Danıştay 5. Daire Başkanlığı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/14862 E. , 2023/5589 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı iddia olunan özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: OHAL döneminde alınan kararların geçici nitelikte olması gerektiği ve kalıcı nitelikte karar alınamayacağı, 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiği ve kamu görevinden çıkarma işleminin dayanağının kalmadığı, Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15., 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine aykırı olduğu ve 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, bir kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesinin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu, hiçbir organın kaynağını Anayasadan almadığı bir Devlet yetkisini kullanamayacağı, yürütme ve yasama organının yargılama ve kişileri suçlu ilan edip cezalandırma yetkisinin bulunmadığı, tavsiye niteliğinde olan ve gizli oldukları için yasal hiçbir niteliği olmayan MGK kararlarına dayanılarak karar verildiği, hiç kimsenin içeriğini bilmediği MGK kararlarına uymadığı gerekçesiyle suçlanıp cezalandırılamayacağı, terör örgütüne üyelik suçunun ancak kasten işlenebilecek bir suç olduğu, sadakat yükümlülüğünün hak ve özgürlüklerden yararlanmaya engel teşkil etmeyeceği, sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini gösteren hiçbir somut delilin ortaya konulamadığı, FETÖ/PDY yapılanmasının 26 Mayıs 2016 tarihine kadar terör örgütü olarak ilan edilmediği, ancak bu tarihten sonraki iradi eylemlerin suçlamaya dayanak yapılabileceği, kimsenin işlendiği zaman suç sayılmayan bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, aynı eylemler nedeniyle iki kez yargılanıp iki ayrı cezaya hükmedilemeyeceği, herhangi bir yargılama yapılmadan ve kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan terör örgütü üyesi ilan edilmesiyle diğer bireylere göre açık bir ayrımcılığa tabi tutulduğu, dayanak olarak gösterilen bilgi, belge ve verilerin yasa dışı delil niteliğinde olduğu, işlem tarihi itibariyle hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının bulunmadığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, savunma hakkı, ölçülülük ilkesi, kanunla önceden kurulmuş mahkeme önünde yargılanma hakkı, hakkın özüne dokunma yasağı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesi, suçta ve cezada şahsilik ilkesi, şeref ve itibara saygı hakkı, lekelenmeme hakkı, ayrımcılık yasağı, silahların eşitliği ilkesi, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, örgütlenme özgürlüğü, barışçıl toplanma özgürlüğü, ifade özgürlüğü, mülkiyet hakkı gibi birçok hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında yer alan; "...sanık adına kayıtlı …nolu GSM hattının bylock IP'sine ilk erişim tarihinin "29/11/2014" olduğu, son erişim tarihinin ise "21/05/2015" olduğu ve toplam erişimin ise "…" olduğu yine sanık adına kayıtlı …nolu GSM hattının bylock IP'sine ilk erişim tarihinin "05/03/2015" olduğu, son erişim tarihinin ise "24/02/2016" olduğu ve toplam erişimin ise "…" olduğu...
Bylock haberleşme programının içeriklerine dair Van İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünden gönderilen Tespit ve Değerlendirme Tutanağı incelendiğinde; sanığın adına kayıtlı … nolu Gsm hattı üzerinden "…" ID'ye bağlı istatistik tablosunda kullanıcı adının "…" şifresinin "…" olduğu, bu şifre ile bylock programını kullandığı...
Her ne kadar sanık savunmalarında bylock kırıntılarının oğlunun oyun oynamak amacıyla kullandığı tablette olduğunu belirterek bylock kullanmadığını beyan etmiş ise de ; bylock hesabının kullanıcı adının ''…'' olduğu, sanığın …isminde oğlu olduğu, …numarasının ise sanığın doğum yeri olan …ilinin plaka numarası olduğu anlaşılmakla bylock hesabının kullanıcı adının sanığın kişisel bilgilerinden oluştuğu..." tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan Bylock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.