talimat gereği mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davalı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 21/05/2018 tarihli ... no.lu 1.590,05 Euro bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olup 24/05/2018 tarihli iade faturası düzenlendiği,21/05/2018 tarihli ... no.lu 1.590,05 Euro bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olup 24/05/2018 tarihli iade faturası düzenlendiği,29/08/2018 tarihli ... no.lu 1.590,05 Euro bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olup 30/08/2018 tarihli iade faturası düzenlendiği,05/10/2018 tarihli ... no.lu 1.590,05 Euro bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olup 26/10/2018 tarihli iade faturası düzenlendiği, bu nedenle hesap bakiyesinin "0 (Sıfır)" olduğu belirtilmiştir.
3.Mahkemece kök raporu düzenleyen muhasebeci, hukukçu ve web programcısı bilirkişi heyetinden alınan ek raporda; davacı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından düzenlenen iade faturalarının ise davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, Davacı yanın kendi ticari defterlerine göre davalı yandan dava konusu faturalardan dolayı 6.360,20 Euro (Dava Tarihi (20/12/018) itibariyle 1,00 Euro Satış kuru 6,0314 TL olup 6.360,20 Euro x 6,0314= 38.360,91 TL asıl alacaklı olduğu,Taraflar arasında akdedilen sözleşmede; "fatura tarihinden itibaren 10 gün için ödenmediği takdirde aylık %1,5 Euro faiz hesaplanacağı" hüküm altına alındığından fatura tarihlerine 10 gün eklendiğinde işlemiş faizin 450,88 Euro (2.719,43 TL) hesaplandığı,Davacının davasında haklı görülmesi halinde davacı yanın davalı yandan 6.360,20 Euro (38.360,91 TL) asıl, 450,88 Euro (2.719,43 TL) faiz olmak üzere toplamda 6.811,08 Euro (41.080,34 TL) alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. İnceleme ve değerlendirme;6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı ilamında; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.
2.fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.).Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Vergi Usul Kanunu'nun 229. maddesine göre; fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. 6102 sayılı TTK 21. maddesi uyarınca; ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyen kimse, mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini, mal yada hizmeti aldığını kabul etmiş sayılır.6102 sayılı TTK'nın 18/3.maddesinde; "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." hükmü mevcuttur. Davalı taraf cevap ve 2.cevap dilekçelerinde sözleşmenin noter ihtarnamesi ile feshedildiğini savunmaktadır. Ancak davacı tarafından adres değişikliği sözleşmenin 9.maddesine göre usulüne uygun olarak bildirilmesine rağmen, ihtarnamenin eski adrese tebliğe çıkartıldığı ve adresten taşınmış olması sebebiyle iade edildiği dikkate alındığında, söz konusu ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin kabulü mümkün değildir. Davalı vekili tarafından istinaf dilekçesinde, dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra davacı vekilinin sunmuş olduğu dilekçe ile adres değişikliğinin müvekkili şirkete bildirildiği yönündeki beyanının iddianın genişletilmesi mahiyetinde olduğu ileri sürülmüş ise de, davalı tarafça daha önceki aşamada ihtarname dosyaya sunulmadığından, mahkemenin ara kararıyla ihtarname dosyaya sunulduktan sonra ihtarnamedeki adresin eski adres olduğu yönündeki davacı beyanı iddianın genişletilmesi mahiyetinde değildir. Gerekçeli kararda "davalı tarafından davaya konu faturaların önce deftere işlendiği daha sonra iade faturası düzenlendiği buna göre davaya konu hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin kabulü gerektiği" açıklanmış ise de dava konusu 4 adet faturadan 21/05/2018 tarihli ve ... no.lu e-faturanın 24/05/2018 tarihinde, 21/05/2018 tarihli ve ... no.lu e-faturanın 24/05/2018 tarihinde, 29/08/2018 tarihli ve ... no.lu e-faturanın 30/08/2018 tarihinde, 05/10/2018 tarih ve ... no.lu e-faturanın 26/10/2018 tarihinde davalı tarafça iade edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen emsal kararlar ve açıklamalar çerçevesinde; 21/05/2018 tarihli ve ... no.lu e-fatura, 21/05/2018 tarihli ve ... no.lu e-fatura, 29/08/2018 tarihli ve 859 no.lu e-fatura yasal süre içerisinde davalı tarafça iade edildiğinden, bu faturalar nedeniyle hizmetin verildiği hususunda ispat yükü davacı üzerindedir. Ancak 05/10/2018 tarih ve ... no.lu e-faturanın davalı tarafından defterlerine kaydedilmesine rağmen yasal süre geçtikten sonra 26/10/2018 tarihinde iade edilmesi karşısında bu faturaya konu hizmetin verilmediğinin davalı tarafça ispat edilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususlar değerlendirilmeden davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.2.maddesinde taraflar arasındaki sözleşmede temel para biriminin Euro olduğu, ödemelerin Euro olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Sözü edilen maddenin devamı "Müşterilerinin ödemelerini Euro yerine Türk Lirası olarak yapması halinde ..., fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında aleyhine oluşacak döviz kuru farklarını ayrıca Müşteri'ye faturalayacaktır. Kur farkından kaynaklanan bu faturalar faturanın tanzim tarihinden itibaren en geç (10) iş günü içerisinde ... ödenecektir. Ek 1'de belirlenen ödemelerin zamanında yapılmaması halinde ... Euro bazında aylık %1,5 gecikme faizi talep hakkı doğar." şeklinde olup, bu hükümde belirtilen 10 günlük süre kur farkı faturalarına yöneliktir. Mahkemenin kabulünde olduğu gibi fatura bedellerinin 10 gün içinde ödenmesi kararlaştırılmamıştır. Ek 1'de yer alan "Itelligence tarafından 1347,5 EUR+KDV tutarında düzenlenecek fatura karşılığı 30 gün içerisinde Müşteri tarafından ödenecektir." düzenlemesi gereği faturaların 30 gün içerisinde ödenmesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece fatura tarihlerine 10 gün eklenerek faiz işletilmesi de hatalıdır.Açıklanan nedenlerle; sözleşme ve fatura konusu hizmetin verilip verilmediği hususunda bilgisayar mühendisi bilirkişiden hükme elverişli rapor alınarak, yapılan açıklamalar ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme neticesinde ve hatalı gerekçeyle karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/348 E. 2021/10 K. sayılı 06/01/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2024